4. Hukuk Dairesi 2009/13751 E. , 2011/632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 29/11/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/01/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/01/2011 duruşma
**4. Hukuk Dairesi 2009/13751 E. , 2011/632 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 29/11/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/01/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar adına gelen olmadı, karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacılar, davalı sürücünün tam kusuru ile neden olduğu trafik kazasında tek çocukları olan kızlarının yaşamını yitirdiğini belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar ise, davacıların kızı ile davalılardan ...'ın arkadaş olduğunu, olay günü davalı ...'ın diğer davalı babasına ait araç ile kız arkadaşını gezdirmek istediğini, bir süre sonra araca, kız arkadaşının anne ve babası olan davacıların da bindiğini, davalı ... ile davacı babanın araç içinde içki içtikleri sırada kazanın meydana geldiğini, kaza sonucunda davacıların kızının yaşamını yitirdiğini, davalı ...'ın da halen bitkisel hayatta olduğunu, davacıların araçta hatır için taşınıyor olmaları ve sürücünün alkollü olduğunu bilmeleri nedeni ile davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, olayın hatır taşıması niteliğinde olduğu benimsenerek bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranda indirim yapılması gerektiğine değinilmiş; ancak, tazminat tutarı istemden fazla olduğundan istem ile bağlı kalınarak 50,00'şer TL maddi ve 15.000,00'er TL manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacılar ve desteklerinin, davalı sürücünün alkollü olduğunu bilerek aracına gezmek için bindikleri, ücret karşılığı araca binmiş yolcu olmayıp sırf hatır için taşındıkları anlaşılmaktadır. Hatır taşımacılığında yalnızca yolcunun yararının bulunduğu ve taşıyanın karşılıksız olarak onu taşıdığı gözetilerek Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince zararın bir bölümünün tazminat alacaklıları üzerinde bırakılması gerekir. Diğer yandan, Borçlar Yasası'nın 44. maddesi uyarınca zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin yol açtığı durum ve koşullar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu ağırlaştırmış ise yargıcın tazminat tutarından uygun bir tutarda indirim yapması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarından, olayda varlığı kabul edilen hatır taşıması nedeniyle Borçlar Yasası'nın 43, davacılar ile desteğin alkollü olduğunu bildikleri sürücünün kullandığı araca binmeleri nedeniyle de aynı Yasa'nın 44. maddesi uyarınca uygun tutarlarda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.