1. Hukuk Dairesi 2012/4976 E. , 2012/7353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ERDEMLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı M. vekili ile davalı A. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenme
**1. Hukuk Dairesi 2012/4976 E. , 2012/7353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ERDEMLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2011 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı M. vekili ile davalı A. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 1086 sayılı HUMY'nın 388, 6100 sayılı HMK'nun 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 1086 sayılı HUMY'nın 389., yine 6100 sayılı HMK.'nun 298. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada 1086 sayılı HUMY'nın 381.maddesinin son fıkrasının 6100 sayılı HMK.'nun 294.maddesinin getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HUMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Somut olayda, Dairece önceki kararın “kısa karara aykırı şekilde gerekçeli karar yazılmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bu bozma kararına uyulmasına rağmen bu kez de, kısa kararda “ ecrimisil hususunda açılan davanın feragat nedeniyle reddine”, gerekçeli kararda ise “ecrimisil talebinden vazgeçildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilmek suretiyle yine kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılmış olması isabetsizdir. Kabule göre de; dava dilekçesinde çekişmeli taşınmaza taşkın yapının yıkımı istenilmediği halde, HUMK.nun 74. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle taşkın yapının yıkımına da hükmedilmiş olması doğru değildir. Davalılar M.ve A.nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.