Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1735 E. , 2024/2211 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1735 Karar No : 2024/2211 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1735 E. , 2024/2211 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1735 Karar No : 2024/2211 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana Barosu levhasına avukat olarak yazılma talebinde bulanan davacı tarafından, yapmış olduğu başvurunun kabulüne yönelik Adana Barosu Yönetim Kurulu kararının kaldırılarak baro levhasına yazılma isteminin reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine söz konusu işlem nedeniyle baro levhasına geç yazıldığından bahisle yoksun kaldığı 1.000-TL maddi, 100.000-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra mevcut olağanüstü koşullar nedeniyle kamu görevinden çıkartılanların kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık faaliyetini yürütüp yürütemeyecekleri yönünden tereddüt oluştuğu, Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru üzerine verilen kararlara değin yargı kararlarının genel olarak kamu görevinden çıkarılanların kamu hizmeti olan avukatlık faaliyetlerini sürdüremeyecekleri yolunda oluştuğu, Türkiye Barolar Birliğince, baro levhasına kaydedilmek isteyenler yönünden talebin kabul edilmediği durumlarda tesis edilen işlemlerde de bu hususa açıkça yer verildiği göz önüne alındığında, davacının baro levhasına yazılmasını uygun görülmemesinin 1136 sayılı Avukatlık Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde hukuki yoruma dayandığı anlaşıldığından; davacının 1.000-TL maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilen işlemin davacının Adana Barosu levhasına avukat olarak yazılması talebiyle yaptığı (ilk) başvurunun reddine ilişkin işleme yönelik olduğu, davacının baro levhasına kayıtlı avukat olarak görev yapmakta iken ve belirli bir gelir elde etmekte iken baro levhasından silinmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ayrıca davacının Adana Barosu levhasına yazılması talebiyle yaptığı başvurunun kabul edilmesi halinde doğrudan çalışmaya başlamasının ve gelir elde etmesinin kesin nitelikte olmadığı, ihtimale dayalı olduğu, bu nedenle, maddi tazminat istemine dayanak yapılan zararların da muhtemel zarar niteliğinde olduğu, bir başka anlatımla, somut, gerçek ve kanıtlanabilir bir maddi zarar olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının maddi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davacının 100.000-TL manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, idare tarafından iptal edilen/kaldırılan her idari işlemin manevi tazminat ödenmesini gerektirir nitelikte olmayıp, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, idarenin hukuken geçerli sayılabilecek bir sebep olmaksızın, kişilerin zarara uğramasını hedefleyen bir saikle veya kasıtlı ya da kin ve garezle hareket ettiğinin anlaşılması gerektiği, olayda, davacının baro levhasına yazılmasının uygun görülmemesine dair işlemin 1136 sayılı Avukatlık Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde hukuki yoruma dayandığı, bir başka ifadeyle, tazminata konu işlemin hukuki yorum farklılığından kaynaklandığı, öte yandan, bakılan uyuşmazlıkta, davalı idarelerin ağır hizmet kusuru ile kasten davacıya zarar verme amacıyla tesis edilmiş hukuka aykırı bir işlemden de söz edilemeyeceği, bu itibarla, hukuka aykırı olduğuna karar verilen işlem nedeniyle davacı lehine manevi tazminata hükmetmeyi gerektirecek hukuki koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacının manevi tazminat isteminin de reddi sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2023 yılı için temyiz sınırı 581.000-TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlıkta; davacı tarafından baro levhasına geç yazıldığından bahisle yoksun kaldığı şimdilik 1.000-TL maddi, 100.000-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü kapsamında, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 05/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.