Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3748 E. , 2024/3966 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3748 Karar No : 2024/3966 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3748 E. , 2024/3966 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3748 Karar No : 2024/3966 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, 2015 yılı itibarıyla yeniden emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... tarih ve ...sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece, Danıştay Beşinci Dairesinin 08/07/2020 tarih ve E:2017/16067, K:2020/3392 sayılı kararının, amaç ve kapsamına, içeriğine uygun, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak işlem tesis edilmesi gerekirken, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı, dolayısıyla mahkeme kararının amaç ve kapsamına uygun bir işlem tesis edilemediği anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin iptaliyle birlikte, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle, davacının emekli edilmesi veya edilmemesi, hangi tarihten itibaren emekli edilmesi gerektiği yeniden belirleneceğinden, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının emekliliğe sevk edildiği 20/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği; diğer taraftan, bu açıklamalar ışığında, parasal hak haricinde talep edilen özlük hakkının yargı makamlarınca karara bağlanmasının aynen ifaya hükmedilmesi anlamına geldiği, bu durumun Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasına göre mümkün olmadığı, özlük hakkına ilişkin talebin mahiyetinin belirli olmaması, söz konusu talebin iptal ve tazminat davası olarak nitelendirilememesi ve son olarak da idari yargı makamlarınca aynen ifaya veya tazmine karar verilmesinin olanaklı olmaması, diğer bir ifadeyle idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilememesi nedeniyle, memur mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda parasal hak talebi haricinde ayrıca yöneltilen özlük haklarının iadesi/verilmesi taleplerinin, idari yargı makamlarınca incelenmesine olanak bulunmadığı; bu nedenle davacının özlük hak talebi açısından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlemden kaynaklanan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, özlük haklarının iadesi isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline dair kısmına karşı yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesinden; davalı idarece, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı, işlemin gerekçesinin daha doğrusu davacının görevine devam ettirilen personelden farkının somut olarak ortaya konulmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin gerekçeli reddine; idare mahkemesi kararının, re'sen emekliye sevk işleminden kaynaklanan parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kısmına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun incelenmesinden; idarece davacının re'sen emekli edilmesine ilişkin hukuki ve fiili nedenler ortaya konulamadığından, Anayasanın 138. maddesindeki amir hüküm de dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi kararının 4. sayfasındaki "Öte yandan..." ile başlayan paragrafın ve hüküm kısmındaki parasal haklara ilişkin hükmün kaldırılması gerektiği, buna göre dava konusu işlemin iptal ile sonuçlandığı, iptal kararının sonucunda davacının tekrar göreve başlatılmasının gereği olarak da işlemden kaynaklanan parasal haklarının da hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği değerlendirilerek, davacı istinaf başvurusunun yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkin kısmının kabulü, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine; idare mahkemesi kararının, davacının özlük hak talebi açısından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin incelenmesinden; kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca kararın bu kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle özlük haklarının iade edilmesi istemine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçe değiştirerek onanmasına, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısım yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edildiği, bu işlemin...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 30/03/2017 tarih ve E:2016/28472, K:2017/9746 sayılı kararıyla bozulduğu, davacının karar düzeltme başvurusunda bulunması üzerine ise, aynı Dairenin 08/07/2020 tarih ve E:2017/16067, K:2020/3392 sayılı kararıyla idare mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onandığı ve iptal kararının bu suretle kesinleşmesi üzerine davalı idarece, davacının re'sen emeklilik durumunun yeniden değerlendirilerek 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca 2015 yılı itibarıyla tekrar re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin... tarih ve ...sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının alınması nedeniyle, bu kararın iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının ise iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun (04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen) Geçici 27. maddesinde, " 01/01/2015 tarihi itibarıyla, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü kadrolarında bulunanlar dışında kalanlar ile 01/01/2015 tarihi itibarıyla İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olanlar; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile resen emekliye sevk edilebilir. Bu şekilde emekliye sevk edilenler hakkında da 55 inci maddenin yirmi birinci fıkrası hükümleri uygulanır. " hükmü öngörülmüştür. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise, "3201 sayılı Kanuna eklenen geçici 27 nci maddeyle; kıdeme dayalı otomatik terfi sistemi nedeniyle bozulan kadro piramidinin düzeltilmesi, kadro sayılarının 55 inci madde ile belirlenen oranlara çekilmesi için, özellikle yığılmalar meydana gelen emniyet müdürü rütbesinde bulunan personelden emeklilikle ilgili şartları haiz olanların resen emekli edilmesine yönelik düzenlemeye gidilmiştir. Bu şekilde emekli edilecek personelin mağdur edilmemesi bakımından, Türk Silahlı Kuvvelerinde olduğu gibi, bunlara belli bir miktar kadrosuzluk tazminatının yaş haddine kadar ödenmesi öngörülmüştür." açıklamasına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükmü ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde; Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin kadro sayılarının belirlenmesi ve sayıları Kanunla belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, 01/01/2015 tarihi itibarıyla bazı yönetim kadrolarında bulunanlar hariç Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini elde edenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olanların, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde resen emekliye sevk edilebileceği düzenlenmiş olup, bu kapsamda, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklif ettiği ve İçişleri Bakanının onayladığı kişilerin resen emekliye sevk edilebileceği ve ancak bu şekilde emekliye sevk edilenler hakkında 55. maddenin 21. fıkrasında yer alan kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirlenmiştir. Söz konusu Kanun hükmü ile idareye, Kanun'da belirtilen çerçeve kapsamındaki ve yine Kanun'da belirtilen koşulları taşıyan personel arasından resen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan söz konusu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Nitekim, dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un geçici 27. maddesinin iptali istemiyle açılan davada verilen ve 03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararında; Kanun'da belirtilen çerçeve kapsamında ve yine Kanun'da belirtilen koşulları taşıyan personel arasında hangilerinin re'sen emekliye sevk edileceği hususunda idareye tanınan takdir yetkisinin, keyfilik anlamına gelmeyip kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla ve objektif kriterlere uygun olarak kullanılabileceği, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı esasına göre ayrım yaparak işlem yapmak zorunda olduğu, bunun için ise söz konusu kadrolarda çalışanlar yönünden birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılması gerektiği hususlarına vurgu yapılmış olup, söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Davalı idarece bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin incelenmesinden; görevine devam ettirilen personelin, kimi zaman sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından re'sen emekli edilen personelin gerisinde kaldığı, bir personelin görevine devam edebilmesi için önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel açısından engel olarak görülmediği; dolayısıyla, davalı idarece yapılan değerlendirmede dikkate alındığı belirtilen; personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlemden kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına, özlük haklarının iadesi talebi hakkında davanın incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan davalı idare istinaf başvurusunun gerekçeli reddi; davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kararın, parasal haklarının ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kısmının kaldırılması, davanın kabulü, davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi; özlük haklarının ödenmesi talebi hakkında davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına karşı yapılan davacı istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Kararın, davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı incelendiğinde; Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda yukarıda yer verilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği de açık olup; bu aşamada davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine; dava konusu işlemin iptaline, davacının işlemden kaynaklanan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, özlük haklarının iadesi istemi hakkında ise davanın incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan davalı idare istinaf başvurusunun gerekçeli reddi, davacı istinaf başvurusunun yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkin kısmının kabulü, özlük haklarının iade edilmesi istemine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi ile kararın, parasal haklarının ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kısmının kaldırılması, davanın kabulü, davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine, gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal haklarla ilgili kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının bozulması yolundaki Daire kararına katılmıyoruz.