4. Hukuk Dairesi 2012/6106 E. , 2012/8813 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACI-KARŞI DAVALI-KARŞI Davacı ... Kaygısız vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/08/2010 gününde verilen dilekçe ile davalı-birleşen dosyanın davacısının davacı-birleşen dosya davalısına karşı 23/08/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen 29/07/2011 günlü kararın…
**4. Hukuk Dairesi 2012/6106 E. , 2012/8813 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACI-KARŞI DAVALI-KARŞI Davacı ... Kaygısız vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/08/2010 gününde verilen dilekçe ile davalı-birleşen dosyanın davacısının davacı-birleşen dosya davalısına karşı 23/08/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen 29/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; Asıl dava etkili eylem nedeni ile manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkin, birleşen dava ise hakaret nedeni ile manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın birer bölümü kabul edilmiş; karar, davalı-birleşen dosya davacısı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalının yumrukla vurarak kendisini darp ettiğini iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ve birleşen dosya davacısı, davacının trafikte aracına arkadan çarptığını, buna karşın aracından inerek kendisine küfür ve hakaret ettiğini iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, olay ile ilgili açılan ceza davası sonucuna göre davalının davacıyı basit tıbbi müdahale ile giderilir biçimde yaraladığı anlaşıldığından takdiren 6.000 TL manevi tazminatın, davacının da davalıya karşı küfür ederek kişilik haklarına saldırıda bulunduğu anlaşıldığından takdiren 2.000 TL manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dosya kapsamından, olay günü davacının aracının davalının aracına arkadan çarpması sonucu davacının tamponunun düştüğü, davacının mı davalıya çarptığı, yoksa davalının geri geri gelerek davacıya mı çarptığı konusunun ihtilaflı olduğu ancak davacının kaza sonrası aracından inerek davalıya “Allah belanı versin, al bu tamponu ……sok” diye hakaret ettiği, davalının da bunun üzerine davacıyı darp ettiği anlaşıldığına göre, tarafların kusur durumu, ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2 )sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı-birleşen dosya davacısının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.