10. Hukuk Dairesi 2022/4263 E. , 2023/2426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1964 Esas, 2020/742 Karar ... ... ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/106 Esas, 2019/181 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar
**10. Hukuk Dairesi 2022/4263 E. , 2023/2426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1964 Esas, 2020/742 Karar ... ... ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/106 Esas, 2019/181 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve davalı ... mirasçıları vekilleri tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek temyiz istemlerinin süresinde olduğu, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.12.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılar ve davalı ... adına Av. ... geldi. Davacı ve diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve dosyanın Dairemiz’e tekrar gelmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'nin davalı şirket bünyesinde uzun zaman çalıştığını ve emekliye ayrıldığını, ancak davalı şirketin il dışındaki yapılacak işlerinde müvekkillerinin murisinin aranarak işe gönderildiğini, müvekkilinin murisi ...'nin 04.06.2015 tarihinde şirket yetkilileri tarafından aranarak ... ilçesine cam götüreleceğinin söylenerek Reşadiye'ye gönderildiğini, 04.06.2015 günü Reşadiye ilçesinde cam indirildiği esnada müvekkilinin murisi ...'nin üzerine camların devrildiğini ve ...'nin iş kazası sonucu vefat ettiğini, müteveffanın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek neticeten 122.649,29 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, aleyhine açılan davanın usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, camların teslim edilmesinde kendisine izafe edilecek hiç bir kusurun bulunmadığını, bu durumun tamamen davalı işveren ile davacının murisinin arasında kaynaklanan iş ilişkisi olduğunu, camı teslim etmek işinin kendilerini ilgilendirilmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, camı teslim alırken yardım etme gibi hiç bir yükümlülüğünün olmamasına rağmen sırf insaniyet namına iyi niyetli hareketleri sonrasında hem ceza davası ile hem de bu dava ile karşı karşıya geldiğini, böyle bir yola girişilmesinin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalıların ortak vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkili şirketin il dışında yapılacak işlerde müteveffayı arayarak çalışmaya götürdüğünün gerçeği yansıtmadığını, müteveffanın, müvekkili işyerinde uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olduğunu, olay günü işyerine ziyaret amaçlı olarak geldiğini, Reşadiye İlçesine cam sevkiyatı yapan ...'ın yanında kendi isteği ile Reşadiye'ye gittiğini, müteveffa davalı ...'ün davacı murisinin Reşadiye ilçesine gittiğinden olayın gerçekleşmesinin ardından haberi olduğunu, iddia edildiği gibi müteveffanın o gün iş yerinde çalışması için çağrılmadığını ve Reşadiye ilçesine cam sevkiyatı için görevlendirilmediğini, davacı tarafça iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli tedbirlerin alınmadığından bahsedilmesinin doğruyu yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihinde Özel Cam adlı iş yerinin önünde davalı ... şirketi çalışanları ... ve ... tarafından ... plakalı araç ile getirilen camların davalı ... ve müteveffa ... tarafından indirildiği sırada camın blok halinde kayması sonucunda üstlerine düşen ve kırılan cam parçalarından davacı murisi ...'nin vefat ettiği, bu olay neticesinde davalı işveren ... Cam Sanayi A.Ş.'nin cam taşımak için kullanılan aracın cam blokların kayarak devrilmesini önleyecek mevcut teknolojinin gereklerine uygun ekipman ve teçhizat ile donatılmamış olması, cam blokların yüklenmesi, taşınması ve indirilmesi işinde oluşabilecek risk ve tehlikeler ile buna karşı alınması gereken tedbirlerin alınmamış olması, bu hususta çalışanların bilgilendirilmemesi, gerekli eğitimlerin verilmemiş olması, denetim ve gözetim yapılmamış olması nedenlerinden dolayı %72 oranında kusurlu olduğu, ... Cam Sanayi A.Ş. nin yetkilisi olan müteveffa davalı ...'ün ise iş güvenliği tedbirlerinin alınmasında, alınan tedbirlerin uygulanmasında ve emniyetli çalışma ortamının tesisinde gerekli özen ve hassasiyeti göstermemesi nedeni ile % 3 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın davalı ...Ş. çalışanları tarafından getirilen cam blokların emniyetsiz şekilde taşınmasına müdahale etmemesi, hatta taşıma işinde fiilen yer alması, kendi işyerinde yönetim, denetim ve gözetim borcunu yerine getirmede yeterli özeni ve ihtimamı göstermemesi nedeni ile %10 oranında kusurlu olduğu, vefat eden işçi ...'nin cam blokların araçtan indirilmesi sırasında camların devrilerek düşme tehlikesine karşı dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle %15 oranında kusurlu olduğu, davalılar ...,...'in kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığından bahisle davalılar... ve ... hakkında açılan davanın kusurları bulunmadığından reddine, diğer davalılar yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve davalı ... mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... Cam San. ve Tic. A.Ş. ve ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı şirket ve müteveffa davalı ... yönünden nedensellik bağının olmadığını, davalı şirket ve yetkilisinin kusuru olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmediğini, bu dosyada ve ceza dosyasında alınan kusur raporlarının çeliştiğini, ölenin eşi için hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu, ölenin gerçek ücretinin dikkate alınmadığını, ölenin emekli olduktan sonra davalı şirket ile iş ilişkisi içinde olmadığını, ölenin gelirinin yüksek kabul edildiğini, 2015 yılında emekli olduğu halde 2024 yılına kadar aktif dönem, 2024-2036 yılları arasında pasif dönem hesaplaması yapıldığını, ölenin emekli olduktan sonra herhangi bir işte çalışmaya devam ettiği yönünde somut veri bulunmamasına rağmen raporda ölen sanki aktif olarak çalışmaya devam ediyor gibi değerlendirme yapıldığını, ölenin emekli olması, kaza tarihinde çalışmıyor olması ve herhangi bir ek geliri bulunmadığınan davacının tazminat talebinin reddinin gerektiği, hatalı kusur dağılımı yapıldığını, maddi tazminattan gerekli mahsupların yapılmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... Cam San. ve Tic. A.Ş. ve ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle, murisin davalı şirket işçisi olmadığını, eldeki dosyada bulunan kusur raporları ile ceza dava dosyasında alınan kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, ceza davasında alınan kusur raporlarında olayın gerçekleşme sebebinin kamyonun yükü indirmek için eğimli halde park halinde bulunması ve bu durumda iken lastiğin altına takozlama işleminin yapılmaması olarak tespit edildiğini, camın getirildiği işyerinin sahibinin davalı ... olduğunu, bu kişinin daha önce de indirme ve taşıyarak istifleme işlerini işveren firma ile birlikte yaptığını, kendisinin daha önce alınan beyanlarında lastiklerin altına takoz koyarak indirme işlemi yaptıklarını ikrar ettiğini, bu şahsın takoz konulmadan cam balyalarının indirilmesine müsaade ettiğini, bu indirme işlemine aktif olarak bizzat kendisinin de katıldığını, aynı şekilde müteveffanın işyeri koşullarını iyi bilen ve anılan işyerinden emekli olmuş biri olarak takozlama yapmadığını, müşteri tarafından uyarılmasına rağmen indirilecek malın az olduğunu söyleyerek eylemine devam ettiğini, özensiz davranıp can güvenliğini tehlikeye attığını, kazalının kendi özensiz davranışıyla meydana gelen bu vahim kazada şirkete ve şirket yetkilisine asli kusur izafe edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hak sahiplerinin maddi zararının hesabında gerçek ücretin esas alınması gerektiğini, ancak müteveffanın gerçek ücretinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda müteveffanın 2015 yılından sonra da davalı şirkette işçi olarak çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapıldığını, oysa müteveffanın emekli olduktan sonra davalı şirket ile bir iş ilişkisi içerisinde hiçbir zaman bulunmadığını, anılan raporda müteveffanın gelirinin gerçek miktardan yüksek kabul edildiğini, mütevaffanın emekli olması, kaza tarihinde çalışmıyor olması ve herhangi bir ek gelirinin bulunmadığı nazara alındığında sosyal ve ekonomik durumunda herhangi bir değişiklik bulunmayan davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından ilk derece mahkemesince alınan ve hükme dayanak kılınan 11.04.2017 tarihli birlikişi kusur raporunda kazanın nedeninin “Cam taşımak için kullanılan aracın cam blokların kayarak devrilmesini önleyecek mevcut teknolojinin gereklerine uygun ekipman ve teçhizat ile donatılmamış olması, cam blokların yüklenmesi-taşınması-indirilmesi işinde oluşabilecek risk ve tehlikeler ile bunlara karşı alınması gerekli tedbirlerin belirlenmemesi, bu hususların talimat haline getirilerek çalışanların bilgilendirilmemesi, çalışma ortamında emniyetsiz ve iptidai usullerle çalışılmasını engelleyici tedbirlerin uygulanmaması, tüm bu hususlarda iş güvenliği bilincini oluşturacak şekilde gerekli eğitimlerin verilmemiş olması, işyerinde geniş bir denetim ve gözetim sistemi tesis edilmeyerek işin yürütümünün çalışanların insiyatifine bırakılması ve çalışanların dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak şahsi güvenliklerini tehlikeye atmış olması” olarak gösterildiği, bu şekilde meydana gelen kazada müteveffa işçinin; çalışırken tüm dikkatini yapmakta olduğu işe vererek kendisi tarafından doğabilecek tehlikeli durumlardan kaçınmak, gerekli itinayı göstermek, iş sağlığı ve güvenliği yönündeki usul ve şartlara azami olarak uymak zorunda olmasına ve yaşı itibarıyla mevcut tehlikeleri ve bunlardan kaynaklanabilecek riskleri öngörebilecek ve kendisini bu tehlikelere karşı koruyabilecek konumda bulunmasına karşın cam blokların araçtan indirilmesinde camların devrilerek düşme tehlikesini göz ardı ederek çalışmaya devam etmesi, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak şahsi güvenliğini tehlikeye atması sebebiyle; davalı ...’un cam boşaltma işleminin kendi görev ve sorumluluğunda olmamasına, camların düşme ihtimaline karşı takoz kullanılması gerektiği yönünde ifadesi olmasına rağmen davalı ...Ş. çalışanlarınca getirilen cam blokların emniyetsiz metotlarla taşınmasına seyirci kalması ve hatta taşıma işinde fiilen yer alması, böylelikle kendi işyerinde yönetim, denetim ve gözetim borcunu yerine getirmede yeterli özen ve ihtimamı göstermemesi sebebiyle; davalı ... şirketinin cam taşımak için kullanılan aracın cam blokların kayarak devrilmesini önleyecek mevcut teknolojinin gereklerine uygun ekipman ve teçhizat ile donatılmamış olması, cam blokların yüklenmesi-taşınması-indirilmesi işinde oluşabilecek risk ve tehlikeler ile bunlara karşı alınması gerekli tedbirlerin belirlenmemesi, bu hususların talimat haline getirilerek çalışanların bilgilendirilmemesi, çalışma ortamında emniyetsiz ve iptidai usullerle çalışılmasını önleyici tedbirlerin uygulanmaması, tüm bu hususlarda iş güvenliği bilincini oluşturacak şekilde gerekli eğitimlerin verilmemiş olması, işyerinde geniş bir denetim ve gözetim sistemi tesis edilmeyerek işin yürütümünün çalışanların insiyatifine bırakılması sebebiyle, müteveffa davalı ...’ın iş güvenliği tedbirlerinin alınmasında, alınan tedbirlerin uygulanmasında ve emniyetli çalışma ortamının tesisinde gerekli özen ve hassasiyeti göstermemesi sebebiyle kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, kusur raporunun oluşa uygun olmadığı, öncelikle kazanın tam olarak ne şekilde meydana geldiğinin açıkça ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Nakliye ve taşıma işinin davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin yükümlülüğünde olduğu, indirme işinde kendi personelini kullandığı, olay günü eksik personel göndermesi nedeniyle müşteri konumunda olan davalılar ... ve...'in de indirme işine yardım ettikleri açıktır. İndirme yapılan yerin meyilli bir yer olduğu, normal şartlarda aracı dengede tutmak amacıyla altına takoz konulduğunun anlaşılması karşısında indirme işinin zeminin özelliğine uygun şekilde yapılmadığı, olayın da bundan kaynaklandığı anlaşılmakla kusur oranları bu hususlar dikkate alınarak belirlenmeli, indirme işinde bir görevleri olmayan davalılar ... ve...'in üçüncü kişi olarak kusur durumları usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak tespit edilmeli, bu kapsamda yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme esas bilirkişi hesap raporunun bilinen (iskontosuz) / bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değişmemesi gerektiği de gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Davalılardan ... Cam San. ve Tic. A.Ş. ve ... mirasçıları avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...