3. Hukuk Dairesi 2024/3253 E. , 2025/3068 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/368 E., 2024/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bitlis 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2017/392 E., 2019/197 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafın…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3253 E. , 2025/3068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/368 E., 2024/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bitlis 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2017/392 E., 2019/197 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların kurmuş olduğu ortak girişim firmasının, ... Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan... inşaatı yapım işini aldığını, davalının kolektif şirket olmasından dolayı ortakların da borcun tamamından tüm mal varlığı ile sorumlu olduğunu, davalının 09.06.2014 tarihli vekaletname ile müvekkili firma yetkilisinin oğlu ...'ı söz konusu kapalı yüzme havuzu inşaat yapım işinde yetkili kılındığını, müvekkilinin kapalı yüzme havuzu yapımı için 1.834.772,64 TL ödeme yaptığını, buna karşılık müvekkilinin hesabına 1.189.162,43 TL hakediş geçtiğini, söz konusu iş nedeniyle müvekkilinin fazladan 645.610,21 TL harcama yaptığını, ayrıca söz konusu iş nedeniyle piyasaya 507.000,00 TL borcu olduğunu, davalı şirket yetkilisinin 18.02.2015 tarihinde kapalı yüzme havuzu işinin yapımında yetkili gösterdiği müvekkili firma yetkilisinin oğlu ...’ı gördüğü lüzum üzerine azlettiğini bildirdiğini, bu azil üzerine taşeron firmaların taahhütlerini geri aldıklarını ve işin yapımından vazgeçtiklerini, bu nedenle müvekkilinin ciddi kayıplar yaşadığını, hakkı olmayan ödemeler yapmak zorunda kaldığını, işi yapan, iş nedeniyle masraf yapan müvekkili olduğu halde iş nedeniyle yatacak paranın davalıya aktarılacağını, bu nedenle 09.06.2014 tarihli sözleşmenin feshedildiğini, hesapların kat edildiğini, borç bakiyesinin faiz ve ferileri ile ödenmesi hususu ihtar edilmiş ise de müvekkilinin alacağını bugüne kadar tahsil edilemediğini, davalı ödemelerini yapmadığı için müvekkilinin hak edişlerinden vergi dairesince ve SGK tarafından kesintiler yapıldığını ileri sürerek; şimdilik 5.000,00 TL'nin 13.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini 58.482,08 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili; davacı ile kurulan ortak girişim firması ile kapalı yüzme havuzu ihalesinin alındığı, akabinde ortak oldukları ihaleyi 200.000,00 TL karşılığında yapılan sözleşme ile davacıya devrettiğini, yapmış oldukları sözleşme kapsamında 3 adet senedin davacıdan alındığını, devir karşılığında alınan senetler ödenmediğinden aralarında bulunan güven ilişkinsinin zedelendiğini ve verilen vekaletnamenin haklı olarak iptal edildiğini, davacının yaptığın iddia ettiği ödemelere dayanağı olmayan borçları da dahil ettiğini, keyfi olarak hazırlanan borç listesini kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Genel Müdürlüğü ile davacı ve davalı şirket ortaklık girişimi arasında 31.10.2013 tarihinde kapalı yüzme havuzu yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığı, ihaleyi alan iş ortaklığını oluşturan taraflar arasında yapım işinin devrine ilişkin sözleşme yapıldığı, sözleşmede bütün sorumluluğun davacı şirkette olduğunun belirtildiği, bu bağlamda davacı şirket ve davalı şirket arasında yapılan devir sözleşmesine göre ihaleye konu iş için yapılabilecek harcamaların sorumluluğunun davacı şirkette olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; somut olayda uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan 09.06.2014 tarihli iş devri sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu devir sözleşmesi bir nevi adi ortaklığın tasfiyesi niteliği taşıdığı, söz konusu sözleşmeye göre 200.000,00 TL devir bedeli karşılığında ortak olarak alınan yüzme havuzu işinin davacıya devredildiği, devir bedelinin yazılı vadeli 3 adet senet dahilinde ödemesinin yapılacağının kararlaştırıldığı, ihale dahilinde meydana gelen ve gelecek olan borçlardan pilot firma olan davacının sorumlu olacağı, banka hesabından para çekme konusunda tek yetkili olarak davacı şirket temsilcisinin yetkili kılındığı, davalı firmanın ortak hesaptan para almayacağı ve ortak hesaba müdahale etmeyeceğinin kararlaştırıldığı, uyuşmazlık konusu edilen unsura ilişkin olarak davalının devir sözleşmesine aykırılık ve sözleşmeyi haksız feshi iddiasından kaynaklı olduğu ifade edilen zarar iddiasının davacı tarafça ispatı gerektiği, 09.06.2014 tarihli devir sözleşmesinde, toplam üç seferde senetler halinde ödenmesine karar verilen 200.000,00 TL olarak belirlenen devir bedelinin, kararlaştırılan vade tarihleri itibariyle davacı tarafça ödenmediğinin dosya içeriğine göre sabit olduğu, bununla birlikte dava dilekçesinde ileri sürülen zarar kalemleri - ihale için yapıldığı ifade edilen harcamaların davalı yanın sözleşmeye aykırı davrandığından kaynaklandığı iddiasının ispat edilmediği, ihale dosyasına göre; ihale konusu sözleşmenin, işin süresinde bitirilemeyeceği yönündeki tespit ve ihtar sonrası feshedildiği, fesih hakedişinin yapılmış olduğu, feshe kadar yapılan işe karşılık verilen hakediş bedellerinin davacı tarafından alındığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının haksız azli nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, Mahkemece söz konusu talepler ve iddialar yeterince araştırılmadan hüküm kurulduğunu, dava dışı İdarenin feshinden önce taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin feshinde kusurun kimde olduğunun Mahkemece araştırılıp buna göre değerlendirme yapılması, ticari kayıtları incelenmesi gerektiğini, devir sözleşmesinde tüm sorumluluğun müvekkil firmada olacağını belirtmiş ise de, haksız ve kötü niyetli fesih işlemini yapan davalının bu eylemlerinden dolayı da müvekkilin zararından sorumlu olacağın ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesine ilişkin sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasında düzenlenen 09.06.2014 tarihli sözleşme ile adi ortaklık sözleşmesine konu yapım işinin davacıya devredildiği, devir karşılığı davalıya 200.000,00 TL ödeneceği, kesin kabule kadar tüm sorumluluğunun davacıda olduğu, davalının kesin kabule kadar ortak hesaptan para almayacağı ve banka hesabında işlem yapmak üzere davalı tarafından davacı şirket yetkilisinin oğlu ...’a vekaletname verildiği hususlarının düzenlendiği, davalının 18.02.2015 tarihli azilname ile vekaletname ile yetkili kılınan temsilciyi azletmesi nedeniyle davacının 13.03.2015 tarihli ihtarname ile 09.06.2014 tarihli sözleşmeyi feshettiği, davacının 09.06.2014 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ve azilname nedeniyle zarara uğradığını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.