Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/376 E. , 2024/3870 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/376 Karar No : 2024/3870 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Madeni Yağlar Petrol Ürünleri Turizm İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahk…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/376 E. , 2024/3870 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/376 Karar No : 2024/3870 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Madeni Yağlar Petrol Ürünleri Turizm İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, ... isimli şahsın banka hesaplarını kullanmak suretiyle bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporu done alınarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca adına 2016 yılının Şubat dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şahsa gönderilen paranın kayıt dışı hasılat olup olmadığı hususunda somut ve her türlü şüpheden uzak bir şekilde yeterli araştırma gerçekleştirilmediğinden eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi tekniği raporunda, ...'in banka hesaplarına gelen paraların, davacı şirkete ait olduğunun, gerek adı geçen şahsın gerek davacı şirket yetkilisinin de beyanlarıyla kabul edildiği ve davacı şirketin yasal defterlerinin tetkikinde, söz konusu para hareketlerinde adı geçen şahıs ve firmalara ait herhangi bir kaydın olmadığının anlaşıldığı, bu durumun, ticari faaliyetin gerek ve icaplarına uymadığı, ispat külfeti kendisine ait olan ve kayıtlarında yer verilmeyen 2016 yılı bilançosunda yer alan toplam 2.833.282,38-TL brüt satış hasılatına ve aynı yıl için beyan edilen 613.679,08-TL ticari bilanço karına göre olağan sayılmayacak 17.788.873,82-TL tutarındaki para için davacı şirket yetkilisi tarafından makul bir açıklama getirilmediğinden davacı şirketin ilgili dönemde kayıt dışı hasılatı bulunduğunun kabulü gerektiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ticari hayatın olağan akışı içerisinde borçlarını ve çalışanlarının ücretlerini ödemesi ve iflas erteleme sürecinde para akışının sağlanabilmesi için sözü edilen şahsa ait banka hesabının kullanılmak zorunda kalındığı, rapor tanzim edilirken gerek inceleme gerek yargılama aşamasında defter ve kayıtlar üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığı, ...’in hesaplarına gönderilen miktarların neden kimin tarafından hangi amaçla gönderildiği, şirket ile para gönderenler arasındaki ilişkinin niteliğinin araştırılmadığı, tarhiyatın tek bir şahsın beyanı dolayısıyla ispatlama aracı olarak kullanılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği, kaldı ki tanığın vergiyi doğuran olayla ilgisinin bulunmadığı, öte yandan, iştigal alanlarının dahi yanlış belirtildiği, tüm bu hususlardan hareketle tarhiyatın hukuka aykırı düştüğü ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.