(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/1212 E. , 2012/4247 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, Borçlar Kanunu'na tabi kiralananda, kira akdinin sona ermesi nedeni ile tahliye istemidir. Mahkemece, davanın süresinde açılmadığı…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/1212 E. , 2012/4247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, Borçlar Kanunu'na tabi kiralananda, kira akdinin sona ermesi nedeni ile tahliye istemidir. Mahkemece, davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 22.08.2011 havale tarihli dava dilekçesinde, 21.12.2010 başlangıç tarihli ve 30.06.2011 tarihinde sonra eren kira sözlemesi ile arsa vasfındaki taşınmazın davalıya kiralandığını, ayrıca davalının 30.06.2011 tarihinde mecuru tahliye edeceğine dair noterde düzenlenen tahliye taahhüdü de verdiğini, Müvekkilinin de kira dönemi sona ermeden önce ... 17. Noterliği'nin 26.05.2011 tarih ve 22086 yevmiye No'lu ihtarnamesi ile 30.06.2011 tarihinde kiracılık ilişkisinin sona erdirileceğini davalı tarafa ihtar ettiğini, buna rağmen davalının mecuru tahliye etmediğinden, tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taşınmaz Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğundan, kira sözleşmesi de 30.06.2011 tarihinde sona erdiğinden, bu tarihten sonra kiralananın Borçlar Kanunu'nun 262 maddesi gereğince fesih ihbar süresine uyularak tahliye edilebileceğinden, tahliye taahhüdüne ilişkin hükümler uygulansa dahi bir ay içerisinde davanın açılması gerektiğinden, iki nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu taşınmaz sözleşmede arsa olarak nitelenip bu nitelik üzerinden kiralandığına göre taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. Davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme, 21.12.2010 başlangıç tarihli olup, 30.06.2011 tarihinde sona ereceği kararlaştırılmıştır. Akdin bitiminden önce yenilenmeyeceği iradesi noter ihtarnamesi ile davalıya 26.05.2011 tarihinde ulaştırılmıştır. Buna göre, Borçlar Kanunu'nun 263. maddesine göre aktin süresiz hale dönüştürüldüğü söylenemez. Bu durumda davacı sürdürülmesini istemediği ve bunu önceden bildirildiği sözleşmenin sona erdiği 30.06.2011 tarihinden itibaren her zaman fesih isteyebilir. Önceden feshi ihbar edilmesi akdin süresiz olmasını engeller. Borçlar Kanunu'na tabi taşınmazlarda, akdin hitamından sonra bir ay içerisinde dava açma zorunluluğu önceden feshi bildirilmemiş olması haline münhasır olup, bu durum İİK.nun 272. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle 22.08.2011 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan, mahkemece davalının tahliyesine karar verilmesi gerekirken, süre bitmesini müteakip bir ay içerisinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.