Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2816 E. , 2024/2057 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2816 Karar No:2024/2057 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Gıda İnşaat Turizm Nakliye Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2816 E. , 2024/2057 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2816 Karar No:2024/2057 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Gıda İnşaat Turizm Nakliye Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... kararıyla verilen 1.000.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... dosya numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih, E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile 1.000.000,00-TL idari para cezası uygulandığı, davalı idarece anılan karar neticesinde para cezasının ödenmediği ve karara karşı yargı yoluna başvurulmadığından bahisle 6183 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin tanzim edildiği, söz konusu ödeme emrinin Mahkemenin E:... sayılı dosyasında dava konusu edildiği, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "davacı şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin dayanağının Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı olduğu, anılan karara karşı davacı şirket tarafından ... İdare Mahkemesi nezdinde ... esasına kayden dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde anılan Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline dair karar verildiği" gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verildiği, EPDK tarafından ... İdare Mahkemesi'nin anılan kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca istinaf başvurusu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi üzerine, Kurul'ca verilen idari para cezasının tahsilatının tamamlanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazısı doğrultusunda dava konusu ödeme emrinin tanzim edildiği, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca ilgililere verilen idari para cezalarının takip ve tahsilinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, anılan Kanun hükümleri uyarınca genel bütçeye gelir kaydedilen idari para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilemeyeceği; Bu itibarla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına karşı dava açıldığı ve ilgili davada temyiz incelemesi halen devam ettiğinden bahisle söz konusu para cezasının kesinleştiğinden ve vadesinde ödenmediğinden söz etme olanağı bulunamayacağından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari para cezasına karşı açılan davada verilen iptal kararının istinaf aşamasında kaldırıldığı, temyiz incelemesinden geçerek de kararın kesinleştiği, tespit edilen fiilin 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen kaçakçılık suçları kapsamında kaldığı, bu kapsamda verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemini durdurmayacağının ve kesinleşmesinin beklenmeyeceğinin düzenlendiği, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 6. fıkrası uyarınca idari para cezasının tebliğ tarihini izleyen otuz gün içerisinde kuruma ödeme yapıldığından idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin akaryakıt istasyonunda 28/05/2013 tarihinde yapılan denetimde alınan numunenin ulusal marker seviyesi geçersiz çıktığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 18. maddesinin dördüncü fıkrası ile Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin (f) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle anılan Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile 1.000.000,00-TL idari para cezası verildiği, bu işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, Mahkemenin iptal kararı kaldırılıp davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Dairemizin 04/11/2021 tarih ve E:2019/3566, K:2021/3670 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, söz konusu idari para cezasına karşı açılan dava süreci devam ederken para cezasının tahsil edilmesi gerektiği Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı yazı ile Söke Vergi Dairesi Başkanlığı'na bildirildiği, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı birinci ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği görülmektedir. Davacı tarafından bu ödeme emrine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile ödeme emrinin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, temyiz aşamasında Dairemizin 02/04/2024 tarih ve E:2019/1882, K:2024/1591 sayılı kararıyla, "dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu akabinde, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya ait akaryakıt istasyonundan alınan numunenin akredite laboratuvar analizi sonucunda düzenlenen 05/07/2013 tarihli analiz raporunda ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun belirlendiği, bunun aksini ortaya koyan somut bir tespitin bulunmadığı, zira petrol kaçakçılığı suçundan davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde E:... esasına açılan davada, TÜBİTAK MAM'dan alınan raporda da, ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığının belirtildiği; ayrıca TÜBİTAK MAM'a müzekkere yazılması üzerine 24/05/2015 tarihli müzekkere cevabında, ulusal marker seviyesinin 97 olmasının zorunlu olduğu ancakddesinin dördüncü fıkrası ile Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin (f) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle anılan Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile 1.000.000,00-TL idari para cezası verildiği, bu işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, Mahkemenin iptal kararı kaldırılıp davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Dairemizin 04/11/2021 tarih ve E:2019/3566, K:2021/3670 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, söz konusu idari para cezasına karşı açılan dava süreci devam ederken para cezasının tahsil edilmesi gerektiği Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı yazı ile Söke Vergi Dairesi Başkanlığı'na bildirildiği, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı birinci ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği görülmektedir. Davacı tarafından bu ödeme emrine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile ödeme emrinin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, temyiz aşamasında Dairemizin 02/04/2024 tarih ve E:2019/1882, K:2024/1591 sayılı kararıyla, "dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu akabinde, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya ait akaryakıt istasyonundan alınan numunenin akredite laboratuvar analizi sonucunda düzenlenen 05/07/2013 tarihli analiz raporunda ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun belirlendiği, bunun aksini ortaya koyan somut bir tespitin bulunmadığı, zira petrol kaçakçılığı suçundan davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde E:... esasına açılan davada, TÜBİTAK MAM'dan alınan raporda da, ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığının belirtildiği; ayrıca TÜBİTAK MAM'a müzekkere yazılması üzerine 24/05/2015 tarihli müzekkere cevabında, ulusal marker seviyesinin 97 olmasının zorunlu olduğu ancak davacıya ait istasyondan alınan numunelerde yapılan ölçümlerde marker seviyesinin 89 ve 90 olduğunun tespit edildiği ve bu iki oranın geçersiz olduğu şeklinde tespitlere yer verildiğinden, bu tespitlere dayalı olarak tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karar Dairemizin 04/11/2021 tarih ve E:2019/3566,K:2021/3670 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görüldüğünden, dayanağı idari para cezası işlemine karşı açılan davada idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı kesin olarak ortaya konulduğundan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle birinci ödeme emrinin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı idare tarafından yargılama süreçleri devam ederken idari para cezasının tahsili amacıyla aynı para cezasına ilişkin olarak ikinci kez dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. Davacı tarafından anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (21) numaralı bendinde, kaçak akaryakıt, 21/03/2007 tarih ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca kaçak olarak kabul edilen akaryakıt, (44) numaralı bendinde, ulusal marker, akaryakıta rafineri çıkışında veya gümrük girişinde eklenecek katkı olarak tanımlanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un birinci ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin beşinci fıkrasında, "Bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması tahsil işlemlerini durdurmaz."; altıncı fıkrasında, "İdari para cezalarının tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde ödenmemesi hâlinde, cezanın ilgili vergi dairesi aracılığı ile tahsili sağlanır. Tahsilatta 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık Suçları" başlıklı 3. maddesinde, "(...) 11) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı; a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur. (...)" düzenlemesi yer almıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinin 1. fıkrasında, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinin 1. fıkrasında, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden, ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı; ticari amaçla üretmenin, bulundurmanın veya nakletmenin, satışa arz etmenin veya satmanın, bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın almanın, kaçakçılık kapsamındaki fiillerden olduğu, 5015 sayılı Kanun uyarınca kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, bayilik lisansı sahibi şirkete ait akaryakıt istasyonunda 28/05/2013 tarihinde yapılan denetimde ... cihazı ile yapılan kontrolde kontrol sonuçlarının geçerli çıktığı, söz konusu denetimde akaryakıt numunesi alınarak analiz için akredite laboratuvarına gönderildiği ve ulusal marker seviyelerinin geçersiz çıktığı, ulusal marker seviyesinin Kurum'un belirlediği oranda çıkmayan akaryakıtın kaçak akaryakıt kapsamında olduğu, kaçakçılık kapsamındaki fiillerin tespiti halinde uygulanan idari para cezalarında da kesinleşmesi beklenilmeden ödeme emri düzenlenebileceği açıktır. İdare Mahkemesi'nce "ödeme emrinin düzenlendiği tarihte söz konusu idari para cezasına karşı açılan ve devam etmekte olan bir davanın bulunduğu, henüz kesinleşmeyen, başka bir ifadeyle takip ve tahsil edilebilecek aşamaya gelmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedilmişse de, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin Kurul kararı, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde kaçakçılık fiili kapsamında olduğu ifade edilen "numunenin yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediği"nin tespit edildiğinden bahisle tesis edilmiştir. 5015 sayılı Kanun'un birinci ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin beşinci fıkrasında ise, bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı açık bir şekilde kurala bağlanmıştır. Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının tahsili amacıyla Söke Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen, ... tarih ve ... sayılı birinci ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından bu ödeme emrine karşı açılan davada verilen iptal kararının temyiz incelemesi aşamasında Dairemizin 02/04/2024 tarih ve E:2019/1882, K:2024/1591 sayılı kararıyla, "dayanağı idari para cezası işlemine karşı açılan davada idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı kesin olarak ortaya konulduğundan bu cezanın tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, dolayısıyla ilk ödeme emri hukuk aleminde varlığını devam ettirirken aynı idari para cezasının mükerrer olarak davacıdan yeniden tahsili istenemeyeceğinden idari para cezasının mükerrer olarak davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.