3. Ceza Dairesi 2017/8787 E. , 2018/3718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükm
**3. Ceza Dairesi 2017/8787 E. , 2018/3718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Sanığın arkadaşı ... ile birlikte hastane randevusu almak için internet kafeye gitmek üzere ... İş Merkezine girdiklerinde, mağdur ... ve kimlikleri belirlenemeyen arkadaşlarının sataşmasına maruz kalıp, gruptan birinin sanığa vurmasının ardından, mağdur ...'ın, sanığın arkadaşı ...'ı bacaklarından bıçakladıktan sonra, elindeki bıçakla sanığa yöneldiği esnada, sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı savurarak mağdur ...'ı yaraladığı olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, mağdur ve arkadaşlarının kendilerine sataştığını, uyuşturucu etkisinde olabileceklerini düşündükleri için ses çıkarmadıklarını ancak kendisinin darp edilip, arkadaşı ...'in mağdur tarafından bıçaklanmasından sonra, mağdurun elindeki bıçakla kendisine yönelmesi üzerine kendisini savunma amacıyla taşıdığı bıçağı hedef gözetmeden savurması sonucu olayın gerçekleştiğini beyan etmesi, ...'ın görgüye dayalı beyanları ile mağdur ...'ın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş olmasının da savunmayı desteklemesi karşısında, sanığın meşru savunmaya yönelik savunması tartışılarak, TCK'nin 25/1 ve sınırın aşılmasına dair TCK'nin 27. maddeleri değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 05/03/2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Sanığın arkadaşı ... ile birlikte hastane randevusu almak için internet kafeye gitmek üzere ... İş Merkezine girdiklerinde, mağdur ... ve kimlikleri belirlenemeyen arkadaşlarının sataşmasına maruz kalıp, gruptan birinin sanığa vurmasının ardından, mağdur ...'ın, sanığın arkadaşı ...'ı bacaklarından bıçakladıktan sonra, elindeki bıçakla sanığa yöneldiği esnada, sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı savurarak mağdur ...'ı yaraladığı kabul edilen olayda sanığın meşru savunmaya yönelik savunması tartışılarak, TCK'nin 25/1 ve TCK'nin 27. maddeleri değerlendirilmemiş ise de; Mağdur sanık ...’ın bıçakla mağdur ...’ı her iki uyluk posteriorda solda 1x1 ve sağda 1x2 cm lik BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanık ...’in ise kimliği belirsiz bir şahıs tarafından kafada frontal bölge sağ tarafından 1x1 cm lik BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanığında bıçakla mağdur ...’ı karın bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, başka bir anlatımla sanığın hem kendisinin hem de arkadaşı ...’ın BTM ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları dikkate alındığında sanığın savunmasında saldırı ile orantılılık koşulunun yani, savunmanın saldırıyı etkisiz kılacak şekilde olması gerektiği şartının olayımızda sözkonusu olmadığı, dolayısıyla sanık açısından TCK'nin 25/1 deki meşru savunma veya savunmada sınırın aşılmasına dair TCK'nin 27. maddelerinin uygulanmasının koşullarının oluşmadığı, sanığın TCKnun 86/1,3-e, 87/1-d-son, 29/1 ve 62 .maddelerinin uygulanarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla mahkumiyetine dair kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. 05.03.2018