3. Hukuk Dairesi 2014/13563 E. , 2014/16101 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde, ... Tüketici sorunları hakem…
**3. Hukuk Dairesi 2014/13563 E. , 2014/16101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde, ... Tüketici sorunları hakem heyeti tarafından verilen kayıp kaçak kullanım bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletişim bedeli olmak üzere toplam 439,77 TL'nin tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüketiciye iadesine kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine, kararın kesin olduğu gerekçesiyle verilen temyiz talebinin reddine dair ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın niteliği ve müddeabihi itibarıyla, kararın temyizinin mümkün olup olmadığı, bir başka ifadeyle esas kararın kesin olup olmadığı tartışılmalıdır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2.maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetini haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında temel ölçü olarak davanın türünü de esas almıştır. Davada, davacının abonelerinden almakta olduğu kayıp-kaçak, perakende satış hizmet, psh sayaç okuma, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedellerinin alınmamasına dair Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen kararın iptali istemiyle açılmış, çekişmenin giderilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar davacının davalıdan aldığı kayıp-kaçak, perakende satış hizmet, psh sayaç okuma, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedeli miktar itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22/5.maddesinde ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; yaratılan çekişme ve verilen hüküm bir yıla mahsus olmadığından ve sonraki yıllara da yönelik olduğu, dolayısıyla art etkisinin bulunduğu, yine kayıp kaçak vs. bedellerinin alınması uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlığın bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Dolayısıyla çekişme ve hukukî uyuşmazlığın kesinlik sınırının dışında kaldığı da açık ve belirgindir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2009 tarih 2009/13-122, 189, 13/10/2010 tarih 2010/13-406, 503 Esas, Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir).