12. Ceza Dairesi 2020/2024 E. , 2024/4217 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/354 E. 2020/40 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında; mahkumiyet Sanık ... hakkında; ölüm nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesin…
**12. Ceza Dairesi 2020/2024 E. , 2024/4217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/354 E. 2020/40 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında; mahkumiyet Sanık ... hakkında; ölüm nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2014 tarih, 2014/40 Esas, 2014/620 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53, sanık ... açısından ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 16/05/2019 tarih, 2016/10864 Esas, 2019/6261 Karar sayılı bozma ilamında; "A- Sanık ...’in temyiz talebinin incelenmesinde; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...’in 04/10/2018 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; B- Sanık ...’nın temyiz talebinin incelenmesinde ise ; Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen temel cezada, olay yerinde keşif yapılarak, kazı mahallinin sit alanı veya 2863 sayılı Kanun'a göre korunması gerekli başka bir yer olup olmadığı tereddütsüz şekilde belirlendikten sonra 74/1-2. cümlesi uyarınca indirime gidilip gidilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile 74/1-2. cümleye ilişkin uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suç işleme kastının bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İnegöl 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1014 Esas, 2013/159 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilirken, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan (sanık Sadettin Demiralay hariç) eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanıklardan (sanık Sadettin Demiralay hariç) tahsiline dair hüküm tesisi, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2020 tarih, 2019/354 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 05.07.2020 tarih, 2020/35918 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında ölüm nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilirken ilgili suçun "resmi belgede sahtecilik" olarak belirtilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, suç tarihinde kolluğa gelen bir ihbarda Cerrah Kasabasında ikamet eden sanık Sadettin Demiralay'ın evinde kaçak kazı yapıldığının bildirilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca arama kararı verildiği, kolluk tarafından Sadettin Demiralay'ın evinde yapılan arama ve incelemede evin bahçe kısmında 2,5 x 3 metre genişliğinde yaklaşık 170 cm derinliğinde bir çukur açılmış olduğu, çukurun içerisinde 1 kazma, 1 sivri kürek, 1 tutmalı saplı kürek, 2 ucu sivri yeşil renkli kürek, 2 oval ağızlı kürek, 1 sapsız kürek ağzı bulunup el konularak Adli Emanetin 2013/886 sırasına kaydedildiği, sanık Kamuran haricindeki tüm sanıkların define aramak amacıyla kazı yaptıklarını kabul ederek üzerlerine atılı suçu kabul ettikleri, sanık Kamuran Demiralay üzerine atılı suçu kabul etmese de tüm sanıkların bu sanığa ait lokantada buluşarak suçu işlemeye karar vermeleri, yine bu sanığın sanık Sadettin'in oğlu olması ve birlikte aynı adreste ikamet ettikleri ile sanıklar Selim, Ferhat ve Necdet'in beyanı da dikkate alındığında sanık Kamuran'ın da bu suça iştirak ettiği, sanıkların bu şekilde kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıkları, sanık Kamuran'ın savunması, diğer sanıkların ikrarı, dosyada mevcut olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanık ...'in mahkumiyetine karar verildiği, sanık ... hakkında ise tekerrüre esas alınan ilam hakkında düşme kararı verildiği anlaşıldığından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, sanık ... hakkında açılan kamu davasının da sanığın ölümü nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Açısından; Bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın 04/10/2018 tarihinde öldüğü gerekçeleri gösterilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Hakkında "kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma" suçundan kamu davası açılan sanık hakkında, kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair hüküm tesis edilirken, ilgili suçun "resmi belgede sahtecilik" olarak gösterilmesi " hususu Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) nolu bendindeki "Resmi Belgede Sahtecilik" ibaresinin çıkartılması ve yerine "kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Açısından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.