8. Hukuk Dairesi 2018/5293 E. , 2020/5951 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar ... ve diğerleri vekili, dava dilekçe…
**8. Hukuk Dairesi 2018/5293 E. , 2020/5951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar ... ve diğerleri vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenlerin hissesi olduğunu, 1990 yıllardan beri davalıların taşınmaza ev, bina, yapı ve müştemilat yaparak, ağaç dikerek, bahçe yetiştirerek müdahale ettiğini belirterek, müdahalenin önlenmesini, yapı ile ağaçların kalini ve 40.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/441 Esas sayılı birleşen dosyada, dava dilekçesiyle de, 01.06.2006-01.08.2009 tarihleri arasındaki 38 aylık dönem için 38.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar ... ve diğerleri vekili de ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/87 Esas sayılı birleşen dosyada, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazda vekil edenlerinin de hissesi olduğunu, 1990 yıllardan beri davalıların taşınmaza ev, bina, yapı ve müştemilat yaparak, ağaç dikerek, bahçe yetiştirerek müdahale ettiğini belirterek, müdahalenin önlenmesini, yapı ile ağaçların kalini ve 1990- 01.08.2009 tarihleri arasındaki dönem için 23.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, asıl ve birleşen davalara süresinde cevap dilekçesi sunmamışlar, asıl davada bir kısım davalıların sunduğu 12.12.2007 tarihli dilekçede taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının sonuçlanmadığını, davalıların 5 yıllık ecrimisil isteyebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, ağaçlar ile imarsız yapıların kaline ve ecrimisil alacağının taleple bağlı kalınarak 2001-2006 yılları için 40.00,00 TL, 2006-2009 yılları için 38.00,00 TL'nin davalılardan alınarak miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil isteğine ilişkindir. 1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekili ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur (HMK mad. 26; 297/2). Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacılar tarafından açılan üç dava birleştirilerek yargılama yapılmıştır. Mahkemece, her ne kadar taleple bağlı kalınarak ecrimisile hükmedildiği belirtilmiş ise de, hangi dava dosyasında ne kadar alacağın kabul edildiği hükümden anlaşılamamaktadır. O halde, Mahkemece, talep miktarları da dikkate alınarak, her bir dava yönünden hangi alacak kalemi için ne miktar talebin kabul edildiği açıkça yazılarak karar verilmesi gerekirken, açık ve anlaşılır olmayacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.