11. Ceza Dairesi 2021/3018 E. , 2024/1753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/908 E., 2016/165 K. SUÇ : Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir ol
**11. Ceza Dairesi 2021/3018 E. , 2024/1753 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/908 E., 2016/165 K. SUÇ : Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Batman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/908 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii özetle; sanığın beraat gerektiği, resmi belgenin bozulduğuna dair somut delil bulunmadığı, suça konu belgenin fiziken incelendiğinde aldatıcılık niteliği bulunmadığının görüldüğü, hükmün açıklanmaısnın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın polis ekiplerine, üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı kardeşi adına düzenlenmiş gerçek nüfus cüzdanını ibraz ettiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi uyarınca cezaladırılması istenmiştir. 2. Sanık özetle; kardeşi ile kendi kimliklerinin birbirine karıştığını, kimlik üzerinde oynama yapmadığını savunmuştur. 3. Uzmanlık raporunda özetle: Hakiki nüfus cüzdanının fotoğrafı değiştirildiği, aldatma niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece, "fotoğrafta soğuk mühür yok, fotoğraf çevresinin yıpranmış ve bantlarla çevrili olduğu, Yargıtay 21. Ceza Dairesi emsal kararına göre bu durumun "resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme" suçunu oluşturacağı" yönündeki gerekçe ile yukarıdaki şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.02.2018 tarihli ve 2017/5-873 Esas, 2018/53 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere;1412 sayılı CMUK'nun 251. maddesine benzer hükümler içeren 5271 sayılı CMK'nun "Delillerin tartışılması" başlıklı 216. maddesinin üçüncü fıkrasında; "hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir" düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca katılmış olduğu takdirde son söz mutlaka sanığa verilerek duruşma bitirilecektir. Ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından biri de savunma hakkı olup, hazır bulunduğu oturumda son söz sanığa verilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik arz eden çok sayıdaki kararlarında açıkça belirtildiği üzere, savunma hakkı ile yakından ilgili olan son sözün sanığa ait bulunduğuna ilişkin usul kuralı emredici nitelikte olup, bu kurala uyulmaması kanuna mutlak aykırılık oluşturmaktadır. Somut olayda; hükmün tefhim edildiği celsede hazır bulunan sanığa son sözleri sorulmadan yargılama bitirilmek suretiyle hükmün tesis ve tefhim edilmesi, 2. Kabule göre de; oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın, kardeşi adına düzenlenmiş nüfus cüzdanındaki kimlik bilgileri üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan belgedeki orijinal fotoğrafı kaldırıp yerine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle tahrifat yapıp kullanmaktan ibaret eylemi hakkında iddianame ile 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, buna göre suça konu nüfus cüzdanının aldatcılık niteliğinin bulunmaması halinde unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, aldatıcılık niteliğinin bulunması halinde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine göre ek savunma hakkı da verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 205 inci maddesinin uygulanması suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması, Nedenleriyle sanık hakkındaki hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Batman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/908 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.