2. Hukuk Dairesi 2025/5591 E. , 2026/289 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1016 E., 2025/1034 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/646 E., 2024/1101 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kadının davasının bi…
2. Hukuk Dairesi 2025/5591 E. , 2026/289 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1016 E., 2025/1034 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/646 E., 2024/1101 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kadının davasının birleştirilmesi, kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile reddedilen manevî tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkek yararına manevi tazminata, kadının tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; erkeğe sık sık iş değiştirdiği, kadını aşağıladığı, tehdit ettiği, ortak çocuk hastalandığında ilgilenmediği, maddî ve manevî olarak destek olmadığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu vakıaları da kusur olarak eklenmiş, böylece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek, erkeğin manevî tazminat talebinin reddine, kadın yararına maddî ve manevî tazminata, erkeğin tüm, kadının sair istinaf itirazlarının ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar, erkek vekilince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar birliğin sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğe kusur olarak yüklenen güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu vakıasının dosya kapsamında dayanılan delillerle ispatlanmadığı anlaşılmaktadır. O halde bu vakıa erkeğe kusur olarak yüklenemez. Bu durumda, Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları dikkate alındığında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin, kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları oluşmamıştır. O halde kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.Davacı -davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.