T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/506 KARAR NO : 2026/748 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN ESAS DOSYA MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... ESAS ... KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BİRLEŞEN ....…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/506 KARAR NO : 2026/748 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN ESAS DOSYA MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... ESAS ... KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İstirdat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı müvekkilinden faize para alışverişinden dolayı birden fazla borç senedi aldığını, müvekkilinin ödemelerini yaptığını, davalı geçmiş senetlerin yanında olmadığını bunun için senetleri getirene kadar belge vereceğini beyan ettiğini, müvekkilinin de bu beyanı kabul ettiğini, ... tarihi öncesi davalıda müvekkilin borçlusu olduğu 2 adet senet bulunduğunu, 2 senedin hükümsüz olduğunu ve yeni alınacak (yani ... tanzim -... tarihli 78.840. TL lik) senedin hüküm ifade ettiğini belirten yazı davalı tarafından kendi el yazısı ile yazılarak müvekkiline teslim edildiğini, Ama maalesef ki verdiğ belge ile hükümsüz olduğunu beyan ve kabul ettiği müvekkiline vermesi gereken senetleri davalının vermediğini, ....İcra Müdürülüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ... tanzim ... vade tarihli 41.000,00.TL'lik senet için icra takibi başlatıldığını, bu senedi ... tarihinde cebri icra tehdidi altında ödediğini belirterek, takibin dayanağı olan senet bizzat davalının el yazısı ve imzasıyla verdiği hukuken ibraname mahiyetli belgeye göre hükümsüz ve bedelsiz olduğunu, müvekkilinin anılan takipte borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyanın dava dilekçesi özetle; müvekkili tarafından davalıdan faiz karşılığı borç para alındığını, buna karşılık davalıya 2 adet senet verildiğini, ancak senet bedellerinin ödendiğini, nitekim davalı tarafından kendi el yazası ile yazılan not kağıdında işbu senet bedellerinin tahsil edildiğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen senetlerin müvekkiline iade edilmediğini ve icra takibine konu edildiğini belirterek esas dosyada dava konusu senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen dosyada ise icra tehdidi altında ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacı, dilekçesinde müvekkil ile aralarında faize para alışverişinden dolayı müvekkilden birden fazla borç senedi aldığını beyan etmiş ise de bu durum gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davalıdan almış olduğu borca karşılık alacağını tahsil edebilmek amacıyla icra takibinde bulunmuş ve akabinde icra dairesi tarafından ödeme emri düzenlendiğini, müvekkil hiç bir zaman vermiş olduğu borç para için faiz talep etmediğini, HMK madde 200 "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki, miktar veya değerleri ikibinbeş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuku işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağını, davacı dava dilekçesinde 41.000,00.TL'lik senedi ... tarihinde cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğunu dava ve şikayet haklarının saklı olduğunu beyan ettiğini, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... tarafından davaya konu senetlere istinaden dava açılmış ise de borçlu tarafça davaya konu senedin ödendiğinden bahisle banka dekontu sunulduğunu, ödemeye ilişkin banka dekontununda takip konusu senede açıkça atıf yapmadığını, davacı taraf haksız ve hukuka aykırı olarak iş bu davayı açmış olup davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile;" asıl dava yönünden, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyası nedeni ile ve takibe dayanak ... tanzim, ... vade tarihli keşidecisi davacı lehtarı davalı olan 14.040,00.TL bedelli bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından öne sürülen iddianın davalı ile aralarında bulunan alacak verecek meselesi nedeni ile iş bu takibe dayanak senet ve başkaca senetlerin bulunduğu, davalı ile ... de biraraya gelerek daha önce düzenlenmiş senetlerin hükümsüz olduğuna dair belge düzenledikleri iş bu takibe dayanak senedin tanzim ve vade tarihi itibari ile düzenlenen protokol gereğince hükümsüz olduğu halde davalı alacaklı tarafından takibe dayanak yapıldığı iddiası ile borçlu olunmadığının tespiti istendiği, davalı vekilince iddiaların gerçeği yansıtmayıp ibranamenin mücerret borcu ortadan kaldırmadığının savunulduğu, davacı vekilince el yazması ... tarihli belgenin incelenmesinde bu tarih öncesinde düzenlenen taraflar arasındaki senetlerin hükümsüzlüğün yazılı olduğu ve yazı altının davalı alacaklı tarafından imza edilmiş olduğu, 6102 sayılı HMK'nın 201. Maddesi "... Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz..." hükmünü içerdiği, yukarıdan itibaren açıklandığı şekli ile davacının takipteki senet nedeni ile yine davalı elinden çıkmış ibraneme sunmuş olmasına göre takipteki senet için borcun bulunmadığı anlaşıldığından asıl davanın kabulüne karar verilmiş, takip alacaklısının ibraname düzenleyip verdiği halde hükümsüz kalan senedi icraya koymuş olması nedeni ile kötü niyetli olduğu belirlenmiş olmakla ayrıca davalı kötü niyet tazminatına mahkum edilmiştir. Birleşen dava yönünden, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyası nedeni ile ve takibe dayanak ... tanzim, ... vade tarihli 41.000,00.TL bedelli bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığı halde başlatılan cebri icra tehditi altında ödemiş olduğu paranın istirdatı talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından öne sürülen iddianın davalı ile aralarında bulunan alacak verecek meselesi nedeni ile iş bu takibe dayanak senet ve başkaca senetlerin bulunduğu, davalı ile ... de biraraya gelerek daha önce düzenlenmiş senetlerin hükümsüz olduğuna dair belge düzenledikleri iş bu takibe dayanak senedin tanzim ve vade tarihi itibari ile düzenlenen protokol gereğince hükümsüz olduğu halde davalı alacaklı tarafından takibe dayanak yapıldığı iddiası ile borçlu olunmayan ve ancak cebri icra ile ödenen bedelin istirdatının istendiği, davalı vekilince iddiaların gerçeği yansıtmayıp ibranamenin mücerret borcu ortadan kaldırmadığının savunulduğu, davacı vekilince el yazması ... tarihli belgenin incelenmesinde bu tarih öncesinde düzenlenen taraflar arasındaki senetlerin hükümsüzlüğün yazılı olduğu ve yazı altının davalı alacaklı tarafından imza edilmiş olduğu, 6102 sayılı HMK'nın 201. Maddesi hükmünü içerdiği, yukarıdan itibaren açıklandığı şekli ile davacının takipteki senet nedeni ile yine davalı elinden çıkmış ibraneme sunmuş olmasına göre takipteki senet için borcun bulunmadığı halde davacı tarafından ... tarihinde takip borcunun 81.733,15.TL olarak ödendiği anlaşıldığından birleşen davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı taraf müvekkili ile aralarında faize para alışverişinden dolayı birden fazla borç senedi alındığını, kendisinden haksız yere icra takipleri neticesinde tahsilatlar yapıldığını, takibe ve davaya konu senetlerden ötürü borçlu olmadığını ödediği bedellerin iadesi gerektiğini beyan etmiş ise de gerçeği yansıtmadığını, davanın ve gerekçeli kararın dayanağını oluşturan NOT ibareli kısa yazı belge ya da ihbarname özelliği taşımadığı gibi detaylıca incelendiğinde icra takibine konu edilen senetlere ilişkin atıfta bulunulmadığı ve kesin hüküm içeren bir düzenleme de yapılmadığının görüleceğini, yazı içeriğinden borcu bitirecek senetleri hükümsüz bırakacak bir anlam çıkarmanın mümkün olmadığını, ibraname olarak kabul edilen kağıt parçasında içeriklerin haricinde başkaca hiç bir şey yazılı değilken kıymetli evrak kabul edilmesini anlam veremediklerini, belgenin başında da yazıldığı üzere bu evrak not kağıdı olabilir ve bu notun hangi hukuki ilişkiye istinaden düzenlendiği belli olmadığı gibi açık ve anlaşılır bir dilinin de olmadığını, istinaden düzenlendiği içeriğinde ne anlatılmaya çalışıldığının mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Esas dosyadaki dava menfi tespit istemine, birleşen dosyadaki dava ise istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili esas ve birleşen dosyalardaki dava dilekçelerinde özetle, müvekkili tarafından davalıdan faiz karşılığı borç para alındığını, buna karşılık davalıya 2 adet senet verildiğini, ancak senet bedellerinin ödendiğini, nitekim davalı tarafından kendi el yazası ile yazılan not kağıdında işbu senet bedellerinin tahsil edildiğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen senetlerin müvekkiline iade edilmediğini ve icra takibine konu edildiğini belirterek esas dosyada dava konusu senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen dosyada ise icra tehdidi altında ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise sunulan belgede senetlere atıf yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olmadığının ispat yükümlülüğü davacı-borçlu tarafa aittir. Davacı taraf senedin teminat senedi olduğunu ve gerçek bir borcu yansıtmadığını HMK'nın 200 ve 201. maddeleri gereği yazılı delil ile ispatlamalıdır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararları da bu yöndedir.) Somut olayda; davacı taraf dava ve takip konusu bono bedellerinin ödendiğini iddia etmiş olup, buna ilişkin ... tarihli "not" başlıklı yazılı belgeye dayanmıştır. Kambiyo senedine dayalı takipte ödeme, senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve senet bedelinin ödendiği iddialarının bu hususta senede atıf yapan yazılı deliller ile ispatlanması gerekmektedir. Eldeki dava dosyasında davacının ödeme savunmasına ilişkin sunduğu yazılı belgede açıkça dava ve takip konusu bonolara bir atıf yapılmadığı, bu sebeple dava ve takip konusu bono bedellerinin ödendiğinin ispatlanamadığı, yine dava konusu bono bedelleri dikkate alındığında davacı tarafın tanıkla ispat talebine davalı tarafından muvafakat edilmediği, ayrıca savcılık dosyasında takipsizlik kararı verildiği ve davacının her iki dava dilekçesinde de yemin deliline dayanmadığı nazara alındığında mahkemece gerek esas dosyada, gerekse birleşen dosyada ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ve yanılgılı gerekçe ile her iki davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve her iki davanın esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3)-Yeniden esas hakkında HÜKÜM KURULMASINA, ESAS DOSYADA; a)-Davanın REDDİNE, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 360,13.TL harcın mahsubu ile bakiye 371,87.TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİYE İRAD KAYDINA, c)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar, ... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise davalıya İADESİNE, d)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, e)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesap edilen 21.087,40.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN2022/391 ESAS SAYILI DOSYASINDA; a)-Davanın REDDİNE, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.395,80.TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 663,80.TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, c)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar, ... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise davalıya İADESİNE, d)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, e)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesap edilen 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1)-a-Asıl dava yönünden,492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça yatırılan 360,12.TL istinaf nispi karar harcının istek halinde davalıya İADESİNE, b)-Birleşen dava yönünden,492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça yatırılan 1.395,79.TL istinaf nispi karar harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafça yapılan 984,00.TL, istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 18,00.TL posta gideri olmak üzere toplam 1.002,00.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 3)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraf vekillerine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince dava değeri göz önüne alınarak kesin olmak üzere karar verildi. 03/04/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır