10. Hukuk Dairesi 2014/8632 E. , 2014/11529 K. "" Mahkemesi : Ankara 19. İş Mahkemesi Tarihi : 23.12.2013 No : 2012/611-2013/1195 Dava, hak sahibi konumundaki davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla Kurum tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilme…
**10. Hukuk Dairesi 2014/8632 E. , 2014/11529 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Ankara 19. İş Mahkemesi Tarihi : 23.12.2013 No : 2012/611-2013/1195 Dava, hak sahibi konumundaki davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla Kurum tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 30.10.2007 tarihinde kesinleşen ve eski eşiyle 21.10.2010 tarihinde yeniden evlenen davalıya, 17.01.2006 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla 24-10.2008- 23.12.2010 tarihleri arasında yararlandığı 14.472,33 TL asıl 2.753,00 TL faiz toplam 17.225,33 TL ölüm aylıklarının tahsili amacı ile, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle, davacı Kurumca İcra takibine girişildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, bunun üzerine Kurum vekilinin iş bu itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açtığı anlaşılmaktadır. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiş olup, hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.