Başvuru, adli bir soruşturma kapsamında gerçekleştirilen yakalama işlemi sırasında ve gözaltında darp, hakaret ve cinsel tacize maruz kalınması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, adli bir soruşturma kapsamında gerçekleştirilen yakalama işlemi sırasında ve gözaltında darp, hakaret ve cinsel tacize maruz kalınması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/4/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1/4/2006 tarihinde Diyarbakır'da kolluk görevlileri tarafından yapılan kimlik kontrolü sonrasında -28/3/2006 tarihinde meydana gelen toplumsal olaylara karışarak suç işlediği iddiasıyla- gözaltına alınmıştır. Başvurucu; yakalama işlemi sırasında saçının çekildiğini, gözaltında alındıktan sonra ise kaba dayağa, hakaret ve cinsel tacize uğradığını iddia ederek 8/6/2007 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde tam yargı davası açmıştır. Mahkeme, zarar ile idarenin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle 18/11/2009 tarihinde davayı reddetmiştir. Başvurucunun temyiz talebi üzerine inceleme yapan Danıştay Onuncu Dairesi (Daire) 28/10/2014 tarihli kararıyla hükmü onamıştır. Karar düzeltme talebi ise Dairenin 21/1/2016 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Nihai kararı 4/3/2016 tarihinde tebellüğ eden başvurucu 4/4/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan başvurucu kötü muamele iddiasına ilişkin olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) suç duyurusunda bulunduğunu da belirtmiştir. Başvuru formunda Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara itiraz edilerek Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi (2007/2173 İş) nezdinde dava açıldığı belirtilmiştir. UYAP üzerinden yapılan kontrolde Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesinin belirtilen numaralı bir dosyasına rastlanmamış, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasına ise erişim sağlanabilmiştir. Buna göre Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/3/2007 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında, başvurucunun darp şikâyetine ilişkin olarak daha önce 1/2/2007 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararından bahsedilmiş; hakaret ve cinsel taciz iddialarının ise soyut iddiadan ibaret olduğu belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesince 19/11/2019 tarihinde başvurucuya yazılan yazıyla kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itirazına ilişkin bildirdiği mahkeme ve dosya numarası üzerinden UYAP erişiminin sağlanamadığı, bu hususta bilgi vermesi ve varsa belge göndermesi gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu 13/12/2019 tarihinde verdiği cevapta Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/2173 İş numaralı dosyasına ait tüm evrakın başvuru formu ile birlikte gönderildiğini ve anılan dosyada tekrar kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini belirtilmekle yetinmiştir. Ne var ki başvuru formu ekinde anılan dosyaya ait herhangi bir evrak sunulmuş değildir.