4. Hukuk Dairesi 2011/12505 E. , 2012/14355 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 23/12/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin …
**4. Hukuk Dairesi 2011/12505 E. , 2012/14355 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 23/12/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ..., ... ve ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalılar ..., ... ve ...'ın diğer temyizine gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda; yayın tarihi, davacının dava konusu edilen yayına kendi sözlerinin neden olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalı ...'in temyiz itirazı yönünden;dava,basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Taraf Gazetesi'nin 05.12.2008 tarihli nüshasında yayınlanan ve davalılar ... ve ... tarafından verilen "Kamuoyuna zorunlu açıklama" başlıklı ilan ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu beyanla manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar, eleştiri hakkının kullanıldığını,davacının yazı ve davranışlarıyla olaya sebebiyet verdiğini söyleyerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, eleştiri ve kınama hakkının sınırlarının aşıldığı, yazının kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu haberin yayınlandığı tarihte yürürlükte bulunan 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 13. maddesi hükmüne göre; basın yoluyla işlenen haksız eylemlerden dolayı istenen maddi ve manevi zararlardan eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yazı İşleri müdürüne husumet yöneltilemez. Eldeki davada, haksız eylemin işlendiği gazete künyesindeki açıklamaya göre davalı ...'in sorumlu yazı işleri müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalıya yukarıda sözü geçen maddeye göre husumet düşmeyeceği ve davanın onun yönünden husumetten reddedilmesi gerekirken takdir edilen tazminattan sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalı ... yararına ve (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA, davalılar ..., ... ve ...'ın diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.