Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4796 E. , 2024/6704 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4796 Karar No : 2024/6704 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Defterdarlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun ili, …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4796 E. , 2024/6704 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4796 Karar No : 2024/6704 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Defterdarlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesi , ... ada, ... parsel nolu taşınmaz üzerinde bulunan Hazineye ait Liman Acentelar Binası içerisinde 150 m²lik alanın davacı tarafından büro olarak kullanıldığından bahisle 21/01/2013-20/06/2014 dönemi için 32.949,03-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı ile davalı idare arasında yapılan kira sözleşmesinin 21/01/2013 tarihinde sona erdiği, kira sözleşmesinin yenilenmediği, 07/08/2014 tarihinde mahallinde davalı idare ekibince tutulan tutanakla dava konusu ecrimisil döneminden sonraki bir tarihte bile mahallinde yapılan tespitte büronun davalı idareye teslim edilmediği, söz konusu büronun kira sözleşmesinin sona erdiği tarih ile 20/06/2014 tarihi arasında fuzulen işgal edildiğinin açık olduğu ancak ecrimisil bedeli hesaplanırken dava konusu taşınmazın bulunduğu Liman Acenteler binasında devam eden emsal sözleşmeleri ile davacının kira sözleşmesi devam etse idi ödeyeceği kira bedelleri dikkate alınarak ödenmesi gereken ecrimisil bedelinin belirlenmesi gerekmekte iken bu hususlar gözetilmeksizin hesaplanan ecrimisil bedeline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Kira kontratı yenilenmediği için taşınmazı kullanmadıkları ve bu hususu 18/09/2013 tarihli dilekçe ile davalı idareye bildirdiklerinden fuzulen işgalin gerçekleşmediği belirtilerek, Mahkeme kararının taşınmazın fuzulen işgal edildiğine ilişkin kısmının karardan çıkarılarak Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mahkemece fuzuli işgalin varlığı kabul edildiği halde ecrimisil bedelinin yanlış hesaplanması sebebiyle işlemi tümden iptal etmek yerine, mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda ecrimisil bedelinin hesap edilmesi yoluna gitmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinin 1. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na (Ek-8) dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına, aynı maddenin 2. fıkrasında ise: "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir. 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrasında, emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan yerler için, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değerinin dikkate alınacağı; 10. fıkrasında, ecrimisilin tespit ve takdirinde, İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi hususların göz önünde bulundurulacağı, 12. fıkrasında da; aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı düzenlemeleri getirilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir"; 288. maddesinde ise, Hakimin, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebileceği belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Samsun ili, İlkadım ilçesi, Fuar Mahallesinde bulunan, tapunun 10546 ada, 6 parsel nolu taşınmaz üzerinde bulunan tamamı Hazineye ait 2466,36 m² yüzölçümlü Liman Acentelar Binasının zemin katında 150 m² yüzölçümündeki büronun davacı ile davalı idare arasında imzalanan kira sözleşmesi ile davacıya kiraya verildiği, kira sözleşmesinin bitiminde taşınmazın yeniden kiralanmasının Milli Emlak Genel Müdürlüğünce uygun görülmediği, davacı şirket yönetim kurulunun 16/09/2013 tarihli kararı ile Samsun şubesinin kapatılmasına karar verilerek, söz konusu büroya ilişkin aboneliklerin iptal edildiği ve vergi mükellefiyetinin kapatıldığı, 18/09/2013 tarihli dilekçe ile taşınmazı kullanmadıklarının davalı idareye bildirildiği, davalı idare tarafından 07/08/2014 tarihinde yapılan denetimde taşınmazda davacıya ait tabelanın bulunduğu, anahtarının teslim edilmediğinin tespit edilmesi sonrasında davacıya 21/01/2013-20/06/2014 dönemi için 32.949,03-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Davada, Mahkemece davacının işgalci konumunda olduğunun kabul edildiği ancak davalı idare tarafından ecrimisil bedelinin usule ve hukuka uygun olmadan tespit edilerek tahakkuk ettirildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, ecrimisilin, Hazine veya belediye mülkiyetindeki ya da hüküm ve tasarrufundaki taşınmazların fuzuli işgali nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, işgal nedeniyle ecrimisil tutarı hesaplanırken; işgalin şekli, fuzuli şagile sağladığı gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları dikkate alınarak, belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi yerlerden veya bilirkişilerden sorulmak suretiyle bir bedel tespiti yapılacağı anlaşılmaktadır. İdare tarafından belirtilen usullere uyulmak suretiyle takdir edilen ecrimisil tutarına davacının itirazı halinde ise mahkemece yapılması gereken, alanında uzman bilirkişilere inceleme yaptırmaktır. Bu itibarla, davacının dava konusu ecrimisil bedeline ilişkin fahişlik itirazı da dikkate alındığında, Mahkemece ecrimisile konu işgal edilen alanın, işgal süresinin ve bunun için takdir olunan ecrimisilin gerçeğe uygun olup olmadığının saptanabilmesi için uyuşmazlığın esası incelenerek, gerektiğinde bir gayrimenkul değerleme uzmanı ve emlakçının da aralarında yer aldığı bilirkişilerce, uyuşmazlığa konu alan için, dava konusu taşınmazın metrekare birim değerine yönelik olarak daha önce Mahkemelerce hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş tutarlar var ise bunlar da gözönünde bulundurularak yargı kararıyla kesinleşmiş tutar yok ise uyuşmazlığa konu alan için ecrimisil istenilen dönemden daha önce veya sonra yapılan kira sözleşmesinde belirlenen kira bedelleri veya yukarıda belirtilen nitelikleri taşıyan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ile bu tür taşınmazın serbest piyasada kiralanması halinde rayiç kirasının ne olacağının belirlenmesi ve elde edilen yararın da göz önünde tutulması ve yukarıda anılan Tebliğ hükümleri de uygulanmak suretiyle yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu esas alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali talebiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/11/2024 tarihinde davacının temyiz istemi yönünden oyçokluğuyla, davalının temyiz istemi yönünden oybirliğiyle karar verildi. (X) KARŞI OY : Uyuşmazlıkta; davacı şirket ile davalı idare arasında 21/01/2010-20/01/2013 tarihlerini kapsayan bir kira kontratı bulunduğu, davacı şirket tarafından kira kontratı bitmeden 11/01/2013 tarihli dilekçe ile yenileme talebinde bulunulduğu, bu talebe davalı idare tarafından 21/08/2013 tarihinde olumsuz cevap verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından 08/09/2013 tarihli dilekçe ile taşınmazı kullanmadıklarının davalı idareye bildirilmesine rağmen davalı idare bu bildirimden yaklaşık bir yıl sonra 07/08/2014 tarihinde söz konusu taşınmazda tespit yapmış ve davacı şirketin taşınmazı boşaltmadığı, tabelalarını indirmediği anahtar teslimi yapılmadığı konusunda tutanak hazırlamıştır. Mahkemece bu tespite dayalı olarak davacı şirketin fuzuli şagil olduğu kabul edilmişse de davacı şirketin tahliyeyi bildirdiği tarihten sonra taşınmazı kullandığına dair herhangi bir tespit yapılmadığından bu tarih itibariyle taşınmazın boşaltıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda; davacının en geç 08/09/2013 tarihinde taşınmazı boşalttığı ve bu tarihten itibaren taşınmazın fuzuli işgale konu olmadığı hususları birlikte dikkate alındığında davacının fuzuli şagil olarak kabul edilerek ecrimisil istenilmesine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Davalı idarenin yaklaşık bir yıl sonra taşınmazın boş olduğunu tespit ederek tutanak altına alması bu durumu değiştirmez. Belirtilen gerekçeyle, davacının temyiz isteminin kabul edilerek,temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması oyuyla Daire kararına katılmıyorum.