8. Hukuk Dairesi 2013/837 E. , 2013/9165 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... / ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.03.2010 gün ve 156/128 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve zilyetlik nedeniyle 140 a…
**8. Hukuk Dairesi 2013/837 E. , 2013/9165 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... / ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.03.2010 gün ve 156/128 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve zilyetlik nedeniyle 140 ada 5 parselde davalılar miras bırakanları üzerine kayıtlı paylara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ve müşterekleri vekili, niza konusu taşınmazın öncesinin tapuya kayıtlı yerlerden olup, vekil edenlerinin miras bırakanı İsmail Yıldıran’ın gerek payı, gerekse devraldığı paylar nedeniyle çoğunluk hissedar olduğunu; taşınmazın aslen dip muris ... ’dan intikal ettiğini, davacıların yakın miras bırakanı ... ’ın dip murisin ilk eşinden gelme mirasçı olduğunu, davalıların ise dip murisin ikinci eşi ...’den olma oğlu İsmail mirasçıları olduklarını, davacıların yakın miras bırakanının kullanımına müsaade edildiğini, mülkiyetin devrolmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, kadastro çalışmalarında revizyon gören tapu kayıtlarının uyuşmazlık konusu taşınmaza uymadığı, davacı tarafın zilyet olduğu, bir kısım davalının yeminden kaçındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 140 ada 5 parselde davalılar murisi ... üzerindeki 12/16 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile ... ’ın mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 140 ada 5 parsel, 1897 m2 yüzölçümü ve çay bahçesi vasfıyla 17.4.1957 tarih 8 sıra ve 6.2.1958 tarih 16 sıra numaralı tapu kayıtlarına istinaden 12/ 16 hissesi ... , 1/8 hissesi ... ve 3/8 hissesi ... adına ise de, paydasının 16 kabulüyle tespiti gerektiğinden bahisle 9.4.1990 tarihinde tespitle, itirazsız 10.9.1992 tarihinde kesinleşmiş ve 12/16 pay İsmail Yıldıran, 1/16 pay ... ve 3/16 pay ... adına tescil olmuştur. Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya dahil edilen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/ 441 Esas, 2013/16 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre tarafların dip miras bırakanı ... 1913 tarihinde ölmüş olup, mirasçıları ilk karısından olma oğlu ...’ten torunu ... ’ın da 1916 da ölümü üzerine karısı ... (1964 de öldüğü) ile ... ve ...’ün çocukları-davacıların yakın miras bırakanları ... ... ( 1997'de öldüğü) ve ikinci karısı ...’den olma oğlu ... mirasçıları ... ve ... ile ...’den olma diğer oğlu-davalıların yakın miras bırakanı ...(1979' da öldüğü) kalmıştır. Davacılar, uyuşmazlık konusu taşınmazın tümüyle yakın miras bırakanları zilyetliğinde olduğunu, davalıların yakın miras bırakanları üzerine pay tespitinin hatalı olduğu iddiasıyla iptal ve tescil isteğinde bulunmuş; bilahare 16.7.2012 günlü dilekçe ile taşınmazın öncesinin Y.... 307/17 sıra tapu kaydı ile dip muris ... oğlu ... oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, tapunun nısıf hisse içerdiği açıklanmıştır. Davalılar da, nizalı taşınmazın öncesi itibariyle tapuya kayıtlı bulunduğunu bildirdikleri gibi, mahallinde 15.10.1999 ve 9.5.2002 tarihinde yapılan keşiflerde de kadastro çalışmalarında revizyonu yapılan tapu kayıtlarının nizalı parsele uyduğu açıklanmış bulunmaktadır. Bu durumda mahkemenin dava konusu taşınmazın öncesinin tapuya kayıtlı olmadığı yönündeki gerekçesi isabetsizdir. Başka bir anlatımla anlaşmazlığa konu taşınmazın öncesi itibariyle tapuya kayıtlı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, kural olarak tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik kazanım sağlamayacağına göre, somut olayda davacı tarafın zilyetliğine değer verildiği gerekçesine de itibar etmek mümkün değildir. Dava konusu taşınmaza revizyon gören dayanak tapu kaydının (dip murisin ölümü tarihi itibariyle terekenin müşterek mülkiyete tabi olması nedeniyle) intikal tarihi itibariyle hukuki geçerliliğini yitirdiği ispatlanamadığı gibi, davalıların yakın miras bırakanı ...’in ölümü tarihinden kadastro tespit tarihine kadar da kazanma süresi geçmediğine ve dayanak tapu kayıtlarında davalılar miras bırakanı ... paydaş olduğuna göre, davalılar miras bırakanının payını tamamen ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ne var ki, dava konusu taşınmaz öncesi itibariyle tapuya kayıtlı bulunduğuna, dayanak kayıtların geldileri itibariyle aynı taşınmaza ait nısıf hisselere ait olduğu anlaşıldığına ve davacılar vekili tarafından da 16.7.2002 tarihli dilekçe de ileri sürüldüğüne göre, tarafların miras bırakanları adına tespiti yapılan payların dayanak tapu kayıtlarına uygun olup, olmadığının denetlenmesi gerekir. Dayanak 17.4.1957 tarih 8 sıra numaralı tapu kaydı 919 m2 olup (geldisi ... 307.Y.sıra no:17-21) tamamı ... oğlu ...’a aitken 1329’da ölümüyle eşi ... ve evlatları ... ve ... ile ana ayrı ölen evladı ... oğlu ...’ın kaldığı; ...’nin de ölümüyle ... ve ...’i bıraktığı, ...’in ölümüyle eşi ... ve kızı ... kaldığı açıklanmak suretiyle 4/16 payının müracaatında ... , 12/16 payının ... (6 payının ... ve 6 payı ... mirasçılarınınken ...’e satışları nedeniyle ) adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Dayanak 6.2.1958 tarih 16 sıra numaralı tapu kaydı ise yine 919 m2 olup (geldisi ... 307 Y.sıra no:9) tarlanın yarısı ... oğlu ... uhdesinde iken ölümüyle oğlu ...’ın kaldığı, onun da 1331'de ölümüyle karısı ... ve kızı ...’yi bıraktığı; intikalle 1/8 hissenin ... , 1/8 hissenin ... adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dosyanın uzman bilirkişiye tevdii ile, dava konusu taşınmaza revizyon gören tapu kayıtları ve geldi kayıtları ile mirasçılık belgelerinin inceletilerek, tarafların miras bırakanlarına tespiti yapılan payların dayanak tapu kayıtları içeriğine uygun olup olmadıklarının tespiti, hisse dağılımında hata bulunduğu takdirde yeni hisselerinin kayıtlar ve mirasçılık belgelerine atıfla denetime uygun şekilde hesaplatılması ve sonucuna göre bir karar verilmesidir. Eksik inceleme ve hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, yine 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 85,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.