İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/10/2021 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:24/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanun…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/10/2021 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:24/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların annesi müteveffa ...'ın 16/05/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle 14/07/2017 tarihinde vefat ettiğini, kaza sırasında sanık ...'nun kullanmış olduğu ve ... adına kayıtlı ... plakalı motorsiklette yolcu olarak bulunduğunu, diğer davalı ...'nun kullandığı ve davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın da kazaya karıştığını, müvekkillerinin annesinin kusursuz olduğunu ileri sürerek davacıların her biri için ayrı ayrı 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminat, 100,00 TL cenaze masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... ve ... Sigorta Şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulmamaları kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin haberi olmadan aracın alındığını, gizlice kullanıldığını, bu sırada kazaya karıştığını, ...'nun müvekiline yalvarıp yakarması nedeniyle hırsızlık eyleminden suç duyurusunda bulunulmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin tazminattan sorumlu tutulamayacağını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca davacıların destekten yoksun kalma tazminat talep etme haklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın kazada kusurunun bulunmadığını, tek ve asıl kusurlu olan tarafın ... olduğunu, müvekkillerinin talep edilen fahiş manevi tazminat tutarını ödeyebilecek durumlarının bulunmadığını, davacılarında yaşları itibariyle tazminat talep edemiyeceklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur oranlarının araştırılması gerektiğini ve yine Yerleşik İçhihatlar gereğince kız çocuğu için 22 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilebileceğinini, davacıların yaşları itibariyle tazminat talep etme haklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'nun kaza tarihinde ...'in ise 25 yaşında olduklarını, dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminatı hakları bulunmadığınu, bu sebeple kurumlarına yapılan başvurunu reddedildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılama devam edecek ise kusur oranı hususunda Adli Tıp'tan rapor aldırılması gerektiğini, aktüerya hesabının da asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin tazminat kapsamında olmadığını, faize hükmedilecek olursa dava tarihinden işletilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı için davalılar aleyhine açmış oldukları maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, davacıların cenaze masrafları için; gerçek kişi davalılar aleyhine açtıkları davanın kabulü ile; 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte gerçek kişi davalılar ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... Sigorta ve ... aleyhine açtıkları davanın pasif husumet yokluğundank davacı ...'ın gerçek kişi davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte gerçek kişi davalılar ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...'ın gerçek kişi davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte gerçek kişi davalılar ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... plakalı motorsikletin sigortacısı olarak ... Sigorta Şirketi gösterilmiş ise de, kazaya karışan aracın ... Sigorta A.Ş. ye sigortalı olduğunun anlaşılması üzerine bu sigorta şirketinin davalı olarak dahil edildiğini, ancak mahkemenin gerekçeli kararının karar başlığında ve hüküm fıkrasında yanlışlıkla ... Sigorta Şirketinin taraf olarak gösterildiğini, davalılar ... ve ... hakkında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasında yapılan yargılamada her ikisinin taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırıldığını, müvekkiline çarpan ... plakalı aracın davalılardan ... adına kayıtlı olup kaza tarihinde sigortasının bulunmadığını, bu nedenle davalı Güvence Hesabının da sorumluluğunun olacağını, davacıların babasının yıllar önce vefat ettiğini, hayattaki tek destekçilerinin ölen anneleri ... olduğunu, davacı ...'nun gözlerinde görme kaybı olup %13 engelli raporunun bulunduğunu, diğer davacı ...'in ise Eskişehir'de açıköğretim lisesinde öğrenci olduğunu, bu itibarla her iki davacının 22 yaşından büyük olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların annesinin kaza sonucu vefat etmemiş olsaydı çocuklarını destek olmaya devam edeceğini ve ölüm nedeniyle çocukların destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında verilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamı kazaya karışan motorsikletin rızası dışında alınıp kullanılması sonucunda gerçekleşen ölüm olayı dikkate alındığında bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin motorsikletinin çalındığını, savcılığa bu yönde şikayette bulunduğunu, yerel mahkemenin bu hususu dikkate almadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece tarafların kusur durumuna ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığını, ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile yetinildiğini, ATK trafik ihtisas dairesinden kusur oranına ilişkin rapor alınmadığını, müvekkili ...'ın ceza yargılamasında alt düzeyde tali kusurlu kabul edildiğini, müteveffanın kaza sırasında kask takmadığını, takılı olsaydı kazadan kurtulma imkanının bulunduğunu, ayrıca motorsikleti kullanan davalı ...'in kusuruyla kazanın gerçekleştiğinin sabit olduğunu, takdir edilen manevi tazminat miktarının zenginleşme amacı olamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kabul edilen cenaze masrafları ve manevi tazminatlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; 16.05.2017 tarihinde ... Mahallesi, ... Caddesi'nde davalı ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile ... plakalı aracın çarpıştığı, motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı ve daha sonradan bu kişinin vefat ettiği sabittir. Ceza yargılaması aşamasında alınan ... tarihli bilirkişi raporuna göre ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nun meydana gelen kazada asli kusurlu, ... plakalı kamyonet sürücüsü davalı ...'nin ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yerel mahkemece tarafların bildirdiği deliller toplanmış, engelli olduğu bildirilen davacı ... hakkında İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, bu rapora göre davacı ...'ın mevcut engellilik durumuna göre başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Kaza tarihi itibari ile davacı ...'ın ... doğumlu olup 26 yaşında olduğu, davacı ...'in ise ... doğumlu olup 25 yaşında olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacıların mevcut yaşları itibariyle ve yüksek öğrenimde okumadıkları da dikkate alınarak vefat eden annelerinin desteğinden yoksun kalmalarının mümkün olmadığı değerlendirilerek davacıların destekten yoksun kalma tazminatı yönünde açmış oldukları davanın reddine dair yerel mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarına gelince; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada tali kusurlu olması, davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ise asli kusurlu olması, trafik kazası sonucu davacıların annelerinin vefat etmesi, bu nedenle davacıların duyduğu elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği ilkeleri dikkate alındığında mahkemece davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Yerel mahkemenin gerekçeli karar başlığında davalı Sigorta şirketinin yanlış yazılması maddi hata olup mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan davacıların bu hususa ilişkin istinaf talepleri değerlendirilmemiştir. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacıların ve davalılar ..., ..., ... ile ...'nun istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar ..., ..., ... ve ...'nun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ...'ten alınması gereken 3.415,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 913,21 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.502,29 TL'nin bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 7-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 8-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar ... ve ...'den alınması gereken 3.415,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 913,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.502,28 TL'nin bu davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Davalılar ... ve ...' tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 11-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı ...'ndan alınması gereken 3.415,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 853,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,60 TL'nin bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 13-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 14-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 15-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince temyizi kabil olan kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğünce resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 24/03/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...