(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/9705 E. , 2013/14302 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yetkisizlik sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/9705 E. , 2013/14302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yetkisizlik sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, .....'ın doktora yapmak amacı ile Dokuz Eylül Üniversitesine gitmeden önce 08.07.2003 tarihinde kefilleri ile birlikte Burdur ...... Noterliğinde kefalet ve taahhüt senedi imzaladıklarını, .....'ın doktora eğitiminde başarısız olması nedeniyle taahhüt ve kefalet senedine göre ödemesi gereken borç nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ve davalının %40 'dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi istenilmiş, Mahkemece dava dilekçesinin yetkisizlik sebebiyle reddine karar verilmiştir. İtirazın iptali davasında mahkemesinin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmak zorunda olup, İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli, ayakta bulunan bir icra takibinin varlığı şarttır. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve bu itirazın olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmadığı hallerde ortada geçerli bir takibin bulunmayacağı, açık olup mahkemece bu durumun re'sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda davalı icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde borca ve takibe itiraz etmiş olup, mahkemenin İcra ve İflas Kanununun 50. maddesine göre öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, buna göre oluşacak uygun sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken borçlunun icra dairesinin yetkisizliğine ilişkin itirazını gözardı ederek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.