3. Ceza Dairesi 2022/21406 E. , 2023/1316 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1588 E., 2021/401 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birin…
**3. Ceza Dairesi 2022/21406 E. , 2023/1316 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1588 E., 2021/401 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2020 tarihli ve 2017/351 Esas, 2020/191 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/1588 Esas, 2021/401 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığına, 3. Soruşturma aşamasında yaptırılan teşhis işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, aynı suçtan yargılanan kişilerin beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 4. Açık ve gizli tanıkların beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, 5. Tanık E. Y.’nin soruşturma aşamasındaki ifadelerini baskı altında verdiğini beyan ettiğine ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarının hükme esas alınması gerektiğine, 6. Başka deliller ile desteklenmeyen gizli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, gizli tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına, gizli tanıklara soru sorma haklarının engellendiğine, 7. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, mahkûmiyet kararının bozulmasına, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığına, 2. Kolluk görevlilerinin tanık dinleme ve teşhis işlemi yaptırma yetkisinin bulunmadığına, teşhis tutanaklarının tanık beyanı olarak kabul edilemeyeceğine, 3. Kollukta şüpheli sıfatıyla alınan ve mahkeme huzurunda kabul edilmeyen ifadelerin 5271 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yasak delil niteliğinde olduğuna, 4. Aynı suçtan yargılanan kişilerin beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 5. Sanık ile tanıklar arasında husumet bulunduğuna, açık ve gizli tanık beyanlarının soyut, çelişkili ve iftira niteliğinde olduğuna, mahkemenin tanık beyanlarındaki çelişkileri gidermediğine, 6. Başka delillerle desteklenmeyen gizli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, gizli tanıkların hukuka aykırı olarak dinlenildiklerine, savunma haklarının kısıtlandığına, 7. Lehe tanık beyanlarının gerekçeli kararda tartışılmadığına, 8. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, mahkûmiyet kararının bozulmasına, 9. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... Hakkında ‘Sanıklardan ... hakkında 1 açık ve 2 gizli tanık beyanından hareketle silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, Mahir Kod adlı ...'nun Cumhuriyet Savcısı huzurunda 22.11.2016 tarihinde yapmış olduğu fotoğraf teşhisli ifade tutanağında, sanık hakkında, "Ben bu şahsı ... olarak tanırım. Kendisinin Kırıkdağ da yaşadığını biliyorum. Kırıkdağ da görmediğim ancak ismini çok sık duyduğum Azad (K) isimli örgüt mensubuyla sık sık görüştüğünü ve milisliğini yaptığını biliyorum. Milislik yanında kurye ve işbirlikçilik de yapar. Kırsal alanda faaliyet yürüten örgüt mensuplarına erzak ve yaşam malzemesi temin eder. Ayrıca örgüte eleman kazandırır." şeklinde beyanda bulunduğu, tanığın mahkeme huzurundaki beyanında tanık beyanından döndüğü, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 2018/896 Esas ve 2019/161 Karar sayılı Kararında Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan teşhis beyanının hükme esas teşkil edebileceğine dair aynen, "Bu durumda adı geçen tanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda vermiş olduğu ifadenin, tek başına veya diğer delillerle birlikte sanığın üzerine atılı suçun sübutuna yeterli olup olmadığı tartışılarak bir karar verilmesi yerine, Mahkemece belirtilen gerekçelerle hükme esas alınmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır." ifadelerine yer verdiği, keza kollukta yapılan teşhisin hükme esas alınamayacağına dair Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/3870 Esas ve 2018/1144 Karar sayılı kararında aynen, "...ancak kendisine ulaşılamadığı için mahkemece dinlenemeyen bilahare mahkemeye gönderdiği dilekçesinde önceki anlatımlarını kabul etmeyen S. T. isimli kişinin beyanı suçun sübutu bakımından belirleyici delil niteliğinde olduğundan ve CMK'nın 148/4 üncü maddesi gereğince mahkeme huzurunda kabul etmediği takdirde kollukta müdafii bulunmaksızın verdiği ifade ve yaptığı teşhisin hükme esas alınamayacağı da gözetilerek anılan kişinin gönderdiği dilekçe adresinden de faydalanılmak suretiyle tanık olarak dinlenmesi..." ifadelerine yer verdiği, bu kapsamda Cumhuriyet Savcısı Huzurundaki tanık E. Y.'nin tanık beyanın hükme esas alınabileceği, HSC43MHRD1LAK67 mahlaslı gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı huzurunda 29.11.2016 tarihli tanık teşhis tutanağında, sanık hakkında, "Ben bu şahsı ... olarak tanırım. Bu şahıs Hakkari Merkezde ikamet eder. Plakasını bilmediğim yeşil renkli Toyota Coralla marka araçla korsan taksicilik yapar. Ağaçdibi Köyü kırsalındaki örgüt mensuplarının yanına tanımadığım kişileri görüştürmek için aracı ile getirdiğini gördüm. Bu şahısların Hakkarili olmadıklarını tahmin ediyorum. PKK/KCK terör örgütüne yeni katılım yapan şahısları kırsal alanda faaliyet yürüten örgüt mensuplarından aldığı talimatlara göre gidecekleri yere götürür kuryelik yapar." şeklinde beyanda bulunduğu, FKR88ZRAHİA73CN mahlaslı gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı huzurunda 05.12.2016 tarihli tanık teşhis tutanağında, sanık hakkında, "Ben bu şahsı Cüneyt olarak tanırım. Bu şahsın Hakkari merkezde ikamet ettiğini biliyorum. Kırıkdağ kırsalında faaliyet yürüten örgüt mensuplarının milis kurye ve işbirlikçiliğini yapar. Örgütün istemiş olduğu bilgileri öğrenerek örgüt mensuplarına iletir. Ayrıca örgüt herhangi bir silahlı veya bombalı eylem yapacağı zaman bölge ve güvenlik güçleri hakkında bilgiyi bu şahıs sayesinde öğrenir. Örgütün güvendiği milislerinden biridir." şeklinde beyanda bulunduğu, gizli tanıkların mahkeme heyetince ve naip hakimce dinlediği, gizli tanık beyanları ile açık tanık beyanları örtüştüğü, her ne kadar; sanık savunmasında iddianame ile üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; tüm dosya kapsamına göre sanık savunmasının suçtan kaçmaya ve kurtulamaya yönelik savunma kabilinde mahkememizce kabul görmekle sanık savunmasına itibar edilmemiştir. Böylece tüm dosya kapsamı ve dosyada mevcut tüm deliller incelendiğinde, sanığın terör örgütü mensupları sık sık görüştüğü, terör örgütünün kuryeliğini yaptığı, kırsal alanda faaliyet yürüten terör örgütü mensuplarına erzak ve yaşam malzemeleri temin ettiği, terör örgütüne eleman kazandırdığı ve terör örgütüne teslim ettiği, terör örgütü mensuplarının istemiş olduğu bilgileri temin ederek örgüt mensuplarına ilettiği, bu cihette sanığın milislik faaliyetlerinde bulunduğu, sanığın bu eylemlerini süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz ettiği, sanığın terör örgütü ile hiyerarşisinde yer alarak terör örgütü ile arasında organik bağ kurduğu, bu nedenlerle sanığın PKK silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yapılan yargılama kapsamından anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçtan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.’ 2. Sanık ... Hakkında ‘Sanıklardan ... hakkında 3 açık ve 3 gizli tanık beyanından hareketle silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, tanık Civan Kod adlı D. Ç.'nin terör örgütünün kırsal alanında faaliyet yürütükten sonra yakalanması üzerine 03.03.2014 tarihinde kolluk huzurunda yapmış olduğu fotoğraf teşhisli ifade tutanağında, sanık hakkında "Ş. T. Ağaçdibi Köyünün muhtarıdır. 2013 yılında bahar aylarında, Sümbül Bölgesinde pratik yürütürken, erzak ve bilgi için Ağaçdibi köyüne, Sidar (K) ve Azad (K) ile birlikte bu şahıs evine gittik. Bu şahıstan Depin Polis Kontrol noktası hakkında bilgi getirmesini ve bir takıma yetecek kadar erzak istedik. 2-3 ... geçtikten sonra istediğimiz bilgi ve erzaklar için tekrar gittik. Hazır olan erzakları aldık ve Depin Polis Kontrol Noktası hakkında örgüt tarafından yapılan saldırıdan sonra güvenlik tedbirlerinin daha sıkı ve yoğun olduğu şekilde bilgiler aldık." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık A. S. K) M. K.'nın terör örgütünün kırsal alanında faaliyet yürüttükten sonra teslim olması üzerine Cumhuriyet Savcısı huzurunda 06.07.2013 tarihinde yapmış olduğu fotoğraf teşhisli ifade tutanağında, sanık hakkında, "..., 2013 yılı mayıs ayı içerisinde erzak almak için gittiğimiz Ağaçdibi köyünde kendisini görmüştüm. Köyün muhtarlığını yapmaktadır. Kendisi Sidar (K) milisidir. Kırsal alanda ihtiyacımız olan malzemeleri listesini ve bu malzemeleri alması için 500 TL para verdik. Listeyi ve parayı teslim ettikten sonra malzemeleri bir hafta sonra köyde bulunan evden teslim aldık. Kendisine ait siyah binek tipi aracı vardır." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık M. U.'nun soruşturma aşamasındaki Cumhuriyet Savcısı huzurundaki yeminli beyanında: Bana göstermiş olduğunuz kişiyi Şükrü olarak bilirim. Bu şahsı yaklaşık 3-4 yıldır tanıyorum. Kendisi Ağaçdibi köyünde otururdu Ağaçdibi köyü kırsalında sorumlu olarak faaliyet yürüten Tekin (K) isimli örgüt mensubu ile görüştüğünü bizzat kendim gördüm. 2015 yılında yaz aylarında Tekin (K) isimli örgüt mensubu bana mektup gönderdi. Mektubun içeriğinde sadece "Ağaçdibi köyüne gel" yazıyordu. Bende örgütün bana bir şey yapmasından korktuğum için söylenen adrese gittim. Ağaçdibi köyünü geçtikten sonra Şelale mevkinin tam karşısında bulunan ağacın altında toplamda 4 kişi oturuyordu. Tekin (K) isimli örgüt mensubu, isminin Şükrü olduğunu duyduğum ve bana göstermiş olduğunuz 1 numaralı fotoğraftaki şahıs ve Ağaçdibi köyünden Mustafa isimli şahıslar ağacın altında çay içiyorlardı. Oturdukları yerin üst kısmında ismini tanımadığım leşker kıyafetli silahlı bir örgüt mensubu vardı. Tekin (K) isimli örgüt mensubu ve Şükrü sürekli aralarında konuşuyorlardı. Kısık sesle konuştukları için ne konuştukları hakkında bir bilgim yoktur. Zaten kısa zaman sonra Tekin (K) isimli örgüt mensubu bana hitaben ÇEKTAR (K) isimli örgüt mensubunu araçla Hakkari Merkeze götürmemi söyledi. Sonrasında bende Tekin (K) isimli örgüt mensubuna hitaben örgüt mensubunu yanında oturan M. Ö. ve Şükrü götürsün dedim. O da bana "Sen götüreceksin" dedi. Bende tamam dedim ve sonrasında Çektar (K) isimli örgüt mensubu Ağaçdibi Şelalesinin üst kısmından aşağı inerek yanımıza geldi. Sonrasında Çektar (K) isimli örgüt mensubu ile birlikte,. Bahse konu ağacın altında bulunanlar ile vedalaşarak oradan ayrıldım sonrasında neler yaptılar ne konuşuldu bilmiyorum. Açık kimlik bilgilerini ... olduğunu sizden öğrendim. "Şeklinde beyanda bulunmuştur. Açık tanıklar mahkeme huzurundaki beyanlarında, soruşturma aşamasındaki beyanlarından döndüğü, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 2018/896 Esas ve 2019/161 sayılı Kararında Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan teşhis beyanının hükme esas teşkil edebileceğine dair aynen, "Bu durumda adı geçen tanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda vermiş olduğu ifadenin, tek başına veya diğer delillerle birlikte sanığın üzerine atılı suçun sübutuna yeterli olup olmadığı tartışılarak bir karar verilmesi yerine, Mahkemece belirtilen gerekçelerle hükme esas alınmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır." ifadelerine yer verdiği, keza kollukta yapılan teşhisin hükme esas alınamayacağına dair Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/3870 Esas ve 2018/1144 sayılı Kararında aynen, "...ancak kendisine ulaşılamadığı için mahkemece dinlenemeyen bilahare mahkemeye gönderdiği dilekçesinde önceki anlatımlarını kabul etmeyen S. T. isimli kişinin beyanı suçun sübutu bakımından belirleyici delil niteliğinde olduğundan ve CMK'nın 148/4 üncü maddesi gereğince mahkeme huzurunda kabul etmediği takdirde kollukta müdafii bulunmaksızın verdiği ifade ve yaptığı teşhisin hükme esas alınamayacağı da gözetilerek anılan kişinin gönderdiği dilekçe adresinden de faydalanılmak suretiyle tanık olarak dinlenmesi..." ifadelerine yer verdiği, bu kapsamda tanıklar M. K. ve M. U.'nun Cumhuriyet Savcısı Huzurundaki tanık E. Y.'nin tanık beyanın hükme esas alınabileceği, ancak tanık Civan Kod adlı D. Ç.'nin tanık beyanı her ne kadar; kolluk huzurunda verildiği ve mahkeme huzurunda tanık beyanından dönmüş ise de; tanıklar M. K. ve D. Ç.'nin beyanlarının örtüşüğü, sanığın Sidar (K) isimli örgüt mensubu ile irbatlı olduğu anlaşılmıştır. SADS85BSDZB25NY mahlaslı gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı huzurunda 12.11.2015 tarihli tanık teşhis tutanağında, sanık hakkında, "1 numaralı fotoğraftaki şahsın ismini bilmiyorum. Bu şahıs Hakkari iline bağlı Ağaçdibi köyünde ikamet eder. Ayrıca bu şahıs AKP üyesi olduğunu biliyorum. Bu şahıs Ağaçdibi kırsal alanında sorumlu düzeyde faaliyet yürüten Kurtay (K) ve Haki (K) isimli örgüt mensuplarıyla irtibatlıdır. Bu örgüt mensuplarının ihtiyaçlarını karşılar. Örgüt mensuplarını evinde barındırır ve örgütün emirleri doğrultusunda faaliyet yürütür." şeklinde beyanda bulunduğu, FKR88ZRAHİA73CN mahlaslı gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı huzurunda 05.12.2016 tarihli tanık teşhis tutanağında, sanık hakkında, "Ben bu şahsı ... olarak tanırım. Bu şahıs Ağaçdibi Köyünde ikamet eder. Ayrıca Ağaçdibi Köyünde 2 dönem muhtarlık yapmıştır. Bu şahıs 2014 yılı içerisinde tahminen haziran ayında ...... ile birlikte kendisinin kullandığı siyah Toyota Hilux marka araçla önceden temin ettikleri tüp ve erzakları Ağaçdibi Köyünün doğu çıkışında bulunan şelalenin 2 km ilerisine HİNKE yaylasına doğru giden yolda yolun alt kısmında bulunan kayaların arasına PKK/KCK terör örgütü mensuplarının alması için tüp ve gıda malzemelerini oraya koyduklarını oradan araba ile geçerken bizzat gördüm. Olaydan bir ... sonra leşker kıyafetli ve eli silahlı örgüt mensuplarının katırlarla Hinke ve Meydan Pürmüz yaylasına götürdüklerini biliyorum. Ayrıca örgüt mensuplarının Ağaçdibinde bulunan evine sık sık geldiklerini ve örgüt mensuplarını evinde ağırladığını her türlü lojistik ihtiyaçlarını karşılayarak Ağaçdibi kırsalında faaliyet yürüten terör örgütü mensuplarının milis/kurye ve işbirlikçiliğini yaptığını biliyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, HSC43MHRD1LAK67 mahlaslı gizli tanığın Cumhuriyet Savcısı huzurunda 29.11.2016 tarihli tanık teşhis tutanağında, sanık hakkında, "Ben bu şahsı ... olarak tanırım. Bu şahıs Ağaçdibi köyünde ikamet eder. Bu şahıs 2015 yılında aynı köyde ikamet eden ....... isimli şahıs ile birlikte Hakkari şehir merkezinden PKK/KCK terör örgütüne yaşamsal malzeme ve EYP yapımında kullanılmak üzere tüp, pil, kablo gibi malzemeleri alarak Ağaçdibi köyündeki şelaleye gelerek örgüt mensuplarına verdiklerini biliyorum ve gördüm. Yine 2015 yılında bu şahsın örgütün kırsal alanında faaliyet yürüten ve güvenlik güçleriyle girmiş olduğu silahlı çatışmada öldürülen Andok (K) Barış Tekçe isimli PKK/KCK terör örgütü mensubu olan şahsın yanına gelerek sohbet ettiğini ve çay içtiğini gördüm. Bu iki şahıs bu örgüt mensubuyla geldikleri sırada iki eski dostun sarıldığı gibi samimi bir şekilde sarıldıklarını bizzat kendi gözlerimle gördüm. Bu şahsın 2015 yılında Kurtay Gravi (K) isimli örgüt mensubu ile kendi evinde yemek yediğini gördüm. Bu şahıs aynı zamanda örgütün milisliğini yapıyor. Örgütün yeme, içme gibi yaşamsal malzeme ihtiyaçlarını karşıladığını biliyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, gizli tanıkların mahkeme heyetince ve naip hakim huzurunda dinlendiği, gizli tanık beyanlarının benzer olduğunun görüldüğü, gizli tanık beyanlarının açık tanık beyanlarını desteklediği, sanığın bir çok örgüt mensubu ile irtibat halinde olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar; sanık savunmasında iddianame ile üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanık savunmasının suçtan kaçmaya ve kurtulamaya yönelik savunma kabilinde mahkememizce kabul görmekle sanık savunmasına itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı, terör örgütünün kırsal alanında faaliyet yürütüp teslim olan ve yakalanan açık tanıklar ve gizli tanıkların beyanları ve dosyada mevcut tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Hakkari ili, Ağaçdibi Köyünde bulunan ikametinde terör örgütü mensuplarını ağırladığı ve barındırdığı, terör örgütü mensuplarına erzak temini yaptığı, Hakkari ili Depin Polis Kontrol Noktası hakkında terör örgütü mensuplarına bilgi sızdırdığı, Ağaçdibi Köyü bölgesinde faaliyet yürüten Kurtay (K), Haki (K), Tekin(K) ve Sidar (K) isimli PKK terör örgütü mensupları ile sürekli irtibat halinde olduğu, doğrudan ve samimi bir şekilde görüştüğü, terör örgütünün çeşitli saldırılarda kullanılmak üzere ihtiyacı olan tüp, pil ve kablo düzeneklerini terör örgütü mensuplarına tedarik ettiği, terör örgütünün milislik faaliyetlerinde bulunduğu, sanığın bu eylemlerini süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz ettiği, sanığın terör örgütü ile hiyerarşisinde yer alarak terör örgütü ile arasında organik bağ kurduğu, bu nedenlerle sanığın PKK silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yapılan yargılama kapsamından anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.’ B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ; Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, PKK/KCK silahlı terör örgütü mensuplarıyla sık sık görüşüp örgütün kuryeliğini yapan, kırsal alanda faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarına erzak ve yaşam malzemeleri temin eden, terör örgütüne eleman kazandırarak örgüte teslim eden, terör örgütü mensuplarınca istenilen bilgileri temin ederek örgüt mensuplarına ileten, terör örgütünün milislik faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair husular yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine esas teşkil eden delillerin gizli tanık beyanları ile kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen ve çelişkili ifadelerde bulunan D. Ç., M. K. ve M. U.’nun soruşturma aşamasındaki teşhis tutanakları olduğu, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’nun 9 uncu maddesinin sekinci fıkrası uyarınca gizli tanık beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağı ve D. Ç., M. K. ve M. U.’nun sanık hakkında aşamalarda değişen beyanları ile söz konusu beyanların güvenirliği hususları da gözetildiğine, sanık hakkında teşhis tutanakları ile beyanlarda bulunan ve kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen D. Ç., M. K. ve M. U.’nun soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifade örnekleri ile ilgili dava dosyalarının getirtilerek, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, ilgili dosyalarda soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan ifadeler ile iş bu dava dosyasında sanık hakkında hükme esas alınan teşhis tutanaklarının çelişmesi halinde hangi ifadeye üstünlük tanındığı gerekçelendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/1588 Esas, 2021/401 sayılı Kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/1588 Esas, 2021/401 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.