1. Hukuk Dairesi 2010/8090 E. , 2010/9412 K. "" MAHKEMESİ : ARHAVİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalının kayden malik olduğu 2 ada ..parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını,devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini i…
**1. Hukuk Dairesi 2010/8090 E. , 2010/9412 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ARHAVİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalının kayden malik olduğu 2 ada ..parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını,devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, adres tespiti üzerine doğru adrese tebligat yapılmış olmasına rağmen yargılamaya katılmadığından dava gıyapta yürütülmüştür. Mahkemece, davalının kayden malik olduğu çaplı taşınmazının uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılan keşif sonucu alınan rapor ve krokisinde belirlenen 142 m2 lik kısmının, kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı saptanmak suretiyle anılan kısmın tapu kaydının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Hüküm temyiz eden davalıya 18.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi 06.04.2010 tarihinde havale edilmiş, aynı gün temyiz harcı yatırılmış ve temyiz defterine kayıt edilmiştir. Bu durumda, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.06.1990 gün, 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı inancı ve HUMK. nun 432.maddesi gereğince yasal sürenin geçirildiği anlaşılmakla, davalı yanın temyiz isteminin reddine, Davacı Hazinen temyiz itirazlarına gelince; Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve tespit dışı bırakılması isteğine ilişkindir. Mahkemece yapılan uygulama sonucu; fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 142 m2 lik bölümün, 3621 sayılı yasanın 4. maddesinde tanımı yapılan kıyıda kaldığı belirlenerek 28. 11. 1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca sicilden terkini gereken bölümün tapusunun iptaline, hazine adına tesciline ilişkin olarak kısa ve gerekçeli karar oluşturulmuş, daha sonra talepte bulunulmamasına rağmen tavzih kararı tesis edilerek 03. 02. 2010 tarihli karar ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu 2 ada, ..parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 18.02.1986 tarihinde yapıldığı, 02.05.1989 tarihinde kesinleştiği ve davanın 04.03.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, HUMK 455 ve devamı maddelerinde tavzih müessesesi düzenlenmiş olup “…taraflardan birinin isteği üzerine hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse hükmün icrasına kadar düzeltilebileceği ya da çelişkinin giderilebileceği “ öngörülmüştür.