Başvuru, mahkûmiyetten sonra ortaya yeni olay ve deliller çıktığından bahisle yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahkûmiyetten sonra ortaya yeni olay ve deliller çıktığından bahisle yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, (kapatılan) İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK madde ile görevli) 16/9/2008 tarihli kararıyla İBDA/C isimli silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Mahkûmiyet kararı; sanıkların savunmalarına, aramada başvuruculardan ele geçirilen silahlara, örgütsel yayınlara, İBDA/C terör örgütünü destekleyen ve propagandasını içerir birtakım kitaplara ve dergilere, başvurucuların yakalanma anındaki durumlarına dayandırılmıştır. Gerekçeli karardan anlaşıldığına göre başvurucular kolluk ve Savcılık ifadelerinde genel olarak İBDA görüşünü benimsediklerini savunarak ayrıntılı örgütsel faaliyetlerle ilgili beyanlarda bulunmuştur. Anılan karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Bu arada İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 22/7/2014 tarihinde, daha önce İstanbul Develet Güvenlik Mahkemesinin 2/4/2001 tarihli ve 1999/19, K.2001/105 sayılı kararıyla İBDA/C örgütünün lideri olduğu gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan S.İ.E. hakkındaki yargılamanın yenilenmesine karar vermiştir. Yeniden yapılan yargılamada tanık anlatımlarına, o dönemde görev yapan yargı mensuplarının basında çıkan beyanlarına, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Araştırma Komisyonu raporuna, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararlarına ve diğer delillere dayanılarak 2/3/2016 tarihinde önceki hükmün ortadan kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir. S.İ.E. hakkında "mahkumiyet hükmünde kabul edilip benimsendiği şekliyle şiddet eylemlerinin gerçekleştirilmeye başlandığı 1991 - 1992 yıllarından sonra oluşturulan cephe hareketlerinde emir, talimat verme veya sair şekilde yönlendirmesi olduğuna, İBDA/C silahlı örgütünü oluşturduğu ve şiddet eylemlerini gerçekleştirdiği kabul edilen birbirinden bağımsız cephe ve hücre oluşumları ile arasında organik bağının bulunduğuna dair mahkumiyetine elverişli ve yeterli, kesin ve inandırıcı, somut ve objektif hiçbir kanıt mevcut olmadığı; [a]ralarında hiyerarşik bir yapılanma olmaksızın birbirinden bağımsız hareket ederek aldıkları kararları faaliyete geçirdiği kabul edilen İBDA/C örgütü mensuplarının gerçekleştirdikleri anayasal düzeni değiştirmeye ve ortadan kaldırmaya yönelik şiddet eylemlerine doğrudan doğruya katıldığı tespit edilemeyen hükümlünün, salt kitaplarından etkilenildiği ve eserlerinin örgüt üyelerinin siyasi ve ideolojik altyapısını oluşturduğu düşüncesiyle söz konusu eylemlerden cezai yönden sorumlu tutulması şeklindeki bir anlayış ve hukuki yorumun kabul edilemeyeceği, önceki mahkumiyet hükmünde kabul edilip hükme dayanak yapılan "lidersiz bir örgüt düşünülemeyeceğinden örgüt mensuplarının Kumandan sıfatı ile lider olarak gördükleri ve bağlı oldukları [S.İ.E.nin] İBDA/C silahlı terör örgütü lideri olduğu ve bu yüzden de örgüt mensuplarının gerçekleştirdiği eylemlerden örgüt lideri olarak sorumlu olduğu" şeklindeki bakış açısının modern ceza hukukunun şahsiliği ve kusur sorumluluğu ilkeleriyle bağdaşmayan, toptancı bir anlayışı ifade eden, deyim yerinde ise örgüte lider bulmaya dönük, dönem hukuku anlayışını ve zorlama bir bakış açısını yansıttığı" gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Başvurucular 8/9/2014 tarihli dilekçeyle, üyesi oldukları için cezalandırıldıkları örgütün lideri hakkında yargılamanın yenilenmesine karar verildiğini ve bu durumun yeni "delil" ve "olay" kapsamında yargılanmanın yenilenmesi sebebi oluşturduğunu belirterek yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur. Mahkeme; yargılanmanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen sebeplerin yargılama sırasında ileri sürüldüğünü, Mahkemece bu sebeplerin tartışılarak savunmaya itibar edilmediğini ve verilen kararın Yargıtay denetimden geçerek kesinleştiğini belirterek 20/10/2014 tarihinde yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar vermiştir. Başvurucular 26/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.