T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : 1 -..... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : 2 -... -... ... …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : 1 -..... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : 2 -... -... ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı şirket vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin gayrimenkul alım satımında aracılık faaliyeti yürüten, ... adlı emlak ofisinin sahibi olduğunu, bu çerçevede profesyonel olarak komisyon hizmeti sunan bir kişi olduğunu, davalıların, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan 6.157,88 m² büyüklüğündeki tarla vasıflı taşınmazı satın almak istemeleri üzerine müvekkili ile temasa geçtiklerini, müvekkilinin aracılığıyla gerçekleşen satıştan doğan 22.000 Euro komisyon bedelinin (karşılığı Türk Lirası’nın) tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankası alış kuru üzerinden döviz hesaplarına uygulanan yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Dava, ... Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesine açılmış, ....Asliye Hukuk Mahkemesince ...Esas, ... Karar sayılı ve 14/11/2025 tarihli karar ile davanın açılma öncesinde yürürlüğe giren 08/07/2021 tarihli 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih, 608 sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin ... ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine karar verilmiş olduğu, Mahkemelerinin Asliye Ticaret sıfatının kaldırıldığı gerekçesiyle dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK'nın 520 vd. maddeleri düzenlenen simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK'nın 4. maddesi anlamında mutlak ticari davalardan sayılmayan simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan ve tarafları itibariyle nispi ticari dava niteliğinde de olmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile; "1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece verilen görevsizlik kararı, dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı müvekkili şirkete tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmaksızın verilmiş olup, usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin tarafı olduğu bir davadan ve davacının iddia ve isnatlarından ilk kez görevsizlik kararı ile muttali olduğunu, davaya konu edilen vakıalar, hukuki nitelendirmeler ve talepler hakkında hiçbir şekilde bilgilendirilmemiş; bu isnatlara karşı açıklama yapma, savunma sunma ve delil gösterme imkânı tanınmaksızın hakkında karar tesis edilmiş olduğunu, bu durumun medeni yargılama hukukunun hiçbir temel ilkesiyle bağdaşmadığını, aynı şekilde .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.11.2025 tarihli ve... E., ...K. sayılı kararında da dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden, dilekçeler aşaması tamamlanmadan görevsizlik yönünde karar verildiğini, her iki kararda da Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun öngördüğü usul kesitleri tamamen atlanmış; tarafların yargılamaya katılımı sağlanmaksızın yargısal değerlendirme yapılmış olduğunu, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.11.2025 tarihli, ... E. ...K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, istinaf giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1. maddesine göre Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-(b) maddesi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, 115. maddesine göre ise Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Buna göre, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Bu nedenle, asliye ticaret mahkemesinin bakması gereken davalarda, asliye hukuk mahkemesi görevli sayılamaz. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2019 tarih, 2017/17-1097 Esas ve 2019/458 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/12/2019 tarih, 2019/5524 Esas ve 2019/7143 Karar sayılı ilamı) Bu genel açıklamaların ardından yapılan değerlendirmede; Gayrımenkul Tellallığı (simsarlık) sözleşmesi 6098 sayılı TBK 520 vd. maddelerinde düzenlendiğinden; kanunda yazılı mutlak ticari davalardan olmadığından mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Ancak, ilk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24.11.2025 tarihli yazı cevabından anlaşıldığı üzere davacı ... 'un "Gayrimenkul Faaliyetleri İçin Aracılık Hizmeti" faaliyetine ilişkin gerçek usulde gelir vergisi yönünden mükellefiyet kaydının devam ettiği ve bilanço usulüne göre vergilendirildiği yani tacir olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin de tacir olduğu izahtan varestedir. Bu kapsamda, davanın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olduğuna göre davaya konu uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmektedir. Diğer bir anlatımla dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava niteliğindedir. TTK'nın 5/1. maddesi gereğince davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, TTK'nın 5/3. maddesi gereğince asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Öte yandan diğer davalı ... tacir olmasa da davalar arasında bağlantı olduğundan ve biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği muhtemel bulunduğundan, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlülüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gerekli olup, mezkur davalı hakkındaki davanın da, daha özel nitelikteki ticaret mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına uygun düşecektir. Açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada esasa girilmeksizin usulen kabulü ile verilen kararın HMK m.353/1-a.3 gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2025 tarih, ...Esas .... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.19/02/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.