1. Hukuk Dairesi 2015/2225 E. , 2018/280 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacıların tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.01.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler duruşmaya…
**1. Hukuk Dairesi 2015/2225 E. , 2018/280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacıların tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.01.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakan babaları ... ’in kayden maliki olduğu 1584 parsel sayılı taşınmazı satış suretiyle, 582, 583, 585, 449, 450, 451, 581, 583, 584, 585, 1582, 1640, 1890 ve 2505 parsel sayılı taşınmazları ise ölünceye kadar bakma akdiyle davalı kızına devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, bakım borcunu yerine getirdiğini, temliklerin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, 1584 parsel sayılı taşınmaz satışının gerçek olduğu, mirasbırakanın ölünceye kadar bakılmak amacıyla hareket ettiği ve bakım borcunun da yerine getirildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ... ’in kayden maliki olduğu 1584 parsel sayılı taşınmazı 22.02.2006 tarihinde satış suretiyle, 2505 parsel sayılı taşınmazın 1100/1380 payını 25.02.2010 tarihinde, 449, 450, 451, 58, 583, 584, 585, 1582, 1640, 1890, 582, 583 ve 585 parsel sayılı taşınmazları ise 07.11.2007 tarihinde ölünceye kadar bakma akdiyle davalı kızına temlik ettiği, 1933 doğumlu mirasbırakan ... ’in 19.06.2011 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak tarafların kaldığı, başkaca mirasçının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.