Başvuru, ön alım (şufa) davasında vesayet altında olunmasına karşın bu husus gözetilmeden karar verildiği, yargılama sürecinde İlk Derece Mahkemesinin ara kararları doğrultusunda Mahkeme veznesine yatırılan şufa bedellerinin yasal faizleri olmadan geri ödendiği ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ön alım (şufa) davasında vesayet altında olunmasına karşın bu husus gözetilmeden karar verildiği, yargılama sürecinde İlk Derece Mahkemesinin ara kararları doğrultusunda Mahkeme veznesine yatırılan şufa bedellerinin yasal faizleri olmadan geri ödendiği ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/1/2014 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın 15/9/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 3/10/1996 tarihinde Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı şufa davasında, uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/4 hissesi kendisine ait olmasına rağmen taşınmazın üzerine bazı şahıslarca bina yapılarak işgal edildiğini, davalı yirmi bir kişinin taşınmazdan hisse aldıklarını, taşınmaz üzerindeki ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek taşınmazın tapusunun iptalini ve ön alım hakkına binaen adına tescilini talep etmiştir. Yargılama devam etmekte iken Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 14/9/1998 tarihli kararı ile başvurucu vesayet altına alınmış, eşi Fadime Ateş kendisine vasi tayin edilmiştir. Başvurucu yargılama sürecinde alınan ara kararlar gereği Mahkeme veznesine ön alım hakkı için 9/12/1999 tarihinde 752 TL, 2/2/2005 tarihinde 200 TL para yatırmıştır. Yargılama sonunda Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi, dosyada ibraz edilen tüm belge ve deliller, dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmeler sonucunda 1/10/2009 tarihli ve E.1998/1318, K.2009/1012 sayılı kararı ile taşınmaz üzerinde şufa hakkı talep edilen hisselerin bir kısım davalılarca 30/3/1994, 10/5/1994, 20/6/1994 ve 27/9/1994 tarihlerinde satın alındığını ve taşınmaz üzerine 1995 yılında bina inşasına başlandığını; başvurucunun, ailesi ile birlikte aynı mahalde ve taşınmaza yakın mevkide ikamet ettiğinin anlaşıldığını, başvurucunun vesayet altına alınmasını gerektiren rahatsızlığı sabit olmakla beraber vasi eşinin veya yakınlarının, bina inşasına başlandığını görmelerinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirtmiş; eşin veya yakınlarının, hissedar olunan taşınmaz üzerinde bina yapımına başlanmış olmasını görmeleri durumunda bunu araştırmaları ve herhangi bir hak ihlalinin mevcut olması durumunda süresinde yasal yollara başvurmaları gerekirken başvurucu tarafından 3/10/1996 tarihinde dava açıldığını, bu durumda olay tarihinde yürürlükte olan 17/2/1926 tarihli ve 743 sayılı mülga Türk Kanunu Medenisi’nin maddesi gereğince süresinde şufa hakkının ortaya konulmadığını belirterek davanın reddine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararı temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Hukuk Dairesinin 14/7/2011 tarihli ve E.2011/3174, K.2011/8204 sayılı ilamı ile onanmış, aynı Daireye yapılan karar düzeltme istemi de 30/10/2013 tarihli ve E.2013/9068, K.2013/14435 sayılı ilam ile reddedilmiştir. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucuya 5/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 743 sayılı mülga Kanun’un maddesi şöyledir:“A. Mukaveleden Mütevellit Şuf’a: Mukaveleden mütevellit şuf’a hakkı; tapu siciline şerh verildiği surette bu şerhte tayin olunan müddet zarfında ve sicilde gösterilen şartlar dairesinde her hangi bir malike karşı dermeyan olunabilir. Sicilde şart gösterilmemiş ise gayrimenkulün müddeaaleyhe satışındaki şarta itibar olunur. Meşfu satıldıkta bayi keyfiyeti şefia haber vermeğe mecburdur. Şefiin bey’e ıttılaı gününden itibaren bir ay ve herhalde sicille şerh verildiği tarihten itibaren on sene geçmekle şuf’a hakkı sakıt olur.”