4. Hukuk Dairesi 2023/6488 E. , 2024/3934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/314 E., 2023/318 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-19578 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/37790 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtir
**4. Hukuk Dairesi 2023/6488 E. , 2024/3934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/314 E., 2023/318 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-19578 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/37790 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.11.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan otomobil ile dava dışı kamyonetin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.943,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 2.500,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 6.193,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini toplam 259.504,85 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının kaza tarihinde işçi olarak çalışmakta olup işverenin sağladığı ulaşım aracı ile çalıştığı fabrikaya gitmekte iken davaya konu trafik iş kazasının meydana geldiğini, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi ödemeler varsa araştırılıp, yapılan ödemenin tazminat hesabından indirilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı kanaatine varılması halinde ise hatır taşıması indirimi yapılması ve kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %47 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, geçici bakıcı süresinin 1 ay olarak tespit edildiği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı, davaya konu kazanın trafik iş kazası olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya ödenen rücuya tabi sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bulunup bulunmadığı hususunda belge sunması için davacı tarafa süre verildiği, davacı vekilinin SGK tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenmediğine ilişkin belge sunulduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 249.809,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.625,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 735,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 2.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 256.670,34 TL tazminatın 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının kaza tarihinde işçi olarak çalıştığını, işverenin sağladığı ulaşım aracı ile çalıştığı fabrikaya gitmekte iken davaya konu trafik iş kazasının meydana geldiğini, kolluk ifade tutanaklarında davacı ve iş arkadaşlarının fabrikaya gitmek üzere yola çıktıklarını, servis aracında yer olmaması nedeniyle başka bir araca bindirildiklerini beyan ettiklerini, kazanın bu araç ile işe giderken gerçekleştiğini, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi ödemeler varsa araştırılıp, yapılan ödemenin tazminat hesabından indirilmesi, davaya konu kazanın iş kazası niteliği olması halinde davacının çalıştığı kurumdan tazminat talep edip etmediğinin tespiti, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı kanaatine varılması halinde ise hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması, müterafik kusur indirimi yapılması, ceza soruşturması kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253/19 uncu maddesi kapsamında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının tazminat davası açamayacağını, kusur oranının hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olduğu, davalının poliçe teminatı kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağında davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirlenmediği, davalı vekilinin davacının müterafik kusurlu olduğunu ispat edemediği, davaya konu kazanın işçi servisinde meydana geldiği, hatır taşımasının bulunmadığı, SGK tarafından davacıya davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapıldığına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacı lehine tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza tarihinde işçi olarak çalıştığını, işverenin sağladığı ulaşım aracı ile çalıştığı fabrikaya gitmekte iken davaya konu trafik iş kazasının meydana geldiğini, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi ödemeler varsa araştırılıp, yapılan ödemenin tazminat hesabından indirilmesi, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı kanaatine varılması halinde ise hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri ve adli tıp raporu ücretinden sorumlu olmadığını, söz konusu taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; poliçe teminatı kapsamında davalının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden sorumlu olduğu, davaya konu kazanın işçi servisinde meydana geldiği, hatır taşıması bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan Konya ...Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 05.01.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen çene kırığına bağlı çiğneme bozukluğu nedeniyle %30, post travmatik stres bozukluğu ve depresif nöbet nedeniyle %20, yüzdeki sabit iz nedeniyle %5 olmak üzere balthazard formülüne göre toplam %47 oranında malul kaldığı belirlenmiştir. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporunda davacıda kazadan sonra ortaya çıktığı belirtilen post travmatik stres bozukluğu ve depresif nöbetin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı sabit olmayıp, bu haliyle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Şu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen “post travmatik stres bozukluğu ve depresif nöbet” ve diğer nedenlerle (çenedeki hareket kısıtlılığı ve yüzdeki sabit iz de değerlendirilerek) davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, söz konusu maluliyetin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, davacıda tespit edilen psikolojik rahatsızlığın maluliyet oranına etki edip etmediği, raporda belirtilen post travmatik stres bozukluğu ve depresif nöbetin süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4 üncü fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine; maddenin 5 inci fıkrasında ise "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacının ... Silah Fabrikası isimli işyerinde çalıştığı, kaza tarihinde diğer işçiler ile birlikte kendisini fabrikaya götürecek servisi beklediği, servis sahibinin davacı ve diğer işçilere serviste yer olmaması sebebiyle dava dışı servis şoförü ...’a ait olan davalıya sigortalı otomobile binmelerini söylediği, davacı da dahil olmak üzere toplam dört işçinin davalıya sigortalı... plakalı otomobile bindirildiği, fabrikaya gitmek üzere yola çıkıldığı, bu sırada kazanın meydana geldiği ve davaya konu edilen maluliyet durumunun doğduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça davaya konu kaza nedeniyle SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından gerekli araştırma yapılmadan davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir. Şu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacıya iş göremezliğine ilişkin gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5 oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.