20. Hukuk Dairesi 2014/1964 E. , 2014/3621 K. "" MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2005 NUMARASI : 2003/775-2005/131 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği.. Köyünde …
**20. Hukuk Dairesi 2014/1964 E. , 2014/3621 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2005 NUMARASI : 2003/775-2005/131 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği.. Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve 07.06.2004 günlü fen bilirkişi krokisinde gösterilen 37163,50 m²'lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede orman kadastrosu çalışmaları yapılmamıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerindeki kayaların % 20 civarında olduğu, tarım yapılan toprak bölümü üstün durumda olduğundan taş ve kayaların iktisaba engel olmayacağı ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda memleket haritası ile kadastro paftası ölçeklerini eşitleyerek yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike etmeden, sadece çekişmeli taşınmazın konumunu elle işaretleyerek memleket haritası üzerinde gösterdiği gibi taşınmazın içinde bulunduğu pafta örneği ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanakları getirtilerek bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmamış, ziraatçi bilirkişinin dava konusu taşınmaz üzerinde % 20 oranında sabit kayalar olduğu yönündeki raporu dikkate alınmamıştır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz.