İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/10/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların eşit hisse ile ortak olduğu adi ortaklıkta, inşaat ya…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/04/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 2 -... DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/10/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların eşit hisse ile ortak olduğu adi ortaklıkta, inşaat yapıp satan kişiler olduğunu, müvekkilinin, .... Yapı ...- ... Adi Ortaklığı ile yaklaşık 5 yıldır yapmış olduğu ticari ilişki sonucunda birden fazla inşaata ahşap kapılar, mutfak dolapları, banyo dolapları, lavabo dolapları, giyinme odaları, posta kutuları, vestiyer, ahşap süpürgelik gibi tüm marangozluk işlerini malzeme, işçilik ve montaj dâhil olarak yaptığını, ortaklar arasındaki anlaşmazlık sebebiyle iş bedeli için alınan senetlerin iptali için Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyasında müvekkiline karşı menfi tespit davası açıldığını ve bu davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin son yaptığı işin büyük bir bölümünü teslim ettiğini, son inşaatta az bir montaj işi kaldığını, karşı tarafın ödeme yapmaması üzerine eksik kalan az miktarda iş yapılmadığını bu sebeple müvekkilinin sözleşme gereği kararlaştırılan iş nedeniyle alması gereken miktar ve dolaysıyla bundan kaynaklanan zarar tam olarak tespit edilemediğini, sözleşme gereği anlaşılan miktarın 1.450.000,00TL olup bakiye olarak 720.000,00 TL müvekkilinin alacağının kaldığını, müvekkilinin bir kısım montaj işlerini gerçekleştiremediği için tam bedel tespit edilememekle birlikte, kalan kısım için asla feragat anlamına gelmemek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek yapılan işlerin bedeli ve alınan ödemelerin hesaplanmasından sonra hak edilmiş olan kalan kısmı için, şimdilik 60.000,00 TL’nin karşı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ettiklerinden bahisle; Davanın kabulüne, şimdilik 60.000,00 TL'nin, ana para ve faiz için ayrı ayrı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, arabuluculuk anlaşamama tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Konya .....Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden yargılamaya altlık hazırlamak ve mümkünse para koparmak üzere ikame edildiğini, kötü niyet mahsulü ve açıkça haksız olduğunu, davacının tacir olmadığını, niteliği itibariyle TTK’da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığını, taşeronluk sözleşmesi nedeniyle alacak davasının görev yönünden reddinin gerektiğini, davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, zira mevduata uygulanan faiz oranı talebinin sadece işçi alacaklarında ve sözleşmede belirtilmesi halinde sözleşme maddesine göre mümkün olduğunu, bu itibarla faiz talebinin yasal olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, zira hali hazırda davacı tarafından kambiyo senetlerine mahsus yolla açılmış bir icra takibinin bulunduğunu, bu senetten ayrı bir alacak iddiasının da bulunmadığını, dolayısıyla davalının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili ile diğer borçlu tarafından 24 Ekim 2014 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi ile ... ve ... Ort. isimli Adi Ortaklığın kurulduğunu, bahse konu Adi Ortaklığın 10.06.2018 tarihli "Adi ortaklığın Tasfiyesi Sözleşmesi"'nin imza edilerek sona erdiğini, davacı tarafın her zaman düzenlenmesi mümkün bir Taşeronluk Sözleşmesi ile alacaklı olduğunu iddia ettiğini, oysa müvekkilin 10.06.2018 tarihinde bahse konu ortaklıktan ayrıldığını, bu tarih itibariyle davacı tarafından yapılan her hangi bir iş ve kesilmiş bir faturanın da bulunmadığını, yaptığını iddia ettiği işe ilişkin herhangi bir fatura da kesmediğini, taraflar arasında fatura ilişkisi olmadığı ve ticari defter kayıt ve belgeler itibariyle bir alacağın bulunmadığının sabit olduğunu, davalı tarafın iş teslim ettiğine, fatura kestiğine yönelik her hangi bir belge veya senet ortaya koymaksızın sahtecilik eseri olduğu ve geçmişe yönelik tanzim edildiği gayet açık Taşeronluk Sözleşmesi sunarak tahsilat yapma yolunu seçtiğini, İş Teslim Tutanakları olmadığı, Fatura ve İrsaliye kesilmediği halde talepte bulunulmasının kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, davacı tarafın iş yaptığı iddiası ile işbu davayı açmasında hukuki yararın bulunmadığını, zira davacının bizzat kendi beyan ve ikrarı ile bu işe karşılık senet aldığını, senet ödenmeyince takibe konulduğunu iddia ederek açıkça hukuki yarar yokluğunu ortaya koyduğunu, takibin halen derdest olduğunu, davacı tarafın kesmiş olduğu faturanın müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonrasına ilişkin olduğu gibi bu faturanın adi ortaklık defter kayıtlarına işlendiği halde bile davacının alacağının bulunmadığını, haliyle müvekkili açısından husumet itirazlarının bulunduğunu, dolayısıyla davacının beyanlarının tamamen haksız ve kötü niyet mahsulü olduğunu, davacının iddialarının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, aksinin belge ile sabit olduğundan bahisle; Elde ki davanın usuli itirazları doğrultusunda işlem tesisi ile görev yönünden reddine, adi ortaklığın kayıtlarında, davaya konu bir alacak olmadığını, dava konusu faturanın Adi ortaklık tasfiyesinden sonra kesildiğini, kesilen faturaların ise bir kısım nakit bir kısım banka marifeti ile ve yine müşteri bonosu ve çek ile ödenmiş olması, tasfiye ve fesih edilen edilen adi ortaklığın eski sınırlı yetkili ortak ile davacının iyi niyetli olmamaları, olmayan temsil yetkisini kötüye kullanılması, davacı yanın gerekli özen ve dikkati göstermediğinden, müvekkili bakımından husumet yokluğundan davanın reddine, Konya....Ağır ceza mahkemesi ... E.sayılı davanın ve yine....Asliye Ticaret Mahkemesi ....... E.sayılı davalar sonuçlanıncaya kadar bekletici mesele yapılmasını, netice olarak başkaca/fazlaca itiraz ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile iş bu davanın hem usulden hem esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; " Dava; Alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin tefrik öncesi ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasının mahkememizin ....... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği, Mahkememizin ....... Esas sayılı dava dosyasının 22.04.2025 tarihli duruşmasının 4 (Dört) no'lu ara kararı ile; Mahkememiz işbu dosyası ile birleşen yine Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasının bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildiğinden, tefrik edilen dava dosyasının mahkememizin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, tarafların delillerinin mahkememizin ....... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalıların adi ortaklık şeklinde inşaat yapıp satan ve %50 - %50 ortak olan kişiler olduğunu, kendisinin .... Yapı ... ... Adi Ortaklığı ile yaklaşık 5 yıldır yapmış olduğu ticari ilişki sonucunda birden fazla inşaata Ahşap kapılar, Mutfak dolapları, Banyo Dolapları, Lavabo Dolapları, Giyinme Odaları, Posta Kutuları, Vestiyer, Ahşap Süpürgelik gibi tüm marangozluk işlerini malzeme, işçilik ve montaj dâhil olarak yaptığını, ortaklar arasındaki anlaşmazlık sebebiyle alınan senetlerin iptali için Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ....... Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, son yaptığı işin büyük bir bölümünü teslim ettiğini, son inşaatta az bir montaj işi kaldığını, karşı tarafın ödeme yapmaması üzerine eksik kalan az miktarda iş yapılmadığını bu sebeple kendisinin sözleşme gereği kararlaştırılan iş nedeniyle alması gereken miktar ve dolaysıyla bundan kaynaklanan zarar tam olarak tespit edilemediğini, sözleşme gereği anlaşılan miktarın 1.450.000,00TL olup bakiye olarak 720.000,00 TL alacağının kaldığını, kendisinin bir kısım montaj işlerini gerçekleştiremediği için tam bedel tespit edilememekle birlikte, kalan kısım için asla feragat anlamına gelmemek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek yapılan işlerin bedeli ve alınan ödemelerin hesaplanmasından sonra hak edilmiş olan kalan kısmı için, şimdilik 60.000,00 TL’nin karşı taraftan alınarak kendisine ödenmesini talep ettiklerinden bahisle; Davanın kabulüne, şimdilik 60.000,00 TL'nin, ana para ve faiz için ayrı ayrı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, arabuluculuk anlaşamama tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı ...'ın davaya karşı herhangi bir yazılı veya sözlü bir cevap vermediği, diğer davalı ...'in ise davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan ettiği, davalı ...'in davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, diğer davalı ...'ın usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ....... Es sayılı takip dosyasından davaca ... ... ...'nün 25/05/2018 tanzim tarihli, 30/06/2019 vade tarihli 720.000,00 TL bedelli bonoya istinaden davalılar hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yaptığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından davalı ...'in davacı ... aleyhine Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ....... Es. Sayılı dosyasına konu icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açtığı, mahkememizin 12/09/2019 tarih ve ... Es. Sayılı Tefrik kararı ile tefrik kararı verilerek mahkememizin ....... Es. sayılı dosyasına kaydının yapıldığı ve yargılamanın bu numara üzerinden devam ettiği ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacının Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ....... Es sayılı takip dosyasından davacı ...'nün 25/05/2018 tanzim tarihli, 30/06/2019 vade tarihli 720.000,00 TL bedelli bonoya istinaden davalılar hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yaptığı, eldeki davaya konu alacak ile icra takibine konu alacağın aynı alacak olduğu, birbirinden bağımsız alacaklar olmadığı, davalı ...'in Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ....... Es. sayılı takibine ilişkin açtığı menfi tespit davasının Mahkememizin ....... Es. sırasına kayıtlı ve halen derdest olduğu, takibe konu bonodaki imzanın inkar edilmemesi karşısında davacının alacaklı olduğunu ve alacak miktarını anılan menfi tespit davasında ispat etme imkanı varken eldeki alacak davasını açmasında herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca her ne kadar ...'a da husumet yöneltilmiş ise de Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ....... Es. sayılı takip dosyasının derdest olması ve takibin ... yönünden durdurulmasına ya da iptaline karar verildiği yönünde herhangi bir iddianın bulunmaması karşısında davacının ...'a yönelik dava yönünden de hukuki yararının bulunmadığı, benzer şekilde açılan Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile verilen kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile istif başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın Yargıtay....Hukuk Dairesi'nin 04.12.2024 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin 6100 sayılı HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-h maddesinde; Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, davacının alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yüklenicinin yapıp teslim ettiği işlerin sabit olup Konya .... Asliye Hukuk ... D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, bu dosyada da görüleceği üzere müvekkilinin yapmış olduğu işler sebebiyle yüklü miktarda hak edişinin bulunduğunu, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ....... sayılı dosyasından davalılar aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalılardan ...'in diğer davalı ve yönetici ortağı ... tarafından keşide edilen bonoların yetkisiz temsil ve geçmişe etkili sahte imza iddiası ile açmış olduğu Konya .... Ticaret Mahkemesi ....... E. sayılı menfi tespit davasının yaklaşık 6 yıldır davalı ...'in şikayeti üzerine açılan Ağır Ceza Dosyasını beklediği için derdest olduğunu, müvekkilinin başlatmış olduğu icra takibinde davalı ...'in, icra takibinden sonra açmış olduğu, Konya .... Ticaret Mahkemesi ... D. İş ve ....... D. İş dosyalarıdan, %20 teminatla verilen ihtiyati tedbir sebebiyle 6 yıldır durduğunu, davalı ...'ın borca batık olduğunu, diğer davalı ...'in ise mal kaçırarak kendisini güvenceye aldığını, ilgili Konya .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkili hakkında beraat kararı verilmiş olup 2 yıldır istinaf aşamasında olduğunu, istinaf, temyiz, bozma ve düzeltme ihtimalleri düşünüldüğünde müvekkilinin alacağını uzunca bir süre tahsil edemeyeceğini, 6 yıl önceki alacağı ile rahatlıkla orta seviye 5 adet 3+1 daire alabilecek iken müvekkilinin şu anda 1 adet evin 1/5'ini alabilir olmasının rahatsız edici olduğunu, davacının munzam zararlarının oluştuğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dairemizin Yargıtay temyiz incelemesinden onama ile geçerek kesinleşen emsal ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında gösterilen sebeplere göre mevcut delillerin takdirinin ve yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/04/2025 Tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 1-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine, 4-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸