T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/826-2025/1023 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2024/826 Esas KARAR NO : 2025/1023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2024 NUMARASI : 2023/108 Esas-2024/238 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Söz…
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/826-2025/1023 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2024/826 Esas KARAR NO : 2025/1023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2024 NUMARASI : 2023/108 Esas-2024/238 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı; Müvekkili şirket ile davalı arasında 22.09.2022 tarihinde "... İnşaatı Peyzaj Proje Tasarım Ve Çizim Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme konusu iş, sözleşmenin 3. maddesinde; ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde yapılacak peyzaj proje alanlarına ait konsept proje, yapısal ve bitkisel peyzaj uygulama projeleri, detay ve kesitleri, sulama-aydınlatma senaryosu projesinin çizimi, mimari proje müellifi ile koordinede bulunulması, projenin belediye bünyesinde onaylanması için hazır hale getirilmesi ve ruhsata uygun şekilde uygulama projelerinin tamamlanarak işverene teslim edilmesi şeklinde belirtildiğini, sözleşme bedelinin, götürü bedel esas alınarak 225.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, sözleşmenin ödeme şekli ve şartları başlıklı 5. maddesinde iş avansı için toplam bedelin %20’sinin, konsept projenin hazırlanması ile toplam bedelin %50’sinin, yapısal proje teslimi ile toplam bedelin %20’sinin ve detay teslimi ile de toplam bedelin %10’unun ödeneceği kararlaştırıldığını, sözleşmenin 6. maddesinde ise işin süresinin plankoteli halihazır harita ve mimari kesin projelerin müvekkili şirkete teslimi ile başlayacağı belirlenip akabinde projelerin davalıya teslimi için 45 gün süre öngörüldüğünü, davalı yanca müvekkiline başlangıçta ödenmesi gereken avansın ödenmediğini buna rağmen müvekkilinin işe başlayarak yapım işine istinaden müvekkilinin uhdesindeki işleri proje, detay, sözleşmede belirtilen tüm hususlara göre yükümlülüklerini gereği gibi %45 oranında ifa ettiğini, müvekkili şirketçe kesilen faturaların davalıya gönderildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra sözleşmenin davalı yanca feshedildiğini öğrendiklerini ancak müvekkiline yapılmış bir fesih ihtarının olmadığını, davalı yanca işin süresinde yapılmadığı iddiasının asılsız olduğunu mimari kesin projelerin müvekkiline teslim edilmemesi ve dolayısıyla müvekkilinin işi teslim süresinin başlamamış olması nedeniyle gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen 22.09.2022 tarihli sözleşmeden kaynaklanan avans ve alacak için kesilen 17.11.2022 tarih .... nolu fatura bedelinin şimdilik 1.000,00-TL’sinin, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı feshedildiğinin tespiti ile sözleşmenin haksız feshi sonucunda; müvekkili şirketin yoksun kaldığı kâra ilişkin olarak şimdilik 1.000,00-TL zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekilli; Müvekkili ile davalı arasında söz konusu sözleşmenin imzalandığını ancak davacı yanın işlemlerinden kendisinin bu işi yapmaya ehil olmadığının anlaşıldığını, sözleşmeye göre işin bitim süresinin 12/11/2022 olasına rağmen bu tarihte halen işin tamamlanmamış olması nedeniyle müvekkili tarafından sözleşmenin 16/11/2022 tarihindeki toplantıda feshedildiğini, davacı yanca yapılan işin basit bir çizimden ibaret olup hiç bir ekonomik değerinin olmadığını, beklen vasıf ve mahiyette olmadığını, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, davacının açmış olduğu davanın haksız olduğunu bu nedenle reddine hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Taraflar arasındaki işin bedelinin, her iki tarafın kabulünde olduğu gibi sabit fiyatlı ve bu fiyatın ise 225.000,00 TL+KDV olup, davalı tarafından yapılan ödeme bulunmadığının ise yine her iki tarafın kabulünde olduğu, Eser sözleşmesinin, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdî olduğu, yüklenicinin ediminin, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemek olduğunu, eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenicinin işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibinin ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorunda olduğu, (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar) Taraflar arasında imzalanan 22.09.2022 tarihli sözleşmede, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde yapılacak peyzaj proje alanlarına ait konsept proje, yapısal ve bitkisel peyzaj uygulama projeleri, detay ve kesitleri, sulama-aydınlatma senaryosu projesinin çizimi, mimari proje müellifi ile koordinede bulunulması, projenin belediye bünyesinde onaylanması için hazır hale getirilmesi ve ruhsata uygun şekilde uygulama projelerinin tamamlanarak işverene teslim edilmesi konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, iş bedeli toplamının 225.000,00 TL+KDV olarak kararlaştırıldığı, buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığının anlaşıldığı, Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiğinin kabul edildiği, bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenicinin ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebileceği, sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerektiği (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar), Davaya konu iş götürü bedelli olduğu için davacının yaptığı işe karşılık talep edebileceği iş bedelinin " davacı tarafından tamamlanan iş bedelinin tüm işin ne kadarına ( tamamlanma yüzdesi) karşılık geldiğinin belirlenmesinden sonra, bu tamamlanmaya karşılık gelen iş bedeli kadar olacağı," ek raporda tüm iş bedeli ile davacının gerçekleştirdiği iş oranına oranlanmak sureti ile tamamlanma yüzdesi belirlenmeye ve buna göre davacının iş bedeli alacağının hesaplanması yolunun tercih edildiği, bu raporda da belirtildiği gibi, davacının işin % 25'ini tamamladığının kabul edildiği, İşin tamamlanma oranının % 25 olarak kabul edildiğinde davacının talep edebileceği iş bedelinin ise tüm işin bedeli olan 225.000,00 TL+KDV nin % 25 sine karşılık gelen KDV dahil 66.375,00 TL olması gerektiği mahkeme tarafından hesaplandığı, Davalı yanın her ne kadar yapılan işin ekonomik değerinin bulunmadığını belirtmiş ise teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede işin ekonomik değerinin bulunduğunun bildirildiği, ayrıca davalının sözleşmede öncelikle kendi üzerine düşen edimi yapmayarak işin süresinde gerçekleştirilmemesine sebebiyet verdiği ve sözleşmenin feshinde haksız olduğu, bu nedenle, davacının ayrıca yoksun kaldığı kar talebinde bulunduğu ve bilirkişilerce hesaplanan 15.862,50 TL yoksun kalınan kar bedelinin de, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle, davalıdan talep edilebileceğinin tespit edildiği davalının, dava açılmadan önce temerrüdünün gerçekleştiğine dair dosya kapsamına delil sunulmadığı ve davanın kısmi dava olarak açıldığı belirtilerek davacı alacağına dava ve ıslah tarihlerinden avans faizi uygulanması gerektiğini kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının edimini ifa etmediğinden teslim süresinin başlamadığını, müvekkili şirketin fesihte kusursuz olduğunu, faizin ilk temerrüt tarihi olan 26/11/2022 tarihinden aksi halde ihtarın gönderildiği 01/12/2022 tarihinden bunun da kabul edilmemesi halinde belirsiz alacak davası olarak tüm alacağa dava tarihinden itibarin faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iş süresinin 45 takvim günü olduğunu, davacının işe 28/09/2022 tarihinde başladığını, davacının işi yapamayacağının anlaşıldığını, 45 günlük süre sonunda işin %25'inin tamamlanabildiğini, davacıya ek süre vermenin faydasız olacağını,n tespit edildiğini, yapılan çizimin ekonomik değerinin olmadığını, müvekkili tarafından kullanılmadığını, emsal yüksek mahkeme kararlarına göre davacının bedele hak kazanamadığını, davacının faturayı süresinde düzenlemediğini, geçersiz olduğunu, fiziki oran metodunun hatalı düzenlendiğini, yüklenicinin kusurlu kar mahrumiyetine hak kazanamayacağını, TBK'nın 472/3.maddesine göre davacının bildirimde bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkının bulunduğunu, ıslahın usulüne uygun olmadığını, hatalı olarak ıslah konusunda davacıya süre verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı yönünden alınması gereken 5.617,64 istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.405,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.212,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Katip ✍e-imzalıdır