9. Ceza Dairesi 2024/5629 E. , 2025/353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/409 E., 2024/44 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gere
**9. Ceza Dairesi 2024/5629 E. , 2025/353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/409 E., 2024/44 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mağdurun iddiasını teyit edecek dosyada tek bir kanıt bulunmadığına, Mahkemenin gerekçesinde dayandığı delillerin tamamının sanık lehine olacak şekilde kuşkulu olduğuna, incelemenin duruşmalı yapılmasına, kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın üyeler ... ve ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında yirmi üç yaşında ve akıl hastası olan mağdur ...'yi otobüs beklemekte iken çay ikram edeceğini söyleyerek iş yerinin arkasındaki boşluğa götürerek burada park halindeki bir aracın yanında anal yoldan nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla görülen davada; Mağdur hakkında Samsun ... Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 29.08.2008 günlü raporda mağdurda hafif derecede zeka geriliği mevcut olup IQ:64, zeka yaşının 9 olarak belirtildiği, Olay nedeniyle alınan; Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.04.2013 günlü raporunda ileri derecede obez ve görünüm olarak mental retarde olan kişinin diz dirsek pozisyonunda yapılan muayenesinde aşırı kilolu olması nedeniyle muayenenin güçlükle yapılabildiği de belirtilerek "anüs mukozası hemen girişinde enine seyirli 2x0,3 cm genişlikte yüzeysel sıyrık, hafif ekimoz ve yine anüs iç mukozasında rektum pililerine parelel seyreden görülebildiği kadarıyla 1 cm uzunluğunda (rektoskop olmadığı için daha ilerisi görülemiyor) yüzeysel hafif kanamalı ödemli akut 10 günden evveline ait fissür tespit edilmiş olup, anal sfinkter tonusunun gevşek olduğu, bu durumun fiili livataya delalet edebileceği" hususlarının belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.03.2014 günlü heyet raporunda ise mağdurun "orta derecede zeka geriliği ve travma sonrası stres bozukluğu tanısı konularak ruh sağlığının bozulmuş olduğu, fiile karşı kendisini ruhsal yönden savunamayacağı yine mağdurdaki mevcut akıl zayıflığının hekim olmayanlarca anlaşılabileceği" hususlarının belirtildiği, Sosyal hizmet uzmanı mağdur ile yaptığı görüşme sonucunda mağdurda olay algısının bulunduğunu ancak mevcut zeka geriliğinden dolayı olayı bütüncül bir şekilde oluşturamadığı, bununla birlikte kendisini anlaşılabilir şekilde ifade edebildiğini gözlediğini söylemiştir. Mağdur aşamalarda 23.04.2013 günü Aile Yaşam merkezine gitmek için otobüs durağında beklerken sanığın yanına gelerek şaka niyetine sırtına binerek iş yerine gidip çay içmeyi teklif ettiğini, birlikte sanığın iş yerine gittiklerini, burada tanık ... ile sanığın çalışanı ...'in de bulundukları, sanığın kendisini iş yerinin arka tarafında araçların park ettikleri yere götürerek parmağını ve cinsel organını 10 dakika boyunca anüsüne soktuğunu söylemiş, duruşmada ise sanık pantolonunu ve külotunu indirdiğini, külotunda kan olduğunu, sonra eylemi gerçekleştirdiğini, canının yandığını söylemiştir. Sanık ise savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, mağdurun 23.04.2013 günü iş yerine hiç gelmediğini, 27.04.2013 günü ise iş yerinin bulunduğu sokağa geldiğini kendisine sinirlenerek şişe fırlattığını söylemiştir. Sayın çoğunluk tarafından sanığın mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ise de; Mağdurun uzman görüşlerinde açıklandığı üzere olayı bütüncül bir şekilde oluşturamadığı, mağdurun cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiğini iddia ettiği 23.04.2013 günü ile tanıklar ... ile ...'in de iş yerinde bulunduğu 27.04.2013 günü yaşananları bir birine karıştırır şekilde beyanlarda bulunduğu, mağdurun 27.04.2013 günü sanığın iş yerine gittiğinin sanık savunması, mağdur beyanı ve tanık anlatımları ile doğrulandığı halde, 23.04.2013 günü mağdurun sanığın iş yerine gittiğine dair soyut beyanından başka delil bulunmadığı, Olaydan dokuz gün sonra gerçekleşen intikal sonucu alınan raporda mağdurun anüsünde "kanamalı ödemli, akut on gün öncesine ait fissür" tespit edildiğinden söz edilerek bu durumun "fiili livataya delalet edebileceği" belirtilmiş, nitelikli cinsel saldırı suçunun tıbbi bulgusunun tespitine yönelik kesin bir kanaat bildirilememiştir. Öte yandan; adli raporda belirtilen şekliyle halen kanamalı olduğu anlaşılan anüsteki fissürün aradan geçen dokuz günlük süreye rağmen iyileşmemiş olmasının doğal karşılanamayacağı, kaldı ki; mağdurun 31.10.2013 günü gerçekleştirilen duruşmadaki beyanında sanığın önce pantolonunu indirdiğini, sonra külotunu çıkardığında "külotta kan vardı" diye söylediği göz önüne alındığında, adli raporda belirtilen kanamanın olay öncesinde de mevcut olduğu, başka nedenlerden de kaynaklanmış olabileceği şüphesinin oluştuğu, yine olayın gerçekleştiği yerin kapalı bir mekan olmayıp etrafında bulunan apartmanların arasında araç park yeri olarak kullanılan bir yer olduğu, Hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyeti için yeterli somut ve ispata elverişli delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatına karar verilmesi kanaatinde olduğumdan mahkumiyet hükmünün onanmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.