Ceza Genel Kurulu 2012/1414 E. , 2014/94 K. "" Mahkemesi : ÇEŞME Sulh Ceza Günü : 08.10.2009 Sayısı : 468-358 Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanık Y.. K..'ın 5237 sayılı TCK’nun 228/1. maddesi uyarınca hapis cezasından çevrilen 1.800 Lira, doğrudan tayin edilen 1.000 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Çeşme Sulh Ceza Mahkemesince verilen 08.10.2009 gün ve 468-358 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ya…
**Ceza Genel Kurulu 2012/1414 E. , 2014/94 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ÇEŞME Sulh Ceza Günü : 08.10.2009 Sayısı : 468-358 Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanık Y.. K..'ın 5237 sayılı TCK’nun 228/1. maddesi uyarınca hapis cezasından çevrilen 1.800 Lira, doğrudan tayin edilen 1.000 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Çeşme Sulh Ceza Mahkemesince verilen 08.10.2009 gün ve 468-358 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 05.12.2011 gün ve 33446-40371 sayı ile; "Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının günlüğünün 50 TL' den paraya çevrildiği kabul edildiği halde sonuç cezanın 4.500 TL yerine 1.800 TL adli para cezası olarak belirlenmesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık hakkında hapis cezasından çevrilme adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezası birlikte değerlendirilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek sadece hapis cezasından çevrilen 1.800 TL adli para cezası ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2- Hapis cezasının günlüğü 50 TL'den, doğrudan tayin edilen adli para cezasının günlüğü ise 20 TL'den para cezasına çevrildiği kabul edilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, 3- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda uygulanan adli para cezasının miktarı dikkate alınarak hükmün kesin olarak verildiği belirtilmesine karşın gerekçeli kararda tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmek suretiyle hükmün karıştırılması" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.01.2012 gün ve 60304 sayı ile; “Birinci bozma nedeni incelendiğinde; Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirmenin, yalnızca hapisten çevrilen adli para cezasına ilişkin olarak yapıldığı bildirilmektedir. Oysa değerlendirme içerisinde böyle bir sınırlamaya yer verilmemiştir. Mahkeme hükümle ilgili bütün değerlendirmeleri belirli bir sıra takip ederek yapmış, bu sıra içerisinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirmeye de bir bölümde yer vermiştir. Zaten hüküm de tektir ki bu husus Yüksek Daire ilamının ilk paragrafında vurgulanmıştır. Aynı hükümle ilgili olarak, iki ayrı yerde değerlendirme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu yönüyle, hükümle ilgili mevcut bir değerlendirme bulunduğu halde, hükmün her unsuru ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaştıracak biçimdeki karar yasaya aykırıdır. İkinci bozma nedeni incelendiğinde;