Başvuru, hükümlü olarak cezaevinde bulunan başvurucuya açlık grevine başlamasından dolayı disiplin cezası verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hükümlü olarak cezaevinde bulunan başvurucuya açlık grevine başlamasından dolayı disiplin cezası verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 16/5/2013 tarihinde Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 26/2/2016 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 26/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 17/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş beyan etmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Kocaeli 1 No.luL Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucu, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 21/6/2005 tarihli ve E.2004/107, K.2005/69 sayılı kararı ile müebbet hapis cezası nedeniyle hükümlüolarak kalmakta iken kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile iletişiminin engellenmesine ve taleplerinin karşılanmamasına dikkat çekmek amacıyla 2/11/2012 tarihinde süresiz ve dönüşümsüz olarak açlık grevine başlamıştır. Başvurucunun Kırıkkale Ceza İnfaz Kurumundan Kırşehir Ceza İnfaz Kurumuna nakli sırasında iki mektubu ve 70 TL'sinin çalındığına ilişkin şikâyeti üzerine Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/12/2012 tarihinde yapılan inceleme sonucunda " adı geçenin ceza infaz kurumunda kaldığı süre içerisinde çeşitli kurum ve kuruluşlara bir takım dilekçelerve mektupla gönderdiği, dilekçelerinin UYAP üzerinden ilgili yerlere gönderildiği, mektuplarının ise Mektup Okuma Komisyonunca incelendikten sonra sakıncalı görülmeyenlerin ilgililerine gönderildiği, sakıncalı olanların ise Disiplin Kurulu kararı ile alıkonulduğu" gerekçesiyle herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığına karar verilmiş ve bu karar başvurucuya tebliğ edilmiştir. Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün,başvurucunun başvuruya konu kurum uygulamalarındandolayı yaptığı şikâyetleri hakkında 22/11/2012 tarihinde yaptığı inceleme sonucunda;Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince işlem yapıldığı, kurum uygulamalarında mevzuata bir aykırılık görülmediği ve idarenin uygulamalarına karşı İnfaz Hâkimliğine başvuruda bulunulabileceğine karar verildiği görülmüştür. Kırıkkale Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı, başvurucu hakkında açlık grevine başlaması nedeniyle disiplin soruşturması başlatmıştır. Disiplin Kurulu Başkanlığının 9/11/2012 tarihli ve 2012/390 sayılı kararı ile 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g) bendi gereğince başvurucunun “1 Ay Süre İle Bazı Etkinliklere (kültürel ve spor etkinlikleri )Katılmaktan Alıkoyma” ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, anılan karara karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine itiraz etmiştir.Başvurucu, istinabe yoluyla alınan savunmasında "cezaevinde kendisine karşı olumsuz tutum takınıldığı, eşyalarının verilmediği, bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne mektup gönderdiğini ancak kaybolduğunu, kaybolan dilekçesine ilişkin olarak Başsavcılığına başvurduğunu, işlem gördüğünü, idare uygulamalarında spor ve kültürel etkinlikten mahrum bırakıldığını,kendisinin rahatsızlığının bulunduğunu ancak hastaneye sevk işlemlerininde zamanında yapılmadığını, ilaçlarının zamanında getirilmediğini, uygulamaların kasıtlı ve amaçlı olduğunu, şahsına karşı özel politikalar uygulandığını, cezaevi idaresinin mektuplarını yerlerine ulaştırmadığını, dilekçelerinin engellendiğini, bu nedenlerle kendisine disiplin cezası verilmesinin etik ve ahlaki değerinin olmadığını"beyan etmiştir. Kırıkkale İnfaz Hâkimliği 27/2/2013 tarihli ve E.2012/555, K.2013/111 sayılı kararı ile başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:“…Hükümlünün beyanları ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde hükümlünün cezaevi yönetmelik ve kurallarına aykırı olarak açlık grevine gitmiş olduğu, bu eylemininde disiplin cezasını gerektirdiği, bu nedenle verilen disiplin cezasının yerinde olduğundan hükümlünün İTİRAZININ REDDİNE karar vermek gerekmiş(tir).” Başvurucunun İnfaz Hâkimliğinin kararına yaptığı itiraz, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 15/4/2013 tarihli kararı ile “usul ve yasaya uygun bulunarak” reddedilmiştir. Karar 25/4/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 16/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun“İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.” 5275 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır.(2) Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez” 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g) bendi şöyledir:“(1) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır. (2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:…d) Açlık grevine katılmak.” 20/3/2006 tarih ve 2006/10218 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez."