10. Hukuk Dairesi 2022/11411 E. , 2024/5445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/954 E., 2022/1478 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/177 E., 2020/512 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... San. ve
**10. Hukuk Dairesi 2022/11411 E. , 2024/5445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/954 E., 2022/1478 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/177 E., 2020/512 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın deri işi ile uğraşılan davalılara ait iş yerinde makine işçisi olarak çalışmakta iken 06.02.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davalı iş yerinde kavalete denilen ve derinin iç tarafındaki etleri almaya / temizlemeye yarayan makinenin temizliğini yaptığı sırada makinenin kapalı olmasına rağmen gerek meydana gelen arıza, gerekse işverenler tarafından makinenin çalışma düzeniyle oynanması sebebiyle aniden çalışmaya başlaması yüzünden davacının kolunu kapması sonucunda kazanın oluştuğunu, davacının sağ kolununu kesik duruma geldiğini, tedavisi sonrası davacının %57 oranında maluliyetinin oluştuğunu, davalı işverenin iş yerinde bu tür kazaları önlemek için gerekli güvenlik tedbirleri almadığını, çalışanları eski ve bakımları yapılmayan makinelerle çalışmaya mahkum edildiğini, davalı iş yerinde gerekli önlemleri almayan ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren davalıların sorumlu olduğunu, davacının herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının iş yerindeki diğer çalışanlardan daha tecrübeli olduğu ancak kullandığı makinelerin sorunlu olması nedeniyle davacının bu şekilde bir kazaya sebep olduğunu, davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyetinin yaşamı boyunca sürecek olması, halen başkalarının yardımına muhtaç olması, genç yaşta malul kalması ve bu durumun psikolojisini olumsuz yönde etkilemesi , mesleği açısından en önemli oranında eksiklik meydana gelmesi ve ağır ekonomik sıkıntılar yaşayacak olması nedeniyle çektiği acıların ve sıkıntıların bir nebze de olsa giderilmesi bakımından kazalı ... için 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, - kazalı ...’ın eşi ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın, - kazalı ...’ın oğlu ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; davacı ...'ın müvekkili şirkette 17.12.2012-31.03.2014 tarihleri arasında deri işçisi olarak çalıştığını, dava konusu olayın 06.02.2013 tarihinde meydana geldiğini, davacının makinenin çalışma sisteminin değiştirilmesi veya çalışma düzeniyle oynanması gibi bir iddiayı kabul etmediklerini, olayın davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin davacıya işbu olay nedeniyle 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi zarar karşılığı olmak üzere elden toplam 50.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca yine 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi zararın karşılığı olarak davacıya banka kanalıyla da 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının tedavisi için müvekkili şirket tarafından 300,00 TL ödeme yapıldığını, bu miktarından da maddi zarardan mahsubu gerektiğini, ayrıca müvekkili firmanın olayın meydana gelmesinden sonra davacı raporlu olmasına rağmen mağdur olmaması için davacıya, avans adı altında muhtelif tarihlerde toplam 7.150,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler sebebiyle davacının maaşından kesinti yapılmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; olayın iş kazası olmadığını, olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkili iş yerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili her türlü tedbirlerin alındığını, personelin iş güvenliği ile ilgili eğitimlerinin sürekli yapıldığını, davacının müvekkilinin çalışanı olmadığını, iş kazasından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili ile diğer davalı şirket arasında herhangi bir ortaklık ilişkisi alt işveren-üst işveren ilişkisi ve başkaca bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin 2006 yılından beri tasfiye halinde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; davacıların taleplerinin tamamına karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tanığı ... ...'ın beyanlarına itibar edilemeyeceğini, müvekkilin tüm çalışanlara gerekli iş güvenliği ekipmanlarının sağlandığını ve bu hususta tanıklar ... ve ... Boztaş'ın beyanlarıyla açıkça ortaya konduğunu, kazanın meydana geldiği makine ve çevresinde iş güvenliği konusunda gerekli uyarıcı levhalarla birlikte makinenin elektrik bağlantısının tamamen kesilmeden temizlenmemesi gerektiği şeklindeki uyarı levhalarının mevcut olduğunu bahsi geçen hususların ilgili soruşturma dosyasında mevcut fotoğraflar ile sabit olduğu karşısında; davacının bunları gözardı etmiş olması, makinenin elektrik bağlantısı kesilmeden makineyi temizlemeye kalktığı hususları dikkate alınmayarak müvekkil firmaya %80 oranındaki kusur atfının haksız olduğunu, taraflarca yapılan itirazlar neticesinde yerel mahkemece dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii edilmiş olduğunu bilirkişilerce tanzim edilen raporun 05/09/2019 tarihinde dosyaya döndüğünü, söz konusu raporda sadece iş güvenliği eğitimi ile gözetim yükümlülüğü üzerinde durulduğunu ve buna karşın kusur oranlarının değişmediğini, rücuen alacak davasında ise müvekkil firmaya %70, davacıya ise %30 kusur atfı yapıldığını, müvekkil firma ile davacı arasında akdedilen ibranamenin kanuni şartları taşıdığı gözetilmeksizin hüküm verildiğini, manevi tazminat yönünden, ibraname ile açıkça manevi tazminat adı altında davacıya bir bedel ödenmiş olup bu bağlamda manevi tazminat alacağının ibra edildiği kabul edilerek yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca manevi tazminat bakımından yeniden hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil tarafından davacıya ödenen 7.150,00 TL bedelin tazminattan mahsup edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...'ın tazminata dayanak iş kazası nedeniyle asli derecede kusurlu sayılmasının doğru olmadığını, tazminata konu iş kazasının meydana gelmesinde tamamen davalı işverenin kusurlu olduğunu, dosya kapsamındaki beyan ve belgelerden de davalı iş yerinde hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını, çalışanlara iş güvenliği eğitimi verilmediğini, çalışanların eski ve yıpranmış makinelerle çalışmaya mahkum edildiğini, çalışanların ... ve vücut güvenliği açısından gerekli tedbirlerin alınmadığını, davacılar lehine belirlenen manevi tazminat değerlerinin çok düşük olduğunu, manevi duyguları tatmine elverişli olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme a. Davacılar vekilinin davacıların manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacılar lehine kurulan manevi tazminata ilişkin hükümlere karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29.06.2022 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davacıların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, temyize konu manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Davacılar vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Kusur oran ve aidiyetlerinin oluşa uygun olduğu ne var ki davalılardan Anadolu Dericilik San. ve Tic. Ltd. Şti. davanın açılmasından sonra Ticaret Sicilinden terkin olup tüzel kişiliği ortadan kalktığından, dava ehliyetinin bulunmaması karşısında, hakkında dava şartı yokluğundan ret kararı verilmesi usul kurallarına aykırı olup bu yönde kurulan hüküm isabetsizdir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin, davacıların manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları açısından temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin silinerek hükümden çıkartılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.