Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5396 E. , 2024/4393 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5396 Karar No : 2024/4393 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU:Davacı tarafından; Mülga Hazine Müsteşarlığı tarafından 25/12/2017 tarihinde yayımlanan 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programı duyurusunun 2016-2017 Akademik Yılı bursiyerlerinin kazanılmış haklarını ve haklı beklentilerini korumamasın…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5396 E. , 2024/4393 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5396 Karar No : 2024/4393 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU:Davacı tarafından; Mülga Hazine Müsteşarlığı tarafından 25/12/2017 tarihinde yayımlanan 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programı duyurusunun 2016-2017 Akademik Yılı bursiyerlerinin kazanılmış haklarını ve haklı beklentilerini korumamasına yönelik eksik düzenleme içerdiğinden bahisle iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 2016-2017 Jean Monnet Burs Programı bursiyer adaylarından olduğu, Hazine Müsteşarlığı tarafından 04/02/2016 tarihinde duyurusu yapılan 2016-2017 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programına başvuruda bulunduğu ve davalı tarafından yapılan değerlendirmenin ardından bursiyerlerin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen yazılı sınava girmeye hak kazanarak, 25/06/2016 tarihinde söz konusu sınava katıldığı, ancak davalı tarafından öngörülen takvim çerçevesinde yazılı sınav ve burs sonuçlarının açıklanması beklenirken 05/08/2016 tarihinde resmi internet sitesi üzerinden burs programının iptal edildiğine dair “Türkiye'deki son gelişmelere bağlı olarak programın hedef ve amaçlarına ulaşılmasının mümkün olmayacağı değerlendirilerek ihale süreci (2016-2017 akademik yılı uygulama süreci) programın itibarının tehlikeye atılmaması amacıyla iptal edilmiştir." şeklindeki duyurunun yapıldığı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Komisyonu arasında imzalanan “2014 Yılı Türkiye Ülke Aksiyon Programına Ait Özel Koşulları İçeren Finansman Anlaşmasında Değişiklik"in onaylanması hakkında 30/10/2017 tarihli ve 2017/10968 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2016-2017 akademik yılında sınavı geçen adayların 2017-2018 akademik burs kazananlar listesine dahil edileceği ve 2017-2018 akademik yılı için 2 nesil burs kazananların dikkate alınacağına karar verildiği, netice itibariyle 2016-2017 dönemi için yapılan sınavın sonuçlarının açıklanması ve başarılı olan adayların program kapsamına alınması gerektiği, 2017-2018 dönemi için ilan yayımlanmadığı, 2018-2019 dönemi için yayımlanan dava konusu ilan ile de kazanılmış haklarına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, 2017-2018 yılı için çağrı ilanı yayımlanmamış olmasının adayların 2018-2019 dönemi programına katılmasına engel olmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı, esas yönünden ise, 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiği, 18/07/2016 tarihli ve 29774 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2016/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile ikinci bir emre kadar tüm kamu çalışanlarının yıllık izinlerinin kaldırıldığı, 2016-2017 akademik yılı için yaklaşık 170 kişinin burstan faydalandırılmasının planlandığı, bursların %50'sinin kamu sektörüne, %30'unun üniversitelere, %20'sinin özel sektöre tahsis edildiği, ancak söz konusu burs döneminde kamu sektörü ve üniversiteler için ayrılan kısmın anılan olağanüstü hal tedbirleri nedeniyle burstan faydalanamayacağının ve bu halde programın amacına ulaşılamayacağının anlaşılması üzerine 2016-2017 programının ülkemizde öngörülmesi mümkün olmayan gelişmelerin yaşanması sebebiyle iptal edildiği, iptale ilişkin yetkilerinin bulunduğu, 2017-2018 dönemi için bir ihale duyurusu yayımlanmadığı, bu nedenle davacının burstan yararlanmasının mümkün olmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından mülga Hazine Müsteşarlığı tarafından 25/12/2017 tarihinde yayımlanan 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Programı duyurusunun iptali istemiyle açılmıştır. 29/11/2017 gün ve gün ve 30255 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2017/10968 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Avrupa Komisyonu arasında imzalanan "2014 yılı Türkiye Aksiyon Programına Ait Özel Koşulları İçeren Finansman Antlaşmasında Değişiklik yapılması kararlaştırılarak Eylem Programının açıklanması başlığı altında" 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünün ardından, Türk Makamlarının 2016-2017 akademik yılı için programın iptal edilmesine yönelik tek taraflı kararı sonrasında, bu eylemin 2017-2018 akademik yılından itibaren başlayacak olan bursları kapsayacak şekilde devam etmesinde mutabık kalınmıştır. Devlet kurumlarının 2017 yılında programın devam edeceğine dair taahhütleri tamdır. Dolayısıyla bu eylemin bütçesi, 2017-2018 akademik yılı için 2 nesil burs kazananların dikkate alınacağı varsayımına dayanarak sağlanacaktır. 2017-2018 akademik yılı için yeni duyurular, 2016-2017 yılları başvuru sahiplerinin seçilirken tabi oldukları kıyaslandığında yeni uygunluk kuralları getirmeyecektir. Bir önceki çağrının (2016-2017 akademik yılı dönemi) değerlendirme sonuçları kullanılacak ve bu çağrı kapsamındaki sınavı başarıyla geçen adaylar 2017-2018 akademik yılı burs kazananları listesine dahil edilecektir. Listeden herhangi bir ihraç gerekçelendirilecektir." koşuluna yer verilmiştir. Avrupa Komisyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan finansman antlaşmaları kapsamında yürütülen Jean Monnet Burs programına başvuran davacının, 2016-2017 akademik yılında bursiyerlerin belinlenmesi amacıyla 25/06/2016 tarihinde yapılan sınava katıldığı, davalı idarenin 05/08/2016 tarihinde yaptığı duyuru ile kısaca PRAG olarak bilinen (Avrupa Birliği Dış Faaliyetleri Sözleşme Prosedürleri için Uygulama Kılavuzu) hükümleri uyarınca 2016-2017 akademik yılı için yürütülen değerlendirme sürecini iptal ettiği, 2017-2018 akademik yılına ilişkin olarak da yeni bir burs sürecinin başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, 2016-2017 Akademik yılı Jean Monnet Burs programına başvurarak bursiyerlerin belirlenmesi amacıyla yapılan yazılı sınava katıldığını, İdarece programın uygulama sürecinin iptal edildiğini duyurduğu, 2016-2017 Akademik Yılı sınav sonuçlarının açıklanmayarak, söz konusu sınavı başarı ile geçen adayların 2018-2019 yılı burs programına dahil edilmemesinden ötürü mağdur olduğunu, 2014 yılı Finansman Antlaşmasındaki değişiklik kapsamında 2016-2017 Akademik yılı Jean Monnet burs programı sınavına katılan adaylara yönelik tanınan haklarının korunması gerektiği iddialarıyla, 2018-2019 Akademik yılı Burs Programı duyurusu işleminin iptali istenilmektedir. Danıştay'ın yerleşik içtihatları uyarınca kazanılmış haklar, yürürlükteki kurallara uygun şekilde ve kişisel olarak elde edilmiş haklar olarak tanımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin 15/11/2017 tarih ve E:2016/133, K:2017/132 sayılı kararında "haklı beklenti ilkesini" açıklayarak; kişilere belirli haklar sağlayan hukuk kurallarının muhataplarında bir beklentiye yol açmasının mümkün olduğu, hak beklentisinin, bir kişinin mevcut kurallar uyarınca bir hakkı elde etme beklentisini ifade ettiği, bir kuralda öngörülen koşulları taşıyan kişilerin o kuralın ilişkin olduğu hakkı hukuken ve fiilen elde etmelerinin, kendileri yönünden kazanılmış hak oluşturmakla birlikte henüz bu hakkı kazanmamış kişilerin de söz konusu hakkı elde etme noktasında bir beklenti içinde olmalarının olağan olduğu, kişilerin hukuka güveni, hukuk devleti yönünden önemli olup kişilerin bu güveninin yine hukuk tarafından korunmasının asıl olduğu ve bu korumanın, hukukî güvenlik ilkesi olarak adlandırıldığı, hukuk güvenliği ilkesinin, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılacağı, kişilerin mevcut kurallar çerçevesindeki tüm beklentilerinin mutlak suretle hukuken korunmasının ise kuralların değişmezliğine yol açabileceği gibi kuralların değiştirilmesini anlamsız kılabilecek sonuçlara da yol açabileceği, bir kuralda yapılan değişikliğin kişilerin elde etmeyi bekledikleri haklara etkisinin saptanmasında, söz konusu kuralın değiştirilme gerekçelerinin de gözetilmesinin zorunlu olduğu, bu anlamda değiştirilen kuralın, beklenen hakların yanı sıra kazanılmış haklar yönünden dahi etkili olabileceği, kamu düzeni, genel sağlık gibi haklı nedenlerle daha önce elde edilmiş bir hakkın kullanımı yönünden getirilen ek koşulların mevcut hak sahipleri yönünden gözetilebilmesinin de mümkün olduğu, o hâlde her beklentinin hukuken korunmasının söz konusu olmadığı, haklı beklentinin tespitinde kişilerin bu hakkı elde etmeye ne kadar yakın olduklarının ve kural değişikliğinin bu hakkın elde edilmesine etkilerinin, kural değişikliğine neden olan gerekçelerin gözetilmesi gerektiği, bu kapsamda kuralda gerçekleşen değişiklik sonucu ilgililerin bu haktan mahrum kalıp kalmadıkları ya da söz konusu değişikliğin bu hakkı elde etmeleri yönünden zorlaştırıcı bir etkisi olup olmadığının da dikkate alınacağı, bazen de kişinin haklı beklentisinin, kişiye mutlak olarak eski kuralın bir hak kazandırmasını değil, ancak; yeni kurala geçiş sürecinde özellikli konumunun gözetilerek farklı ve geçici bir düzenleme yapılmasını da gerekli kılabileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacının 2016-2017 Akademik Yılı burs programına katılmak üzere başvuru koşullarını sağlayarak 25/06/2016 tarihinde sınava katıldığı ve bu tarihte yürürlükte olan şartları sağlayanların başvurularının kabul edilmesinin haklı beklenti ilkesi ile örtüştüğü açık olmakla beraber, sınav sonuçları açıklanmadan 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünün ardından Türkiye Devletinin kararı ile 2016-2017 akademik yılı için programın iptal edildiği, yukarıda bahsi geçen 2014 yılı Türkiye Aksiyon programına ait özel koşulları içeren finansman anlaşmasında yapılan değişiklikle 2016-2017 Akademik yılı değerlendirme sınavını başarı ile geçen adayların 2017-2018 Akademik Yılı burs kazanları listesine dahil edileceğine dair getirilen kuralın, 2017-2018 Akademik yılında burs sürecinin hiç başlatılmadığı da gözetildiğinde, bu dönem için kabul edilen kuralların 2018-2019 Akademik Yılı içinde devam ettirilmesi hususu yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi 2018-2019 Akademik Yılı burs programına 2016-2017 Akademik Yılı dönemi için başvuran bursiyerlerin dahil edilmesi sonucu doğurmaz. Öte yandan davacının, 2016-2017 Akademik Yılında başvuru koşulunu sağlayarak sınava girmiş olmasının da tek başına tamamlanmış bir hukuki durumu sağlamayacağından kazanılmış hak doğurmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programı Duyurusuna ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için önceden taraflara bildirilen 31/10/2024 tarihinde davacı vekili Av. ...'in geldiği, davalı idare vekili Av....'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı, 2016-2017 akademik yılı için özel sektör kontenjanından başvurduğu Jean Monnet Burs Programı bursiyerlik sınavına 25/06/2016 tarihinde girmiştir. Ancak henüz sınav sonuçları tespit edilip açıklanmadan önce 15/07/2016 tarihinde ülkemizde yaşanan Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik darbe girişimi nedeniyle Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan kararın 21/07/2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi, bilahare OHAL kapsamında alınması gerekli tedbirlerin Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler ile düzenlenmesi ve söz konusu Kararnamelerde kamu görevlileri ile akademisyenler de dahil olmak üzere Kararname kapsamındaki kişilerin yurt dışına çıkışının engellenmesine yönelik tedbirler yer alınması üzerine, Jean Monnet Burs Programı sınavını kazananların yurt dışına gönderilmesinde yaşanacak sıkıntıların yanı sıra programın amacına ulaşılamayacağı gerekçesiyle, davalı idare (Merkezi Finans ve İhale Birimi) tarafından 2016-2017 akademik yılına ilişkin ihalenin iptaline karar verilmiş, söz konusu iptal kararına karşı herhangi bir dava açılmamıştır. Bilahare, 2016-2017 ve 2017-2018 akademik yılları Jean Monnet Burs Programının dayanağı olan ve 29/11/2017 tarihli, 30255 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/10/2017 tarihli, 2017/10968 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan "2014 yılı Türkiye Ülke Aksiyon Programına Ait Özel Koşulları İçeren Finansman Antlaşmasına Değişiklik"te, iptal edilen 2016-2017 akademik yılına ilişkin programın 2017-2018 akademik yılında devam ettirileceği, 2016-2017 akademik yılında tahsis edilen bursiyer kontenjanlarının 2017-2018 akademik programındaki kontenjana ilave edileceği, geçmiş dönem program bütçesinin 2017-2018 akademik yılına aktarılarak 2 dönem (2016-2017 ve 2017-2018) burs imkanı sağlanacağı, 2017-2018 akademik yılı için yapılacak yeni duyurularda, bir önceki çağrının (2016-2017 akademik yılı dönemi) değerlendirme sonuçlarının kullanılacağı ve bu çağrı kapsamındaki sınavı başarıyla geçen adayların 2017-2018 akademik yılı bursiyer listesine -terör örgütleriyle üyeliği, irtibatı, iltisakı ortaya konulanlar hariç- dahil edileceği öngörülmüştür. Ancak 2016-2017 akademik döneminde yaşanan sorunların devam etmesi nedeniyle 2017-2018 dönemi için herhangi bir ihale ve program ilanına çıkılamamış, 2017-2018 akademik döneminde de burs programı gerçekleştirilememiştir. Anılan akademik dönemi takip eden 2018-2019 akademik yılına yönelik olarak yayımlanan dava konusu Jean Monnet Burs Programı Duyurusunda ise, 2016-2017 akademik dönemine ilişkin sınavı kazananların tekrar sınava alınmaksızın 2018-2019 akademik yılı bursundan yararlandırılacağına, daha açık bir ifadeyle 2017/10968 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan 2014 Yılı Finansman Anlaşması Değişikliğiyle tanınan haklarının korunduğuna ilişkin herhangi bir hüküm sevk edilmemiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu eksik düzenlemenin hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Dava açma süresi'' başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu, bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başladığı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, dava tarihinde yürürlükte bulunan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." kuralına yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, davacının 25/12/2017 tarihinde duyurusu yapılan 2018-2019 akademik yılı Jean Monnet Burs programına dahil edilmemesi üzerine idareye 08/01/2018 tarihinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında itirazda bulunduğu, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Biriminin 31/01/2018 tarih ve 892 sayılı ret cevabının 05/02/2018 tarihinde tebliği üzerine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca kalan dava açma süresi (47 gün) içinde 22/02/2018 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin aksi yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Yine davalı idare tarafından, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı ileri sürülmüştür. Dava konusu 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programı Duyurusunda, iptal edilen 2016/2017 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programına ilişkin bir düzenlemenin bulunmamasının ilgilinin hukukunu (başka bir işlemin tesisine ihtiyaç duyulmaksızın) etkilediği, dava konusu işlemin bu haliyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin dava konusu düzenlemenin kesin ve icrai niteliğinin bulunmadığı yönündeki usul itirazı da yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki mali işbirliği çerçevesinde AB’nin 2014-2020 bütçe dönemine ilişkin mali yardımları için 11/02/2015 tarihinde Türkiye ile Avrupa Birliğini temsilen Avrupa Komisyonu arasında imzalanan, 04/04/2015 tarih ve 6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunup 08/05/2015 tarih ve 2015/7708 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yayımlanan ve 24/08/2015 tarihli, 2015/8085 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 22/06/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Tarafından Temsil Edilen Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Komisyonu Arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Çerçevesinde Birlik Tarafından Türkiye Cumhuriyeti’ne Yapılacak Mali Yardımın Uygulanmasına İlişkin Düzenlemeler Hakkında Çerçeve Anlaşma (IPA II Çerçeve Anlaşması)"nın giriş kısmında, anlaşmanın taraflarından olan Türkiye Cumhuriyetini temsil eden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, "IPA II yararlanıcısı" olarak adlandırılmış; 3. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Finansman Anlaşması"nın, IPA II Uygulama Tüzüğü'nün kapsamında olan bir eylem aracılığıyla Birliğin mali yardımının uygulanması için Avrupa Komisyonu ve IPA II yararlanıcısı arasında akdedilen yıllık veya çok yıllı anlaşma anlamına geldiği belirtildikten sonra, 4. maddesinde, çerçeve anlaşmanın amaç ve kapsamı; 5. maddesinde, mali yardım ile ilgili genel ilkeler detaylıca açıklanmış; "Finansman Anlaşmaları" başlıklı 8. maddesinde ise, "(1) İlgili finansman kararının gerektirdiği durumlarda, Komisyon ve IPA II yararlanıcısı ... bir Finansman Anlaşması imzalar. (2) Finansman Anlaşmaları, diğer hususların yanı sıra, IPA II mali yardımının, geçerli uygulama yöntemleri, yardım yoğunluğu, uygulama için son tarihleri ve harcamaların uygunluğu da dâhil olmak üzere, uygulama yöntemlerini belirler." kuralına yer verilmiştir. 19/12/2015 tarihli ve 29567 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/12/2015 tarihli ve 2015/8301 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Avrupa Komisyonu arasında imzalanan Türkiye için Yıllık Aksiyon Programına ekli "Finansman Anlaşması"nın "Program" başlıklı 1. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu program hem IPA II yararlanıcısının hem de Birlik'in mali katkı yapmasını gerektirir." kuralı; "Ek 1- Türkiye için 2014 Yılı Yıllık Eylem Programı" başlıklı ekinin "Eylem 5- Jean Monnet burs programı" başlıklı kısmının 1. maddesinin ilk fıkrasında, "Jean Monnet Burs Programı (JMBP), kamu görevlilerine, üniversite mezunlarına ve özel sektör çalışanlarına, AB üye devletlerindeki üniversite ve dengi kurumlarda AB müktesebatıyla ilişkili alanlarda akademik çalıma yapma fırsatı verir ve Türkiye'nin katılımının desteklenmesi için gerekli becerileri geliştiren bir AB-yanlısı uzmanlar havuzunun oluşturulmasına ve Türkiye ile AB arasında kişiler arası temasların ve diyaloğun güçlendirilmesine katkıda bulunur. Bu eylem 2016-2017 ve 2017-2018 akademik yıllarında başlayacak iki burs dönemini kapsamaktadır." kuralı yer almış; 3. fıkrasında, "2016-17 ve 2017-18 akademik yıllarında başlayacak burslar için 2x170 burs verilmesi ve burs kazanan tüm adayların ilgili eğitim kurumlarına yerleştirilmesi" eylemden elde edilmesi beklenen sonuçlar arasında sayılmıştır. 29/11/2017 tarih ve 30255 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/10/2017 tarihli ve 2017/10968 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Avrupa Komisyonu arasında imzalanan "2014 yılı Türkiye Ülke Aksiyon Programına Ait Özel Koşulları İçeren Finansman Anlaşmasına Değişiklik"in 1. maddesinde, "Bu Programın toplam tahmini maliyeti 637 048 241 AVRO'dur ve bu program için azami Birlik katkısı 366 040 000 AVRO olarak belirlenmiştir. Bu program hem IPA II yararlanıcısının hem de Birlik'in mali katkı yapmasını gerektirir." kuralına; "Ek 1- Türkiye İçin 2014 Yılı Yıllık Eylem Programı" başlıklı ekinin "Eylem 5- Jean Monnet burs programı" başlıklı kısmının 1. maddesinin 2. fıkrasında, "15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünün ardından, Türk Makamlarının 2016-2017 akademik yılı için programın iptal edilmesine yönelik tek taraflı kararı sonrasında, bu eylemin 2017-2018 akademik yılından itibaren başlayacak olan bursları kapsayacak şekilde devam etmesinde mutabık kalınmıştır." kuralına; 2. maddesinde, "Devlet kurumlarının 2017 yılında programın devam edeceğine dair taahhütleri tamdır. Dolayısıyla bu eylemin bütçesi, 2017-2018 akademik yılı için 2 nesil burs kazananların dikkate alınacağı varsayımına dayanarak sağlanacaktır. 2017-2018 akademik yılı için yeni duyurular, 2016-2017 yılları başvuru sahiplerinin seçilirken tabi oldukları kıyaslandığında yeni uygunluk kuralları getirmeyecektir. Bir önceki çağrının (2016-2017 akademik yılı dönemi) değerlendirme sonuçları kullanılacak ve bu çağrı kapsamındaki sınavı başarıyla geçen adaylar 2017-2018 akademik yılı burs kazananları listesine dahil edilecektir. Listeden herhangi bir ihraç gerekçelendirilecektir. Yukarıda belirtilen gerekliliklere uyulmasındaki bir ihlal, bu program altındaki fonların geri alınmasına ve/veya fonların yeniden tahsis edilmesine sebep olabilir." koşuluna yer verilmiştir. 22/12/2017 tarihli ve 30278 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/12/2017 tarihli ve 2017/11137 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Avrupa Komisyonu arasında imzalanan 2016 Yılı Türkiye İçin Yıllık Aksiyon Programına Ait Finansman Anlaşmasının "Ek 1- 2016 Yılı için Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) altında Türkiye İçin Yıllık Eylem Programı" başlıklı ekinin "2.2 Eylemin Tanımlanması ve Uygulanması" başlıklı kısmının "1- Eylem Jean Monnet Burs Programı" başlıklı bölümünün 1. maddesinin 2. fıkrasının (iv.) bendinde, "En az 180 burs sağlanması ve burs verilen öğrencilerin hepsinin 2018/2019 ve 2019/2020 Eğitim - Öğretim yıllarında eğitim alacakları eğitim kurumlarına yerleştirilmesi" eylemden beklenen sonuçlar arasında sayılmıştır. 2016 yılı Finansman Anlaşması kapsamında yer alan 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programı Duyurusunun "1.8. Bursiyer Sayısı" başlıklı kısmında, "2018-2019 akademik yılı için 180 kişinin burstan faydalandırılması planlanmıştır. Bursların %50'si kamu sektörüne, %30’u üniversitelere, %20’si özel sektöre tahsis edilecektir. Yazılı sınavdan 100 üzerinden en az 60 puan alan adaylara, başarı sıralaması ve sektörel kotaların doldurulması esasına dayalı olarak burs verilecektir. Programın kullanılabilir bütçesine bağlı olarak burs sayısı arttırılabilir" kuralı; "2.4.Başvuruların Değerlendirilmesi ve Bursiyerlerin Seçimi" başlıklı kısmının 3. paragrafında, "İdari uygunluk değerlendirme aşamasını geçen adaylar yazılı sınava davet edilmektedir." kuralı; son paragrafında, "Adayların yazılı puanlarına göre her sektöre (kamu, üniversite, özel sektör) özgü ayrı bir başarı sıralaması yapılmaktadır. Duyuruda belirtilen her sektöre ayrılmış kotalar, başarı sıralaması esas alınarak doldurulmakta ve böylece Jean Monnet Bursiyerleri belirlenmektedir. Yazılı sınavın değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından asil listede ve yedek listede (asil listede yer alamayan ancak yazılı sınavdan 60 ve üzeri puan almış adaylar, başarı sıralamasına göre yedek listede yer almaktadır) yer alan adaylara durumları ve sıralamaları yazılı olarak bildirilecektir." kuralı; "2.5.Program Onayı ve Yerleştirme Süreci" başlıklı kısmının ilk paragrafında, "Adayların yazılı sınav sonuçlarına ilişkin bilgilendirilmelerini takiben, asil listede yer alanlar bursiyerler ile asil listede bulunup herhangi bir sebeple bursu kullanmaktan feragat edenlerin yerine yedek listeden asil listeye geçen bursiyer adaylarına Program Onayı ve Yerleştirme Süreci ile ilgili detaylı bilgi veren bir e-posta iletilmektedir." kuralı; "2.6. Sözleşme Süreci" başlıklı kısmının son paragrafında ise, "... Burs sözleşmeleri Merkezi Finans ve İhale Birimi tarafından hazırlanacak ve bursiyerler ile Merkezi Finans ve İhale Birimi tarafından karşılıklı olarak imzalanacaktır." kuralı getirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava, davacı tarafından 25/12/2017 tarihinde yayımlanan 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Programı duyurusunun iptali istemiyle açılmıştır. Jean Monnet Burs Programı, 27/11/1989 tarihli ve 20355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/10/1989 tarihli ve 89/14615 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanan, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET, 1993 yılından itibaren Avrupa Birliği bünyesine dahil olmuştur.) ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan "Finansman Anlaşması"na istinaden başlatılan bir projedir. Program kapsamında, sınavı kazanan bursiyerlere belirli sürelerle Avrupa Ekonomik Topluluğu (Avrupa Birliği) üyesi ülkelerde bulunan bir üniversite veya üniversiteye eş değer bir kuruluşta araştırma veya lisansüstü eğitim yapma hakkı tanınmakta; burslarla, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) müktesebatı konusunda bilgi sahibi insan kaynağı güçlendirilmekte, böylece müktesebatın etkin bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli idari kapasitenin oluşmasına katkı sağlanması ve Türkiye-AB arasındaki sivil toplum diyaloğunun gelişmesi desteklenerek ülkelerarası akademik ilişkilerin gelişmesi amaçlanmaktadır. Anılan Burs Programı, 2007 yılında, AB üyeliğine hazırlık sürecindeki ülkelere, üyeliğe yönelik yapacakları reformlara destek vermek ve Birlik standartlarına erişebilmelerine yardımcı olmak amacıyla AB tarafından sağlanan diğer fonlarla birlikte, Katılım Öncesi Yardım Aracı (Instrument for Pre-Accession Assistance = IPA) olarak adlandırılan tek bir araç ve yasal çerçeve altında toplanmıştır. Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği arasında IPA I (2007-2013), IPA II (2014-2020) ve IPA III (2021-2027) "çerçeve anlaşmaları" imzalanmış, ayrıca bu çerçeveye bağlı kalmak kaydıyla, yıllık veya çok yıllı olacak şekilde ayrı "finansman anlaşmaları" imzalanmak ve her yıla özgü burs programı koşullarını içeren "duyurular" yayımlanmak suretiyle Jean Monnet Burs Programı sürdürülmüştür. Burs Programının "faydalanıcı kurumu" Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı (eskiden Avrupa Birliği Bakanlığı), "ihale ve sözleşme makamı" ise Hazine ve Maliye Bakanlığı (mülga Hazine Müsteşarlığı) Merkezi Finans ve İhale Birimi olup, başvuru ve değerlendirme süreci Merkezi Finans ve İhale Birimi tarafından yürütülmekte ve burs sözleşmesi, burs almaya hak kazananlar ile Merkezi Finans ve İhale Birimi arasında imzalanmaktadır. Avrupa Birliği Başkanlığı ve Merkezi Finans ve İhale Birimi, proje kapsamındaki tüm çalışmalarını Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonunun onayı ile yürütmektedir. Mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesi gereği idareye tanınan anayasal bir yetkidir. Düzenleyici işlem yapma yetkisi olan idarenin, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler gibi farklı nedenlerle var olan düzenlemelerde değişikliğe gidilebileceği ve bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği de kuşkusuzdur. Bununla birlikte, idarenin düzenleme yapma ya da bu düzenlemeleri değiştirme yetkisi sınırsız değildir. Bu yetki, hukukun genel ilkeleri ile anayasal ve yasal hükümlerle sınırlandırılmış durumdadır. Zira hukuk kuralları değişirken bir yandan toplumun ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanırken, diğer yandan değişiklik tarihine kadar var olan mevcut hukuki durum sebebiyle ilgilisi lehine doğmuş olan hakların ve/veya mevcut hukuki durum sebebiyle oluşan beklentilerin göz önünde bulundurulması ve korunması gerekir. Bu durum hukuk devleti ilkesi ve bu ilkenin uzantısı olan idari faaliyetlerin belirliliği, hukuk güvenliği ilkelerinin bir gereğidir. Hukuk devletinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuki güvenlik ilkesi, sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerir. Bu nedenle hukuki güvenlik ilkesi, yürürlükte bulunan hukuk kurallarına uygun olarak teessüs etmiş kazanılmış hakları korumanın yanında kazanılmış hakka dönüşmemiş beklentileri de belli ölçüde korumaktadır (AYM, E.2016/195, K.2017/158, 16/11/2017, § 68). Kazanılmış hak, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak, bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunmasıdır. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni kanundan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük beklenen haklar, kazanılmış hak niteliği taşımamaktadır (AYM, E:2014/61, K:2014/166, 07/11/2014). Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 20/09/2012 tarih ve E.2012/65, K.2012/128 sayılı kararında da ifade edildiği üzere, kanunların uzun süreli uygulanmasına güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu kanunların uygulanacağı yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması gerekmektedir. Ancak hukuki güvenlik ilkesi, her türlü beklentinin korunmasını zorunlu kılmaz. Aksi takdirde kanun koyucunun hukuk düzeninde değişiklik yapması olanaksız hâle gelir. Zira her hukuk kuralının yürürlüğe girdiği andan itibaren bireylerde az veya çok bir beklenti yaratması ve değişmesi durumunda da beklentilerin boşa çıkması, bireylerin az veya çok hayal kırıklığı yaşaması işin doğası gereğidir. Bu nedenle her türlü beklentinin hukuki güvenlik ilkesi kapsamında koruma görmesi düşünülemez. Korunmaya değer beklenti belli bir yoğunluğa ulaşan, diğer bir ifadeyle meşru (haklı) hâle gelen beklentilerdir. (AYM, E.2016/195, K.2017/158, 16/11/2017, § 69). Bir beklentinin hukuken koruma görebilmesi için, meşru (haklı) beklenti seviyesine ulaşması gerekmektedir. Beklentinin meşru olup olmadığı tespit edilirken başvurulacak ölçüt, "hakkaniyet"tir (AYM, E:2014/61, K:2014/166, 07/11/2014). Haklı beklenti kavramı, Anayasa Mahkemesi kararlarında, mâkûl bir şekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli bir kanun hükmüne, idari düzenlemeye veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip nitelikteki bir beklenti olarak tanımlanmıştır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 01/07/2015, §21). Uyuşmazlığa konu 2016-2017, 2017-2018 akademik yıllarında yürürlükte bulunan IPA II (2014-2020) Çerçeve Anlaşmasına istinaden imzalanan 2014 Yılı Finansman Anlaşmasında, 2016-2017 ve 2017-2018 akademik yıllarına ilişkin sınavları başarıyla tamamlamak suretiyle burs kazanan tüm adayların ilgili eğitim kurumlarına yerleştirilmesinin öngörüldüğü ve Jean Monnet Burs Programının fiilen başladığı 1990 yılından itibaren belirtilen kural çerçevesinde ilgili AB kurumlarına yerleştirmelerin düzenli olarak yapıldığı dikkate alındığında; anılan sınava özel sektör kontenjanından giren davacının sınavı kazanması halinde bir AB kurumuna yerleştirileceğine yönelik haklı beklentisinin bulunduğu, bununla birlikte henüz sınav sonuçları tespit edilip açıklanmadığı ve davacı ile Merkezi Finans ve İhale Birimi arasında sözleşme imzalanmadığı için davacı yönünden bursiyerlik statüsünün kazanıldığından, dolayısıyla kazanılmış hakkın varlığından bahsedilemeyeceği açıktır. Ancak ülkemizde 15/07/2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi üzerine ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesinin ve buna bağlı olarak terör örgütleri ile üyeliği, irtibatı, iltisakı bulunan kişilerin tespitinin bir süreç gerektirmesinin, aynı zamanda OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamındaki kişilerin yurt dışına çıkışının engellenmesine yönelik tedbirler alınmasının, Jean Monnet Burs Programının gerçekleştirilmesi bakımından bir mücbir sebep teşkil ettiği hususunda da duraksama bulunmamaktadır. Bu nedenle, daha önce dava konusu edilmediği gibi işbu davanın konusu da olmamakla beraber, 2016-2017 akademik yılına ilişkin ihalenin iptalinin, mücbir sebebe dayalı olarak tesis edilmesi karşısında, davacının söz konusu haklı beklentisinin, belirtilen tarih itibarıyla korunamamasında hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 2017/10968 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan, 2014 Yılı Finansman Anlaşması Değişikliğinde, iptal edilen 2016-2017 akademik yılına ilişkin programın 2017-2018 akademik yılında devam ettirileceği, 2016-2017 akademik yılında tahsis edilen bursiyer kontenjanlarının 2017-2018 akademik programındaki kontenjana ilave edileceği, geçmiş dönem program bütçesinin 2017-2018 akademik yılına aktarılarak 2 dönem (2016-2017 ve 2017-2018) burs imkanı sağlanacağı, 2017-2018 akademik yılı için yapılacak yeni duyurularda, bir önceki çağrının (2016-2017 akademik yılı dönemi) değerlendirme sonuçlarının kullanılacağı ve bu çağrı kapsamındaki sınavı başarıyla geçen adayların 2017-2018 akademik yılı bursiyer listesine -terör örgütleriyle üyeliği, irtibatı, iltisakı ortaya konulanlar hariç- dahil edileceği açıkça öngörülmek suretiyle davacı da dahil olmak üzere 2016-2017 akademik yılı bursiyer adaylarının, sınavı kazanmaları kaydıyla bursiyer adaylığı haklarının canlandırıldığı ve 2017-2018 akademik yılında bir AB kurumuna yerleştirileceklerine yönelik haklı beklenti yaratıldığı, yine sınav sonuçları tespit edilip açıklanmadığı ve davacı ile Merkezi Finans ve İhale Birimi arasında sözleşme imzalanmadığı için davacı yönünden bursiyerlik statüsünün kazanıldığından, dolayısıyla kazanılmış hakkın varlığından bahsedilemeyeceği görülmektedir. Fakat 2016-2017 akademik dönemi için geçerli olan zorlayıcı sebeplerin 2017-2018 akademik dönemi süresince de devam etmesine bağlı olarak 2017-2018 dönemi için herhangi bir ihale ve program ilanına çıkılamadığı, dolayısıyla 2017-2018 akademik döneminde de hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle sözleşmeye konu taahhüdün, yani programın gerçekleştirilemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının haklı beklentisinin belirtilen tarih itibarıyla korunamamasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Gelinen son aşamada ise, 2016-2017 ve 2017-2018 akademik yıllarındaki mücbir sebebin ortadan kalktığı 2018-2019 akademik yılına ilişkin dava konusu Jean Monnet Burs Programı Duyurusunda, 2016-2017 akademik dönemine ilişkin sınavı kazananların tekrar sınava alınmaksızın 2018-2019 akademik yılı bursundan yararlandırılacağına, daha açık bir ifadeyle 2017/10968 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan 2014 Yılı Finansman Anlaşması Değişikliğiyle tanınan haklarının korunduğuna ilişkin herhangi bir hüküm sevk edilmemiş, davacı tarafından da söz konusu eksik düzenlemenin hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programı Duyurusu, davalı idarenin bir düzenleyici işlemi olmakla birlikte, dayanağını doğrudan iç hukuk kurallarından değil, yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, Avrupa Birliği (AB) ile imzalanmış olan bir sözleşme uyarınca AB ile ülkemiz tarafından ortak fonlanan ve AB üyesi ülkelerde bulunan kurumlarda burs olanağı tanıyan bir destek programından almaktadır. Bu yönden, idarenin salt iç hukuk kurallarına dayanarak tek başına yapmış olduğu işlemlerden ayrılmaktadır. Dolayısıyla davalı idarenin, sözleşmenin tarafı olan AB'nin iradesini dışlaması mümkün olmayıp kısmi bir bağlı yetki (uluslararası taahhüt) içinde bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu çerçevede, her ne kadar dava konusu düzenlemede davacının (ve 2016-2017 akademik dönemine ilişkin sınavı kazananların) haklı beklentisi korunmamış ise de; bu durumun, dava konusu Duyurunun dayanağını teşkil eden ve önceki akademik yıllara ilişkin 2014 Yılı Finansman Anlaşmasından farklı hükümler içeren 2016 Yılı Finansman Anlaşmasında, 2016-2017 akademik dönemi bursluluk sınavını kazananlar yönünden herhangi bir koruyucu hüküm sevk edilmemesinden ve 2018-2019 ile 2019-2020 akademik yıllarında yalnızca bu dönemlere özgülenen 180 bursiyer kontenjanı ile bu kontenjana uygun fon tahsis edilmesinden kaynaklandığı; bir başka ifadeyle, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin yanı sıra Avrupa Birliği iradesiyle oluşan Finansman Anlaşmasındaki kurallara bağlı kalmak zorunda bulunan davalı idarenin, dava konusu Duyuruyu, sözleşme hükmü (ve âkit taraf AB'nin rızası) hilafına genişleterek 2016-2017 akademik dönemi bursluluk sınavını kazananların haklı beklentilerini koruyacak şekilde düzenleyemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliğinin ortak iradelerine dayanan 2016 Yılı Finansman Anlaşmasının uygulaması niteliğinde bulunan ve âkit taraflarca ortak finansmanı sağlanan 2018-2019 Akademik Yılı Jean Monnet Burs Programına ilişkin dava konusu Duyurunun, 2016 Yılı Finansman Anlaşması hükümlerine uygun bulunduğu; davalı idarenin, sözleşme taraflarının rızası hilafına 2014 Yılı Finansman Anlaşmasındaki hükmü 2016 Yılı Finansman Anlaşmasına teşmil ederek 2016-2017 akademik dönemi bursluluk sınavını kazananların haklı beklentilerini koruyacak şekilde düzenleme yapmasına hukuken olanak bulunmadığı gibi aynı nedenlerle söz konusu düzenlemeyi yapma konusunda yargı kararı ile de zorlanamayacağı, bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.