Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2287 E. , 2024/5139 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2287 Karar No : 2024/5139 DAVACILAR : 1- ... Dış Ticaret Anonim Şirketi 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Malezya ve Ürdün Haşimi Krallığı menşeli/çıkışlı 5603.14 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden metrekare ağırlığı
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2287 E. , 2024/5139 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2287 Karar No : 2024/5139 DAVACILAR : 1- ... Dış Ticaret Anonim Şirketi 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Malezya ve Ürdün Haşimi Krallığı menşeli/çıkışlı 5603.14 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" cinsi eşya ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" cinsi eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı re'sen soruşturma açılmasına ilişkin olarak 04/09/2021 tarih ve 31588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/43 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin 09/06/2022 tarih ve 31861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/15 sayılı Tebliğ'in iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI: Davacı şirketlerden Malezya’da yerleşik olan....... dava konusu tebliğlerde bahse konu eşyaları Türkiye’ye ihraç etmekte iken diğer davacı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin söz konusu eşyaları ithal ettiği, ihracatçı şirketin tebliğ ile ihraç pazarının daraldığı, ithalatçı şirketin ise soruşturma aşamasında teminat verdiği ve kesin önlem sonucu teminatlarının irat kaydedildiği, soruşturmanın açılışı ile vergilere karşılık teminat alınması şeklinde geçici önlem uygulanmasının Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan kanunilik ilkesine aykırı olduğu, tebliğ ile bu şekilde vergi benzeri mali yük getirilemeyeceği, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca geçici önlemin Resmi Gazete'de yayımlanmasından 60 gün sonra uygulanmaya başlaması gerekirken, açılış tebliğinde bu usule uyulmadığı, yayım tarihi itibarıyla tescil edilen tüm beyannamelere uygulandığı, geçiş sürecinin tebliğde düzenlenmediği, benzer tebliğlerde geçiş sürecinin tanındığı, bu nedenle kanunilik ile beraber öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine de aykırı hareket edildiği, en fazla 4 ay uygulanabilecek ve 2 ay da uzatılabilecek geçici önlem süresinin aşıldığı, soruşturmanın açılış tebliği ile Çin Halk Cumhuriyeti ve Malezya’dan ton olarak ithalat miktarı ve birim fiyatlarının karşılaştırıldığı, dampingin varlığının fiyata indirgendiği, dampingin varlığı veya damping marjı ortaya konulmadan sadece ucuz fiyatla ithalat yapıldığından bahisle soruşturma açılmasının ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu, soruşturmanın açılışına, Çin Halk Cumhuriyeti ve Malezya’dan ithalatın artması sebep olarak gösterilmişse de, bunun iç pazarda anılan ürünlerin kullanım alanlarının ve talebin artması ile açıklanabilecek doğal bir artış olduğu, Çin Halk Cumhuriyeti'ne uygulanan damping nedeniyle Malezya’dan ithalat yapılmasının da ticari hayatın akışına uygun olduğu, konulan önlem ile iç pazardaki üreticilerin korunmadan ziyade avantajlı hale getirildiği, Ürdün’den Türkiye’ye ithalat olmamasına rağmen ve Malezya’dan gerçekleştirilen ithalat miktarlarındaki artış, İtalya ve Makedonya’ya göre daha az olmasına karşın soruşturmanın sadece bu 2 ülke için açılmasında kamu yararı bulunmadığı, teknik olarak soruşturmaya konu edilen eşyalar dışında, yerli üreticiler üretim girdisi olarak birçok hammaddeyi ithal ettiğinden, tebliğ ile yerli üreticilerin korunması amacının da gerçekleşmediği, soruşturma sürecinin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olarak yürütüldüğü, soruşturma açılan ülkelerden ton olarak yapılan ithalat miktarı ve birim kıymetlerinin hatalı olduğu, bunun KDS (Karar Destek Sistemi) kayıtları temin edildiğinde açıkça görüleceği, inceleme döneminde ve sonrasında 5603.14 GTİP’li eşyanın ihracatını gerçekleştirmeyen ihracatçı şirketin soruşturmaya dahil edilmemesi gerektiği, soruştumanın sadece eşyanın GTİP'i göz önüne alınarak yapıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen eşya ile Malezya’da üretilen eşyanın aynı kalitede ürün olmadığı, ....... firmasının soruşturma aşamasında işbirliği yaptığı, istenilen bilgi ve belgeleri sunduğu, eksiklik bildirimi neticesinde eksiklerini tamamladığı, ancak idarenin yerinde inceleme yapmadığı, Malezya’ya gidilmeden soruşturmanın tamamlandığı, tebliğe konu eşyaların “gözetim uygulamasına” tabi olduğu, idarenin ithalat aşamasında dikkate almadığı satış bedeline, soruşturma evresinde itibar etmesinin usulsüz olduğu,....... firmasından istenen kayıt belgesi için ... Ticaret Müşavirinin bir kez online, bir kez de fabrikada fiziki olarak tespitlerde bulunarak düzenlediği raporların soruşturma aşamasında görmezden gelindiği, yerinde inceleme yapılmadan düzenlenen nihai rapor üzerine idareye yapılan itiraz sonrası ilgili personelin yerinde ziyaret için görevlendirildiği, üretim yapıldığına dair fotoğraf ve kamera kayıtlarının bulunduğu, belge doğrulama ve katma değer hesabının hatalı yapıldığı, başka firmalara muafiyet uygulanmasının izaha muhtaç olduğu, COVID-19 salgın şartlarının göz önünde bulundurulmadan soruşturmanın tamamlandığı, önlem alınması için yerli üretimi olan bir malın dampingli fiyat ile ithal edilmesi, bu ithalatın yerli üretime zarar vermesi ya da zarar tehdidi yaratması, dampingli ithalat ile zarar tehdidi arasındaki illiyet bağını kesecek bir nedenin bulunmaması gerektiği, dava konusu önlemin alınması için bu şartların oluşmadığı, yerli üretim dalına zarar verildiğinin; satışlar, kârlar, üretim, piyasa payı, verimliliği, yatırım hasılatı, kapasite vs. değerlendirilmeden kapanış soruşturmasının tamamlandığı, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin önlem alınmasından ziyade ithalattaki vergilerin askıya alınması yönünde görüş verdiği, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun Bakanlık bürokratlarından oluştuğu, bunun da bağımsız karar alınmadığını gösterdiği, damping marjı hesaplanmadan, önlem alınması mümkün olmadığı halde, Malezya menşeli ürünler için damping marjı hesaplanmadığı, usulüne uygun olarak düzenlenen menşe belgesi Malezya makamlarınca daha önce onaylandığı halde, Malezya’da üretilen ürünlerin Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olduğu yönündeki ön kabulün hukuka aykırı olduğu, Çin Halk Cumhuriyeti ve Malezya arasında yapılan fiyat karşılaştırmasının hatalı olduğu, ticari değil, sınai hesaplama yoluyla denetim yapıldığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Soruşturma açılış Tebliğ’inin iptali için 60 günlük dava açma süresinin geçirildiği, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yürütme organının antidamping vergisi koyabileceği, bu durumun Anayasa'nın 167. maddesine uygun olduğu, aynı Kanun’un 11. maddesine göre soruşturma süresi boyunca önlem konusu mallar için teminat alınabileceği, yürürlükte olan bir antidamping uygulamasının etkisizleştirildiği veya bertaraf edildiği durumlarda farklı usulde soruşturma yapıldığı, bunun İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'te dayanağının bulunduğu, soruşturma yürütülürken sadece Malezya’dan Türkiye’ye ithalatın artması hususu değil, halihazırda önlem bulunan Çin Halk Cumhuriyeti ile Malezya arasındaki ithalat artışının da göz önüne alındığı, soruşturmaya esas sayısal verilerin Türkiye İstatistik Kurumu'ndan alındığı, davacılardan....... şirketinin 2019 yılında ithalat gerçekleştirmediğine ilişkin iddianın doğru olmadığı, 2 soruşturmanın bir arada yürütülmediği, hiçbir firma için yerinde doğrulama yapılmadığı, sadece bilgi ve belgeler üzerinden soruşturmanın tamamlandığı, İthalat Kayıt Belgesi’nin, haksız rekabetin önlenmesi soruşturması ile bir ilgisinin bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Malezya ve Ürdün Haşimi Krallığı menşeli/çıkışlı 5603.14 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" cinsi eşya ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" cinsi eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasına ilişkin olarak 04/09/2021 tarih ve 31588 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2021/43 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin olarak 09/06/2022 tarih ve 31861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2022/15 sayılı Tebliğ'in iptali istemiyle açılmıştır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın " Piyasaların Denetimi ve Dış Ticaretin Düzenlenmesi " başlıklı 167. maddesinde :" Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler. Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Cumhurbaşkanına yetki verilebilir.(21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına” şeklinde değiştirilmiştir.) düzenlemesi yer almaktadır. İthalatta haksız rekabet hallerinden dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın tespiti, bu hallerde soruşturmanın açılması, yürütülmesi ve sona ermesi ile, soruşturma sonucunda alınabilecek önlemler 01/10/1989 tarih ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenmiş, 21/07/1999 tarih ve 4412 sayılı Kanunla; Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) Tokyo Round müzakereleri sonucunda formüle edilen, Türkiye’nin de taraf olarak imzaladığı ve 31/12/1994 tarihinden geçerli olmak üzere onayladığı Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Kuruluş Anlaşması Eki'ni oluşturan “GATT’ın VI. maddesinin Yürütülmesine Dair Anlaşma (Anti-Damping Anlaşması)” ile “GATT VI, XVI ve XXIII. maddelerinin Tefsiri ve Uygulanması ile İlgili Anlaşma (Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması)”ya işlerlik kazandırmak ve Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında Gümrük Birliği kurulmasına dair 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı uyarınca AB müktesebatına uyum sağlamak amacıyla, 3577 sayılı Kanun'da önemli değişiklikler yapılmıştır. Özellikle, 4412 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 3577 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yapılan değişiklikle, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde, GATT 1994'ün VI. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma ile Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması hükümlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmak suretiyle, dampinge veya sübvansiyona konu olan ürün ithalatına karşı Türk sanayiinin etkili bir şekilde korunmasına dönük işlem ve alınacak önlemleri düzenleyen mevzuatın genel çerçevesi çizilmiştir. 20/10/1999 tarih ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ile 30/10/1999 tarih ve 23861 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik de, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuatın, idari düzenlemeler kısmında yer almaktadır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanun'un ithalatta haksız rekabet hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde; damping;'' bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması", (c) bendinde "ihraç fiyatı; ihraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatı,"(d) bendinde, benzer mal; "dampinge veya subvansiyona konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri yaşıyan başka bir mal", (e) bendinde, normal değer;" 1. ihracatçı veya menşe ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyat, 2- ihracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyatı veya menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyat", (g) bendinde, damping marjı; "normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktar,"(i) bendinde, zarar;" bir üretim dalında maddi zararı, maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesi olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 3. maddesinde; önlem alınmasını gerektiren hallerin; dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olduğuna değinilmiş, 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği,şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüş, 5'inci maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün görevleri belirlenmiş, 13. maddesinde ise; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi alınacağı kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 30/10/1999 tarih ve 23861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin (i) bendinde yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi ve telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu hallerin önlemin etkisiz kılınmasına ilişkin hallerden olduğu öngörülmüş,18. maddesinde yerli üretim dalının tanımı yapıldıktan sonra, üreticilerin ihracatçılar veya ithalatçılarla ilişkili bulunmaları veya kendilerinin dampinge veya sübvansiyona konu olduğu iddia edilen malın ithalatçısı olmaları halinde yerli üretim dalının, üreticilerinin geri kalan bölümünü ifade edebileceği belirtilmiş, 38. maddesinde ise yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticiler, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebileceği, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği 38. maddesinde ise, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin, damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Yönetmeliğin “Usul” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, bu kısımda düzenlenen inceleme ve soruşturmalarda normal soruşturmalarda izlenen usul kurallarından yalnızca mahiyet ve niteliği itibariyle uygun olanları tatbik olunur. " ;”Yöntem” başlıklı 41 inci maddesinde; Aksine hüküm bulunmadıkça, bu kısımda düzenlenen soruşturmalardan yalnızca mahiyet ve niteliği itibariyle uygun olanları için ve ancak gerek görülmesi halinde, normal bir soruşturmadaki dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümler uygulanır. ” düzenlemeleri yer almaktadır. Uyuşmazlıkta soruşturma konusu eşyaya ilişkin olarak : 18/4/2009 tarihli ve 27204 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2009/12) İle, 5603.14 GTP'de yer alan Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli eşya ithalatına 1,9 ABD Dolan/Kg tutarında dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuş : 12/4/2015 tarihli ve 29324 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/9) ile uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin aynen uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiş, daha sonra 16/10/2018 tarihli ve 30567 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2015/9)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 3921.13 GTP'de yer alan "yalnız, dokumaya elverişii maddelerden mesnedi bulunan, m2 ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri” tanımlı eşyanın ÇHC menşeli olanları da aynı tutarda dampinge karşı önlem kapsamına alınmıştır. 28/5/2021 tarihli ve 31494 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/18) ile tamamlanan nihai gözden geçirme soruşturması sonucunda, 5603.14 ve 3921.13 GTP'de yer alan ÇHC menşeli soruşturma konusu eşya ithalatına 1,9 ABD Dolan/Kg tutarında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin aynı şekilde devamına karar verilmiştir. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından ÇHC menşeli soruşturma konusu eşya ithalatında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin, Malezya ve Ürdün menşeli/çıkışlı eşya ithalatı yoluyla etkisiz kılındığına ilişkin re'sen başlatılan incelemeyle Malezya ve Ürdün menşeli/çıkışlı söz konusu eşya ithalatı için İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca, Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı açılan ve 01.01.2018 -30.06.2021 tarihleri arası dönemi kapsayan soruşturma ile : 2018-2021 Ocak-Haziran dönemi ithalat istatistikleri değerIendirilmiş ; 3921.13 ve 5603.14 GTİP'li soruşturma konusu eşyanın toplam İthalatı 2018 yılında 20 bin ton (87 milyon ABD Doları); 2019 yılında 14 bin ton (73 milyon ABD Doları); 2020 yılında 11 bin ton (59 milyon ABD Doları); 2021(1-6) döneminde ise 5 bin ton (31 milyon ABD Doları) seviyesinde gerçekleştiği : söz konusu ithalata ilişkin ortalama birim fiyatların 2018-2021(1-6) döneminde sırasıyla 4,4; 5; 5,3; 5,6 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği : anılan eşyanın ÇHC'den gerçekleştirilen ithalatının da 2018-2020 döneminde miktar ve değer bazında azaldığı : söz konusu ithalatın 2021 yılının ilk 6 aylık döneminde ise bir miktar artış gösterdiği ve 815 ton olarak gerçekleştiği :diğer yandan , 2018 yılında toplam ithalat miktarı içinde ÇHC'nin payı %47 iken bu oranın 2021 yılının ilk 6 aylık döneminde %15 olarak gerçekleştiği : soruşturma konusu eşyanın Malezya'dan ithalatının , 2018 yılında 89 ton (57 bin ABD Doları); 2019 yılında 2,3 bin ton (1,6 milyon ABD Doları); 2020 yılında 417 ton (637 bin ABD Dolan); 2021 (l -6) döneminde ise 242 ton (749 bin ABD Doları) seviyesinde gerçekleştiği : söz konusu ithalata ilişkin ortalama birim fiyatların 2018-2021(1-6) döneminde sırasıyla 0,7; 0,7; 1,5 ve 3,1 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği :anılan ithalatın birim fiyatlarının genel ithalat ve ÇHC birim fiyatlarının oldukça altında kaldığı; artan ithalat ve düşük birim fiyatlar sebebiyle önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı : bahse konu eşyanın toplam ithalatı miktar bazında soruşturma konusu dönemde sürekli olarak azalırken, Malezya'dan yapılan ithalatın 2019 yılında bir önceki yılın 26 katına yükseldiği ve bu artışın Malezya ile Türkiye arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklindeki değişikliği gösterdiği soruşturma konusu eşyanın Ürdün'den yapılan ithalatı 2018 yılında 21 ton (58 bin ABD Doları); 2019 yılında 1.331 ton (860 bin ABD Doları); 2020 yılında 447 ton (5 17 bin ABD Doları) olarak gerçekleştiği : 2021(1-6) döneminde ise ithalatın bulunmadığı : Ürdün'den ithalatın artış gösterdiği 2019 yılında anılan ülkenin ÇHC menşeli soruşturma konusu eşya ithalatının artmış olduğu , yine Ürdün'ün Türkiye'ye yapmış olduğu ihracatın da 2019 yılında bir sıçrama yaptığı , bu artışın Ürdün ile Türkiye arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklindeki değişikliği gösterdiği : söz konusu ithalata ilişkin ortalama birim fiyatlarının 2018-2020 döneminde sırasıyla 2,7; 0,6 ve 1,2 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği : Ürdün'den yapılan soruşturma konusu eşya ithalatındaki birim fiyatların 2019 ve 2020 yıllarında genel ithalata ve ÇHC'den yapılan ithalata ilişkin birim fiyatların oldukça altında kaldığı; özellikle ithalatın arttığı 2019 yılında çok düşük bir seviyeye gerilediği ve önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı : bu kapsamda, Malezya' nın soruşturma konusu eşya ithalatında en büyük tedarikçinin ÇHC olduğu : Malezya'nın miktar bazında ithalatı içinde ÇHC'nin payı 2019 yılında %56, 2020 yılında ise %43 olduğu , Türkiye'ye ihracatın önemli oranda artış gösterdiği 2019 yılında anılan ülkenin ÇHC'den yapmış olduğu ithalatın da %110 oranında artış göstermiş olduğu , Malezya'nın soruşturma konusu eşya ihracatında 2019 ve 2020 yıllarında ilk sırada Türkiye yer almakta olup anılan ülke ihracatının 2019 yılında %18'i, 2020 yılında ise %21 'inin Türkiye'ye yapıldığı : Ürdün'ün soruşturma konusu eşya ithalatında 2019 yılında ilk sırada %54 payla ÇHC yer alıp , bunu İtalya'nın izlediği , Türkiye'ye ihracatın en fazla artış gösterdiği 2019 yılında Ürdün'ün ÇHC'den ithalatının %66 oranında arttığı , Ürdün'ün 2019 yılında toplam 1.074 ton, 2020 yılında 424 ton soruşturma konusu eşya ihracatı bulunduğu, bu kapsamda, Ürdün'ün dünyaya soruşturma konusu eşya ihracatının oldukça düşük olduğu ,bunun yanı sıra ihracatın sıçrama yaptığı 2019 yılında anılan ülkenin ihracatının tamamının Türkiye'ye yönelik olduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir. Malezya'da mukim... (M) Sdn Bhd firmasının ; soruşturma kapsamı eşyanın üretiminde kullandığını belirttiği ham madde alımlarına ilişkin talep edilen belgelerin büyük bir kısmını sunmadığı , çalıştırdığı işçi sayısına ilişkin eksik bilgi sunduğu , firma tarafından üçüncü ülkeye yapılan satışlarına ilişkin tablo, fatura ve stok kartı bilgilerinin birbiriyle tutarsız ve yanlış olduğunun anlaşılması sebebiyle Yönetmelik'in 26. maddesi çerçevesinde iş birliğine gelmedi olarak addedildiği ve belirlemelerin mevcut verilere göre yapıldığı ; Firmanın soruşturma konusu eşya üretiminde kullanmak üzere 962 ton ham madde alımı yaptığını belirtmesine karşın , fatura örneklerinin yalnızca 356 ton ham madde alımına ilişkin olduğu , Firma tarafından belirtilmiş olan ; 2020 yılı ve 2021 yılı ilk 6 aylık dönemde soruşturma konusu eşya üretim miktarı 934 ton ise de , 356 ton ham madde kullanarak söz konusu üretimin yapılmasının mümkün olmadığı : sosyal güvenlik ödemelerine ilişkin belgelerde 9 adet çalışana ilişkin bilginin yer aldığı , Firmada çalıştığı beyan edilen diğer 30 işçiye ilişkin işçi sayısını gösterir bir belge bulunmadığı ;bu çerçevede, firmanın sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin 'Türkiye'ye yapmış olduğu satışlar kapsamı eşyanın firma tesislerinde üretildiğini göstermekte yetersiz kaldığı, bu kapsamda, anılan firmanın yürürlükteki dampinge karşı önlemi etkisiz kıldığı sonucuna varıldığı ve tüm bu veriler çerçevesinde Klarge firmasınca yürürlükteki dampinge karşı önlemden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı ve yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı sonucuna varılmıştır. Malezya'da mukim diğer soruşturma kapsamı firmaların iş birliğinde bulunmadığı ve bu firmalar için belirlemelerin mevcut verilere göre yapıldığı ; bu çerçevede, soruşturma döneminde Malezya'dan yapılan ithalatın 2019 ve 2020 yıllarında ciddi artış gösterdiği, Malezya birim fiyatlarının genel ithalattaki birim fiyatların ve ÇHC birim fiyatlarının altında kaldığı ve ihracatın en büyük kısmını gerçekleştiren firmaların iş birliğinde bulunmadığı ; bu fımaların bir kısmına ulaşılamadığı ya da farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerinin anlaşıldığı ; mevcut tespitlerin, yürürlükteki dampinge karşı önlemlerden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda Türkiye ile Malezya'da yerleşik diğer firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve Malezya menşeli/çıkışlı olarak yapılan ithalat yoluyla yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığına ve Malezya'da mukim diğer firmaların yürürlükteki dampinge karşı önlemi etkisiz kıldığını gösterdiği sonucuna varılmış : Ürdün'de mukim herhangi bir firma soruşturma kapsamında İş birliğinde bulunmamış ve bu firmalar için mevcut verilere göre belirleme yapılarak; 2019 yılında ithalatın önemli miktarda artış gösterdiği, aynı yılda ülke ihracatının tamamının Türkiye'ye yapıldığı ve bu ülkeden tek ihracatçı olan İban for ... Company firmasının soru formuna cevap vermediği ve yapılan incelemede soruşturma konusu eşya üretimini gerçekleştirdiğini kanıtlayamadığı ; bu tespitlerin, yürürlükteki dampinge karşı önlemlerden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda Türkiye ile Ürdün'de yerleşik firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve Ürdün menşeli/çıkışlı olarak yapılan ithalat yoluyla yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltılarak Ürdün menşeli/çıkışlı ithalat yoluyla yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığı tespit edilerek İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/18) kapsamında ÇHC menşeli eşya ithalatında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin, Malezya ve Ürdün menşeli/çıkışlı soruşturma konusu eşya ithalatına teşmil edilmesine İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca karar verilmiş ve İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/43) çerçevesinde teminata bağlanmış işlemlere yönelik olarak gümrük idarelerince Kararın 11. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işlem tesis edilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; davaya konu Tebliğlerde yer alan ithalata ilişkin verilerin değerlendirilmesinden İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında mevzuat esas alınarak ; incelemeye sunulan bilgi ve belgeler ve ulaşılan diğer veriler değerlendirilerek , soruşturmaya konu eşyanın ithalat seyrinin , yürürlükteki dampinge karşı önlemlerden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan uygulama , işlem veya iş sonucunda yürürlükteki önlemi etkisiz kıldığı ve yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığı tespit edilerek , ithalattan kaynaklanan haksız rekabetin önlenmesi amacıyla tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacı vekili Av. ...'ın, davalı idareyi temsilen Av. ...'ın geldiği görülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından görevlendirilen Danıştay Savcısı ...'ın katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Malezya ve Ürdün Haşimi Krallığı menşeli/çıkışlı 5603.14 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" cinsi eşya ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" cinsi eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı resen soruşturma açılmasına ilişkin 04/09/2021 tarih ve 31588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/43 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin 09/06/2022 tarih ve 31861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/15 sayılı Tebliğ'in iptali istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı belirtilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği kurala bağlanmıştır. Yukarıdaki yasal düzenlemelere göre, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması; uygulama işleminin ise, birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulaması niteliğinde bulunması, aynı zamanda kesin ve yürütülebilir nitelik taşıması halinde mümkündür. Bu bakımdan; davanın, dava konusu eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasına ilişkin olarak 04/09/2021 tarih ve 31588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/43 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin olarak 09/06/2022 tarih ve 31861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/15 sayılı Tebliğlerin birlikte 13/06/2022 tarihinde açılan davaya konu edildiği görülmekte olup, soruşturma açılmasına ilişkin Tebliğe karşı teminat istenilmesine ilişkin uygulama işlemi üzerine Uygulama Genel Tebliğine karşı da Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren işlemeye başlayan idari dava açma süresi içerisinde dava açıldığı anlaşıldığından, her iki tebliğ için de süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 19. maddesinde, üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için, o ülkede yeni bir ürün imal edilmesi veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılmasının gerektiği, aynı Kanun'un 20. maddesinde, esas amacının, Türkiye tarafından belirli ülkelerin eşyasına uygulanan hükümleri aşmak olduğu tespit edilen veya yapılan araştırma sonucunda hakkında bu yönde bir kanaat oluşan bir işçilik veya işlemle üretilmiş eşyanın, 19. maddeye dayanılarak o ülke menşeli sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un, "amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde resen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7. maddesinde yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı, 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceği hükümlerine yer verilmiştir. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının tanımlar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Önlemlerin Etkisiz Kılınması", yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller olarak tanımlanmış; aynı Kararın "önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesi" başlıklı 11. maddesinde ise kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği, önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikte de yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda düzenlemeler yer almış, ayrıca bazı özel durumlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, " İşbirliğine gelinmemesi" başlıklı 26. maddesinde ilgili taraflardan birinin, verilen süreler içinde gerekli bilgiyi sağlamaması ya da bu bilgiye ulaşılmasını reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması veya yanlış ya da yanıltıcı bilgi vermesi hallerinde söz konusu tarafın işbirliğine gelmemiş addedileceği, bu durumda geçici veya nihai belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz, mevcut verilere göre yapılabileceği, "Örnekleme" başlıklı 27. maddesinin 3. fıkrasında, soruşturmanın, bu madde hükmü uyarınca bir örnekleme ile sınırlı tutulduğu hallerde, ayrı ayrı inceleme yapmanın soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında tamamlanmasını engelleyecek kadar çok sayıda ihracatçı ve üreticinin bulunduğu haller dışında, başlangıçta seçilmemiş olan ancak gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayan ihracatçı veya üreticiler için ayrı bir damping marjı hesaplanacağı, "Önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma" başlıklı 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebilecekleri, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir ürünün Türkiye'ye, ihracatçı ülke iç piyasasındaki cari fiyatından daha düşük fiyatlarla ihraç edilmesi ve bu nedenle yerli üretim dalının ciddi bir zarara uğraması veya zarar tehdidi altında olması durumunda, yapılacak soruşturma sonucunda yeterli bulgular elde edilmesi halinde, söz konusu ürünün ithalinde dampinge karşı vergi öngörülmek suretiyle önlem alınabilecektir. Yürürlüğe konulan önlemlerin etkisiz kılınması durumunda da Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca açılacak soruşturma sonucunda, önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı takdirde aynı eşyanın başka ülkelerden ithalinde de önlem uygulanabilecektir. Dosyanın incelenmesinden, Ticaret Bakanlığınca yapılan soruşturmada; 5603.14 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" cinsi eşyanın Çin Halk Cumhuriyeti menşei ithalatında 2019/12 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile 2015/9 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile yürürlüğe konulan önlemin devamına karar verildiği ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" için aynı tutarda dampinge karşı önlem kapsamına alındığı, bu önlemin 2021/18 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile aynen uygulanmasına devam edilmesine karar verildiği, 2021/43 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında uygulanan dampinge karşı Malezya ve Ürdün Krallığı menşeli koagüle suni deri ithalatına yönelik olarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı resen soruşturma başlatıldığı, soruşturma dönemi olarak 01/01/2018 tarihi ile 30/06/2021 tarihleri arasındaki dönem esas alınarak yürütülen soruşturma kapsamında ÇHC menşeli soruşturma konusu eşya ithalatında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin, Malezya ve Ürdün menşeli/çıkışlı eşya ithalatı yoluyla etkisiz kılındığına ilişkin re'sen başlatılan incelemeyle Malezya ve Ürdün menşeli/çıkışlı söz konusu eşya ithalatı için İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca, Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı açılan ve 01.01.2018 -30.06.2021 tarihleri arası dönemi kapsayan soruşturma ile : 2018-2021 Ocak-Haziran dönemi ithalat istatistiklerinin değerIendirildiği; 3921.13 ve 5603.14 GTİP'li soruşturma konusu eşyanın toplam İthalatı 2018 yılında 20 bin ton (87 milyon ABD Doları); 2019 yılında 14 bin ton (73 milyon ABD Doları); 2020 yılında 11 bin ton (59 milyon ABD Doları); 2021(1-6) döneminde ise 5 bin ton (31 milyon ABD Doları) seviyesinde gerçekleşirken ithalata ilişkin ortalama birim fiyatların 2018-2021(1-6) döneminde sırasıyla 4,4; 5; 5,3; 5,6 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği, ÇHC'den gerçekleştirilen ithalatının 2018 ila 2020 döneminde miktar ve değer bazında azaldığı, 2021 yılının ilk 6 aylık döneminde ise ithalatın %15' i olan 815 ton olarak gerçekleştiği, soruşturma konusu eşyanın Malezya'dan ithalatının 2018-2021 yılı ilk 6 ayında sırasıyla 89 ton (57 bin ABD Doları); 2,3 bin ton (1,6 milyon ABD Doları); 417 ton (637 bin ABD Dolan); 242 ton (749 bin ABD Doları) seviyesinde gerçekleştiği,aynı yıl sırasıyla 0,7; 0,7; 1,5 ve 3,1 ABD Doları/Kg seviyesinde olan birim fiyatlarının genel ithalat ve ÇHC birim fiyatlarının oldukça altında kaldığı; artan ithalat ve düşük birim fiyatlar sebebiyle önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı, eşyanın toplam ithalatı miktar bazında soruşturma konusu dönemde sürekli olarak azalırken, Malezya'dan yapılan ithalatın 2019 yılında bir önceki yılın 26 katına yükseldiği ve bu artışın Malezya ile Türkiye arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklindeki değişikliği gösterdiği, soruşturma konusu eşya ithalatında en büyük tedarikçinin ÇHC olduğu, Malezya'nın miktar bazında ithalatı içinde ÇHC'nin payı 2019 yılında %56, 2020 yılında ise %43 olduğu , Türkiye'ye ihracatın önemli oranda artış gösterdiği 2019 yılında anılan ülkenin ÇHC'den yapmış olduğu ithalatın da %110 oranında artış gösterdiği, Malezya'nın soruşturma konusu eşya ihracatında 2019 yılında %18, 2020 yılında ise %21 ile ilk sırada Türkiye'ye yapıldığı, soruşturma için gerekli bilgilerin temini amacıyla soru formu gönderildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafından soru formu cevabı sunulduğu, soruşturma kapsamında esaslı bilgi ve belgeleri sağlamayan firmaların İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca iş birliğinde bulunmadı olarak addedildiği, bu durumda, önlemlerin etkisiz kılınmasına yönelik belirlemeler için, olumlu ya da olumsuz eldeki mevcut verilerin kullanıldığı açıklamalarına yer verildiği, soru formuna sunulan cevaplarda esaslı eksikliklerin bulunduğu tespit edilerek firmaya eksiklik bildirimi yapıldığı, anılan firma tarafından eksiklik bildiriminde talep edilen esaslı eksikliklerin tamamlanmadığının görüldüğü, Malezya'da mukim ... (M) Sdn Bhd firmasının soruşturma kapsamı eşyanın üretiminde kullandığını belirttiği ham madde alımlarına ilişkin talep edilen belgelerin büyük bir kısmını sunmadığı, çalıştırdığı işçi sayısına ilişkin eksik bilgi sunduğu, üçüncü ülkeye yapılan satışlarına ilişkin tablo, fatura ve stok kartı bilgilerinin birbiriyle tutarsız ve yanlış olduğu kabul edilerek İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca "iş birliğinde bulunmadı" olarak addedilerek anılan firmaya ilişkin belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz mevcut verilere göre yapıldığı, ithalat istatistiklerinin incelenmesi neticesinde, soruşturma konusu eşya üretiminde kullanmak üzere 962 ton ham madde alımı yapıldığı bildirilmesine rağmen yalnızca 356 ton ham madde alımının faturalandırıldığı, 2020 yılı ve 2021 yılı ilk 6 aylık dönemde 356 ton ham madde kullanarak 934 ton eşyanın üretilemeyeceği, 9 adet çalışana ilişkin bilgiye sosyal güvenlik ödemelerinde yer verilse de beyan edildiği gibi 30 işçiyi gösterir bir belge bulunmadığı tespitlerinden eşyanın Malezya'da bulunan tesiste üretilmesinin mümkün olmadığı, önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmada bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, bu nedenle yerinde denetimin yapılmasının gerekli olduğu yolundaki iddiaların yerinde olmadığı, yürürlükteki dampinge karşı önlemi etkisiz kıldığı sonucuna varıldığı ve tüm bu veriler çerçevesinde Klarge firmasınca yürürlükteki dampinge karşı önlemden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı ve yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı sonucuna varıldığı, bu kapsamda dampinge karşı önlemlerden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir işlem sonucunda Türkiye ile anılan firma arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğinin değerlendirildiği, ayrıca soruşturma döneminde firma tarafından soruşturma konusu ürünlerde Türkiye'ye yapılan ihracatın miktarındaki yüksek artış ve birim fiyatlarındaki düşüklüğün dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığına işaret ettiği değerlendirilmiş, dava konusu koagüle cinsi deri eşya için soruşturma açılmasına yönelik 04/09/2021 tarih ve 31588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/43 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin olarak 09/06/2022 tarih ve 31861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/15 sayılı Tebliğ kapsamında, tabloda gösterildiği şekilde, Malezya'da yerleşik şirket için Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşyalar için dampinge karşı önlem oranı belirlenerek yürürlüğe konulmasına karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca, ... (M) Sdn Bhd firmasının soruşturma kapsamında istenilen belgeleri yönetmelikte belirtilen süre ve ek sürelerde eksik olarak teslim ettiği anlaşıldığından İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca "iş birliğinde bulunmadı" olarak addedilmesi suretiyle anılan firmaya ilişkin belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz mevcut verilere göre yapılarak ithalat istatistiklerinin incelendiği, aynı Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı başlatılan soruşturmanın damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlendiğinden yerinde denetim yapılmasının gerekmediği, soruşturma konusu eşya üretiminde alındığı ileri sürülen ve ibraza konu faturalandırılan ham madde miktarı ve kanıtlanan işçi sayısıyla iddia edildiği miktarda eşyanın Malezya'da bulunan tesiste üretilmesinin mümkün olmadığı, 5603.14 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" cinsi eşya ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, metrekare ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" cinsi eşyaların gerçekte Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olmasına rağmen, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için getirilen önlemleri etkisiz kılmak amacıyla menşe yanıltması yapılmak suretiyle diğer davacı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi tarafından Malezya'dan ithal edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, 5603.14 ve 3921.13 gümrük tarife istatistik pozisyonundaki eşyalar için mevcut damping önlemlerinden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucu yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılınarak önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı sonucuna varılarak, re'sen soruşturma açılmasına ilişkin Tebliğ ile soruşturma konusu eşyaların, tabloda belirtildiği şekilde, Malezya'dan ithalatında, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı tutarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin Tebliğde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen... -TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemeleri halinde davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.