Başvurucu, 1/10/2002 tarihinde İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı alacak davasının halen devam ettiğini, makul sürede yargılama yapılamadığını, bu duruma ilişkin başvurabileceği bir iç hukuk yolu bulunmadığını belirterek, adil yargılanma hakkı ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, 1/10/2002 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı alacak davasının halen devam ettiğini, makul sürede yargılama yapılamadığını, bu duruma ilişkin başvurabileceği bir iç hukuk yolu bulunmadığını belirterek, adil yargılanma hakkı ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 3/3/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 13/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığı 1/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1/10/2002 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı alacak davasında, davalı ile akdettikleri eser sözleşmesinden doğan bakiye alacaklarının davalıdan tahsili ile davalının fabrikasında kalan mülkiyeti kendisine ait demirbaşların iade edilmemesi nedeniyle demirbaşların bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise açtığı karşı davada, başvurucu ile sözleşme akdettiklerini ancak başvurucunun sözleşme koşullarını yerine getirmediğini, başvurucu tarafından eksik yapılan işlerin Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesine tespit ettirildiğini ve yapılamayan işlerden dolayı zarara uğradığını, bu nedenlerle başvurucunun açtığı davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiş, geç teslimden dolayı da uğradığı zararın başvurucudan tahsilini talep etmiştir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, 8/9/2005 tarih ve E.2002/1391, K.2005/508 sayılı kararı ile başvurucunun açtığı davanın kabulüne, karşı davanın reddine hükmetmiştir. Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Hukuk Dairesi, 26/3/2007 tarih ve E.2005/7612, K.2007/1872 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesinin kararını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve itirazları karşılayacak nitelikte olmadığı gerekçesi ile bozmuştur. Bu ilama karşı yapılan karar düzeltme talebi aynı Dairenin, 8/11/2007 tarih ve E.2007/4808, K.2007/7055 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Bozma ilamı üzerine dosya yeniden kendisine gelen İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2008/25 sayılı dosyasında yargılamaya devam etmiştir. Yeni ticaret mahkemelerinin kurulması üzerine dava dosyası İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmiş olup, yargılamaya anılan Mahkemenin E.2011/59 sayılı dava dosyasında devam edilmektedir. Başvurucu, 3/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi, 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun ve devamı maddeleri.