6. Hukuk Dairesi 2023/1975 E. , 2024/2042 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/119 E., 2023/294 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/47 E., 2022/392 K. 1- İlk derece mahkemesince, tapu iptal ve tescil davasında; 14/12/2017 tarihli, 2013/714 Esas ve 2017/574 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması son…
**6. Hukuk Dairesi 2023/1975 E. , 2024/2042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/119 E., 2023/294 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/47 E., 2022/392 K. 1- İlk derece mahkemesince, tapu iptal ve tescil davasında; 14/12/2017 tarihli, 2013/714 Esas ve 2017/574 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması sonrasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 28.12.2021 tarih, 2020/969 Esas, 2021/1239 Karar sayılı kararı ile; davacı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı arsa sahibi tarafından açılan tazminat davaları sonucunda verilen tazminat alacaklarının davalı arsa sahibine ödenmemiş olduğunun anlaşılması sebebi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece ilgili dava dosyalarında hükmedilen ayıplı ve eksik iş bedeli ile gecikme tazminatı bedellerinin davalı arsa sahibine ödenmesi koşuluyla veya bu dava dosyalarında hükmedilen alacaklar arsa sahibine ödenmek üzere mahkeme veznesine depo ettirilerek birlikte ifa suretiyle yüklenici adına sözleşme gereğince verilmesi gereken davaya konu dairenin davacı adına tescili konusunda karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği, yine davalı arsa sahibi vekili davaya cevabında, müvekkilinin davacı yükleniciye isabet eden dava konusu bağımsız bölümü dosyaya sunduğu adi yazılı daire satış sözleşmesiyle davacı yükleniciden satın aldığını, bu güne kadar davacı yükleniciye toplam 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan satış bedelinin ise davacı yüklenici tarafından ödenmeyen zararlarına mahsuben davacıya ödenmediğini savunmuş olduğundan adi yazılı sözleşmenin davacı yüklenicinin sözleşme kapsamındaki şahsi hakkını devri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda adi yazılı sözleşme altındaki imzanın davacı yükleniciye ait olup olmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre verilerek bu adi yazılı belgenin davacı yükleniciyi bağlayıcı olup olmadığının saptanmasından sonra bu sözleşmenin, alacağın temliki sözleşmesi niteliğinde ve tarafları bağlayıcı olduğunun saptanması halinde bu sözleşme uyarınca davalı arsa sahibi tarafından satış bedeli karşılığı bedel ödenip ödenmediğine dair davalının savunma ve delilleri de toplanarak davalı arsa sahibinin alacağın temliki niteliğindeki bu sözleşme uyarınca satış karşılığında davacı yükleniciye ödemiş olduğu satış bedelinin davacı yüklenici tarafından diğer alacaklarıyla birlikte depo edilmesini talep edip etmediği konusunda beyanlarının davalı vekiline açıklattırılarak davalı arsa sahibinin bu savunması da değerlendirilip tartışıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 2- Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince, 27.10.2022 tarih, 2022/47 Esas,2022/392 Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, 818 sayılı BK'nın 81.maddesi (TBK 97) gereğince akdin ifasını talep eden kimse kendi borcunu yerine getirmedikçe veya yerine getirmeyi karşı tarafa teklif etmedikçe alacağını talep edemeyeceği, bu kural gereğince kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yüklenicinin tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı bu davada, arsa sahibinin mahsup yoluyla ileri sürdüğü aynı sözleşmeden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler bedeli, gecikme tazminatı gibi alacak taleplerine birlikte ifa kuralı da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği, birlikte ifa kuralı gereğince, davalı arsa sahibinin saptanan alacaklarının depo ettirilip birlikte ifa suretiyle yüklenici adına sözleşme gereğince alması gereken taşınmaza ilişkin olarak tescil kararı verilebileceğinden, davacı arsa sahibinin davalı yükleniciden toplam alacağı olan 384.866,77 TL'nin davalı yüklenici tarafından mahkeme veznesine depo edildiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 3- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 4- Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında davalı yanca talebin açıklanmasına dair hususlar ayrıntılı olarak izah edilmekle birlikte, davalının 11.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde taşınmaz alım bedelini de katarak talep ettiği tutarın mahkemece depo edilmesini talep etmiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.