1. Hukuk Dairesi 2022/3251 E. , 2022/6818 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ile terkin istemli dava sonunda Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.01.2021 tarihli ve 2017/310 Esas ve 2021/40 Karar sayılı kararı yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine dava dilekçesinde, davaya konu 27 ada 9 …
**1. Hukuk Dairesi 2022/3251 E. , 2022/6818 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ile terkin istemli dava sonunda Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.01.2021 tarihli ve 2017/310 Esas ve 2021/40 Karar sayılı kararı yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine dava dilekçesinde, davaya konu 27 ada 9 parsel ile 243 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, Kıyı Kanunu'nun 1990 tarihli olduğunu ve bu tarihten önce tesis edilmiş mülkiyet hakkını bertaraf etmeyeceğini, kaldı ki Kıyı Kanunu'na göre tespit edilmiş kıyı çizgisinin bulunmadığını, dava konusu parsellerin tamamen değil kısmen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, bu nedenle parsellerin tamamı hakkında talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.10.2014 tarihli, 2014/2175 Esas ve 2014/19118 Karar sayılı kararı ile “…İşin esasının ve dava konusu taşınmazın 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesi ve ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı hususunun da gözetilmesi, Mahkemece bu konudaki görüşünün ortaya konulması ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. 4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 5. İkinci Bozma Kararı