T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/245 KARAR NO : 2025/1342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.10.2022 NUMARASI : 2021/333 Esas 2022/872 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 10.05.2021 KARAR TARİHİ : 03.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 tarih 2021/333 Esas 20…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/245 KARAR NO : 2025/1342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.10.2022 NUMARASI : 2021/333 Esas 2022/872 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 10.05.2021 KARAR TARİHİ : 03.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 tarih 2021/333 Esas 2022/872 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 11.07.2020 tarihinde, davalı şirketin ZMM sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı yabancı plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası döndüğü Almanya’da araçtaki hasar bedelinin 7.822,90 Euro olarak tespit edildiğini, davalı şirkete 02.09.2020 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı şirketin 10.12.2020 tarihinde müvekkiline 21.678,53 TL (ödeme günündeki TCMB efektif döviz alış kuru karşılığı 2.285,17 Euro) ödeme yaptığını, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihte TCMB efektif döviz alış kuruna göre 1 Euro'nun 8.9052 TL olduğunu, bu durumda davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin (41.000,00 TL) temerrüt tarihindeki Euro cinsinden karşılığının 4.604,05 Euro olduğunu, bu tutardan, yapılan 2.285,17 Euro ödeme mahsup edildiğinde, 2.318,88 Euro eksik ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkilinin 987,97 Euro ekspertiz ücreti ve 560,00 TL tercüme masrafı yaptığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.537,73 Euro hasar bedelinin (davalı sigorta şirketi bu tutarın 2.318,88 Euro'luk kısmından sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek (değişken) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesin talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Şirketi vekili, davacının başvurusu üzerine müvekkili şirketçe hasar dosyası açıldığını, 10.12.2020 tarihinde kusur durumuna göre 21.678,53 TL hasar ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, aracın yurt dışında onarıldığına dair bir servis formu veya fatura bulunmadığını, Euro üzerinden hasar bedeli hesaplamasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, kazanın Kocaeli ili Körfez ilçesinde gerçekleştiğini, müvekkilinin Bahçelievler/İstanbul'da ikamet ettiğini, davalı sigorta şirketinin genel müdürlük adresinin de İstanbul'da olduğunu, davacının yurt dışında ikamet ettiğini, İzmir ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, kazanın gerçekleşmesinde müvekkilinin tam kusurlu olmadığını, davacının da ihlal ettiği kuralların bulunduğunu, davacı çık hızlı fren yaparak seyir halinde bulunan toplam 4 aracın zincirleme kaza yapmasına sebebiyet verdiğini, davacının Türk Vatandaşı olduğunu, hasarın Türkiye'de giderilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan ve özel bir servisten alınan raporu kabul etmediklerini, hasar bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, hasar tespit raporuna uygun fatura sunulmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından davacının zararının giderildiğini, hasar tespit bedeli ve tercüme ücretinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ...'ın kazanın oluşumuna etken olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta eksik ödenen hasar bedelinin KDV dahil 5.544,54 Euro olduğu, 300,00 Euro ekspertiz ücretinin uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.318,88 Euro hasar tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 15.09.2020 tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta yönünden kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketi yönünden 2020 yılı poliçe limiti olan 41.000 TL ile sınırlı olmak üzere); 3.218,85 Euro hasar tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının alınarak davacıya verilmesine, 560,00 TL tercüme gideri ve 9.859,94 TL hasar tespit giderinin yargılama giderleri kapsamında davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şirketi vekili, müvekkilinin ZMMS sigortacısı olduğunu, kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun araç başına 41.000,00 TL olduğunu, davacıya dava tarihinden önce 10.12.2020 tarihinde 21.678,53 TL ödeme yapıldığını, bakiye teminat limitinin 19.321,47 TL olduğunu, ayrıca müvekkilinin asıl alacağın 19.321,47 TL'ye oranı üzerinden yargılama giderinden sorumlu olması gerektiğini, mahkemece Euro alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesine yönelik hüküm kurulmuşsa da müvekkili şirketin teminat limitinin TL üzerinden olduğunu, bakiye teminat limitinin açıkça hükümde belirtilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, dosyada alınan iki bilirkişi raporunda da 300,00 Euro ekspertiz ücretinin uygun olduğu belirtilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince gerekçesiz olarak dava dilekçesinde talep edilen 987,97 Euro tutara hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 300 Euro'nun da fahiş bir tutar olduğunu, usule uygun bilirkişi ataması yapılmadığını, davacının da kazanın oluşumunda kusurunun bulunduğunu, teklif niteliğindeki ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığını, bahse konu ülkenin resmi yetkili servislerine konsolosluk aracılığıyla müzekkere yazılarak bahse konu parçaların rayiç fiyatlarının ve Türkiyedeki yetkili servislerdende rayiç fiyatlar alınarak seçenekli rapor hazırlanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yeterli olduğunu belirlenen faizin hukuka aykırı olduğunu, hasarların varlığının ispatlanamadığını, resmi kurumlarca alınmamış bir raporun ücretinin talep edilemeyeceğini, Türk Vatandaşı olan davacının hasarı Türkiye'de gidermesi gerektiğini, aracın davacının sunduğu raporda belirtildiği gibi trafiğe çıkamaz durumda iken davacının 1 ay sonra yaklaşık 3000 km yol giderek Almanya'ya ulaştığını, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hasar tespitinde belirtilen bedelin fahiş olduğunu, hasar tespit raporuna uygun fatura sunulmadığını, tercüme ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, bilirkişinin raporda sunduğu döviz kurunun da dosya kapsamına uygun olmadığını, zarar miktarının belirlenmesinde esas alınacak tarihin zarar tarihi olduğunu, zararın döviz karşılığının da kaza tarihi esas alınarak belirlenmesi gerekirken ödeme tarihindeki karşılığının esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişinin kaza tarihindeki döviz kuruna göre sigortanın poliçe sınırını da ayrıca belirterek hesap yapması gerektiğini, dosya kapsamında bir faturanın da mevcut olmadığını, tazminat tutarına KDV eklenmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın kazaya sebebiyet veren aracın işleteni/sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, belirlenen kusur oranlarının dosya kapsamındaki belgeler ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmasına göre, davalı ... vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Davacının Almanya'da ikamet ettiği, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakla olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedeli tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.) Davalı ... vekilinin aracın onarımının Türkiye'de yapılması gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin belirlenen faizin hukuka uygun olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Sigorta şirketi, poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) Davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerinde değildir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelerin, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, hasar bedeli tazminatı yönünden davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı ... vekilinin ekspertiz giderine yönelik istinaf sebebinin incelenmesine gelince; Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.- 2019/9723 K.) Yine, davacı tarafça Almanya'da yapılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir. (Yargıtay 17. HD 05.03.2015 tarih ve 2014/24135 E. - 2015/3870 K., 22.12.2014 tarih ve 2014/21991 E. 2014/19194 K.) İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, ekspertiz masrafının 300 Euro olabileceği yönünde görüş bildirildiğinden, karar tarihi olan 25.10.2022 tarihinde Euro kuru olan 18,3680 TL üzerinden 18,3680 x 300 = 5.510,40 TL ekspertiz ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nasıl belirlendiği hakkında gerekçe gösterilmeksizin daha yüksek tutarda ekspertiz ücretine hükmedilmesi isabetli değildir. Davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerindedir. Davalı ... Şirketi vekili, gerekçeli kararda bakiye teminat limitinin hatalı gösterildiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmiş ise de, davalı sigorta şirketi vekiline gerekçeli kararın 17.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf süresinin son günü 02.01.2023 tarihi olmasına rağmen davalı vekilince yasal süresinden sonra 04.01.2023 tarihinde istinaf dilekçesinin sunulduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 348. maddesi kapsamında, müşterek borçlu konumunda olan davalıların birbirlerinin istinaf başvurularına karşı katılma yoluyla istinafa başvurmaları mümkün olmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 352. maddesi uyarınca ön inceleme neticesinde REDDİNE, 2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 tarih 2021/333 Esas 2022/872 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak, kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KABULÜNE, 2.318,88 Euro hasar tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 15/09/2020 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden 11/07/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının alınarak davacıya VERİLMESİNE, (sigorta şirketi yönünden 2020 yılı poliçe limiti olan 41.000 TL ile sınırlı olmak üzere) 3.218,85 Euro hasar tazminatının davalı ... yönünden 11/07/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının alınarak davacıya VERİLMESİNE, Alınması gerekli 3.775,59 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 943,90 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile 2.831,69 TL bakiye miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 943,90 TL peşin alınan karar ve ilam harcı, 1.950,00 TL bilirkişi ücreti, 560,00 TL tercüme gideri, 9.859,94 TL hasar tespit gideri (davalı ... bu tutarın sadece 5.510,40 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) ve 421,10 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplamda 13.794,14 TL (davalı ... toplam 9.444,70 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan alınarak müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde fazla gider avansının yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından ödenen istinaf harçlarının istek halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 29,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 249,80-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı .....Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.