Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7109 E. , 2024/6140 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7109 Karar No : 2024/6140 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozul
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7109 E. , 2024/6140 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7109 Karar No : 2024/6140 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Dava; ... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacının, ... Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli iken Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/31 maddesi uyarınca; “Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak” fiilini işlediğinden "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi öngörülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından bahisle "dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılması'' yönünde tesis edilen ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti :... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, farklı eylemlerin karşılığı olarak uygulanan çeşitli disiplin cezalarının, zamanaşımına uğrama sürelerinin de farklılık gösterdiği, bir fiilin disiplin cezası verme zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için söz konusu eylemin hangi disiplin cezası kapsamında kaldığının belirlenmesi gerektiği, isnat edilen fiilin sübuta erip ermediğinin ise ilk olarak tespit edilecek husus olduğu, zira ilgilinin işlediği bir disiplin suçu yoksa zamanaşımı değerlendirmesine gerek kalmayacağı, zamanaşımına ilişkin hükümlerde; fiilin işlenip işlenmediği ya da hangi cezayı gerektirdiğinin tespit edilip, edilmeyeceği hususunda bir kural getirilmediği, bu sebeple Kanunda yer almayan bir gerekçe ile işlem iptal edilemeyeceği için işin esasının incelenmesi gerektiği, dava dosyasında mevcut bilgi, belge ve ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden, soruşturmanın usulüne uygun olarak yapıldığı ve davacının fiilinin Tüzüğün 8/31 maddesi kapsamında sübut bulduğu, idarenin; disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnat edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığı, disiplin suçunu işleyip işlemediği, kim tarafından, ne zaman ve ne şekilde işlendiği, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı kontrol ve analizini yapmak zorunda olduğu, bu halde, davacının üzerine atılı fiilerin esasına girilmek suretiyle yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; davaya konu Yüksek Disiplin Kurulu kararı incelendiğinde, soruşturma dosyasında, davacının cemaat toplantılarına katılmak suretiyle "Görevli olmaksızın siyasal amaçlı yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına katılmak" eylemiyle ilgili olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/31. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılması kanaati belirtilmiş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca idarenin ceza verme zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemde davacının fiilinin sübut bulduğu yönünde bir tespitte bulunulmadığı, işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği, mahkeme kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; avukat aracılığıyla davayı takip etmeyen idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, 3201 sayılı Kanun'un 83/1 maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, bu yönde yerleşik yargı kararlarının bulunduğu, suçlu olduğu tespitinde bulunulsa dahi alt ceza uygulanmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; 2000-2004 yılları arasında görev yaptığı ... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Gülen cemaatine eleman kazandırmak amacıyla toplantılar tertip etmek, cemaat adına himmet adı altında para toplamak ve Sızıntı Dergisi ve Zaman Gazetesine abone yapmaya çalışmak suretiyle görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına katılmak iddiasıyla davacının da aralarında bulunduğu bir grup emniyet mensubu hakkında başlatılan soruşturma neticesinde, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla; davacının, cemaat toplantılarına katılmak suretiyle "görevli olmaksızın siyasal amaçlı yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına katılmak" eylemi ile ilgili olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi öngörülmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun zamanaşımı başlıklı 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşı süresi dolduğundan "dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına" yönünde tesis edilen işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un; "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. ... hükümleri bulunmaktadır. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/31. maddesinde; “Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak” fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması yönünden objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır. Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir. Uyuşmazlık konusu olan ve davacı hakkında tesis edilen işlemde, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/31. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. Disiplin kurulu kararının verildiği tarihte, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacıya atfedilen soruşturma konusu eyleme yönelik ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması ve bu eylem nedeniyle verilen disiplin cezası (meslekten çıkarma) için mevzuatımızda idari bir yaptırım belirlenmemesi karşısında (Geçici 28. madde kapsamında bulunmadığı) Mahkemece hukuki denetimin, fiilin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Bu durumda; dava konusu olayda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği belirtilerek dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık; eylemin sübuta erip ermediğinin irdelenmesi suretiyle davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine dair bölge idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacının temyiz isteminin reddi ile ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:...sayılı kararına ilişkin istinaf talebini gerekçeli olarak reddeden, ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Dava; ... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacının, ... Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli iken Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/31 maddesi uyarınca; “Görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak” fiilini işlediğinden "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi öngörülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından bahisle "dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılması'' yönünde tesis edilen ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri olduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir. 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, idarelerce öncelikle disiplin cezasını gerektiren fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması, daha sonra fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıllık sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve bu sürenin dolduğunun tespit edilmesi halinde de zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesine karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu olayda idarece fiillerin sübut bulduğu belirlendikten sonra zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı görülmektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki, memur hakkındaki bir disiplin soruşturması dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçları farklıdır. Bu itibarla, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erip ermediği hususunda Mahkemece değerlendirme yapılarak karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacının temyiz istemi hakkında, isnat edilen eylemlerin sübut bulup bulmadığı incelenmek suretiyle karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.