Başvuru, baro staj listesinden silinme işlemine karşı açılan davada yeterli araştırma yapılmaması ve davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, baro staj listesinden silinme işlemine karşı açılan davada yeterli araştırma yapılmaması ve davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/3/2014 tarihinde Manisa İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 12/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 4/1/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 24/2/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 4/3/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 16/3/2016 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1991 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) astsubay olarak göreve başlamış; İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesinin 2/9/2002 tarihli psikotik bozukluk tanısına istinaden 30/4/2003 tarihinde malulen emekliye ayrılmıştır. Başvurucu hukuk fakültesini bitirmesi üzerine Manisa Barosuna (Baro) başvuru yaparak avukatlık stajına başlamış, Baro Başkanlığı tarafından daha sonra başvurucunun avukatlık mesleğini sürekli olarak yapmasına engel bir hâlinin bulunup bulunmadığı konusunda Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden rapor istenmesi üzerine anılan Hastane tarafından "Halen remisyondadır. Ancak daha önce almış olduğu maluliyet raporunun avukatlık durumuna etkisi konusunda Adli Tıp Kurumu'ndan görüş alınması uygundur." şeklinde verilen rapor uyarınca 11/11/2005 tarihli ve 2005/30-15 sayılı Baro Yönetim Kurulu kararı ile başvurucunun adı staj listesinden silinmiştir. Başvurucu tarafından bu karara yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu başvurucunun durumu ile ilgili olarak İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasıve rapora göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 10/12/2005 tarihli ve 792-2 sayılı kararı ile başvurucunun itirazını kabul etmiş; anılan karar Bakanlıkça onaylanmıştır. Başvurucu bu karar üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu 29/12/2006 tarihli ve 4252 sayılı kararı ile başvurucunun avukatlık mesleğini sürekli ve gereği gibi yapamayacağına karar vermiştir. Baro Yönetim Kurulu 23/2/2007 tarihli ve 2007/7 sayılı kararı ile başvurucunun adının yeniden staj listesinden silinmesine karar vermiş, bu karara yapılan itiraz TBB Yönetim Kurulunun 28/4/2007 tarihli ve E.2007/237, K.2007/3344 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bakanlık, başvurucunun savunmasının alınmadan karar verildiği gerekçesiyle dosyanın Türkiye Barolar Birliğine iadesine karar vermiş ise de TBB Yönetim Kurulu 9/6/2007 tarihli ve E.2007/361, K.2007/35520 sayılı kararı ile ilk kararında ısrar etmiştir. Başvurucu tarafından rahatsızlığının remisyon aşamasında olduğu, remisyon kavramının hiçbir hastalık bulgusunun tespit edilememesi anlamına geldiği iddiaları ile TBB Yönetim Kurulunun 9/6/2007 tarihli ve E.2007/361, K.2007/35520 sayılı kararının iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde 1/11/2007 tarihinde açılan davada Mahkeme11/11/2009 tarihli ve E.2007/1064, K.2009/1476 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesi Baştabipliğince verilen 2002 tarihli sağlık kurulu raporuyla belirlenen“psikotik bozukluk” tanısına istinaden 2003 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nden malülen emekliye ayrıldığı, 2004 tarihinde Manisa Barosu Başkanlığı'na başvuruda bulunarak, Manisa 1 No'lu Sağlık Ocağı'ndan aldığı sağlık raporunu da başvuru belgelerine eklemek suretiyle avukatlık stajına başlamak istediğini bildirdiği, Manisa Barosu Yönetim Kurulu kararı ile talebi uygun bulunarak avukatlık stajına başlatıldığı, Manisa Baro Başkanlığı tarafından 2004 tarihinde İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'ndan davacının avukatlık mesleğini sürekli olarak yapmasına engel bir halinin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine 2005 tarihli yazı ile verilen yanıtta, bünyelerinde sorulan hususla ilgili olarak rapor verebilecek dairelerinin bulunmadığı belirtilerek ilgilinin tam teşekküllü bir sağlık kurumunun psikiyatri kliniğe gönderilmesi görüşlerine yer verildiği, bunun üzerine, davacının avukatlık mesleğini sürekli olarak yapmasına engel bir halinin bulunup bulunmadığının Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nden sorulması üzerine, adı geçen Hastane tarafından verilen raporda, "Halen remisyondadır. Ancak daha önce almış olduğu maluliyet raporunun avukatlık durumuna etkisi konusunda Adli Tıp Kurumu'ndan görüş alınması uygundur.” görüş ve kanaatine yer verildiği, davacının2005 tarih ve 2005/30-15 sayılı Manisa Barosu Yönetim Kurulu kararı ile adının stajyer listesinden silindiği, davacının bu karara karşı Türkiye Barolar Birliği'ne itiraz ettiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun,avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olup olmadığının İstanbulAdliTıpKurumu'ndanrapor alınmak suretiyle tespitedilmesi ve gelecek rapora göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacının itirazını 2005 tarihli ve 792-2 nolu kararı ile kabul ettiği ve bu kararın Adalet Bakanlığınca da onaylandığı, bu defa Manisa Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’nın 2006 tarih ve 2006/2404 sayılı yazısı ile davacının avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olup olmadığı ile ilgili olarak İstanbul AdliTıp Kurumu İhtisas Kurulu'nun2006 tarih ve 4252 nolu kararının "tartışma ve sonuç" bölümünde “Hasan Aktürk'ün 1992 yılından bu yana ilerleyici seyirli, iş yaşamında sıklıkla kesintilere ve verimlilik kaybına yol açan, hastalığın yoğunlaştığı dönemlerde gerçeği değerlendirmesinin bütünüyle bozulduğu ve hastaneye yatışı da gerektirdiği, tedavide antipsikotik ilaçları kullanma ihtiyacının bulunduğu, arada düzelme gösterdiği dönemler olsa da hastalık öncesi işlevselliğe hiçbir zaman dönmediği, bu sebeple mensubu bulunduğu TSK'dan malülen emekli edildiği anlaşılan İbrahimoğlu 1973 doğumlu, Hasan Aktürk'ün Kurulumuzca 2006 ve 2006 tarihlerinde yapılan muayenelerinde halen her ne kadar remisyonda ise de "Psikotik Bozukluk" denilen akıl hastalığının tespit edildiği dolayısı ile avukatlık mesleğini sürekli ve gereği gibi yapamayacağı oybirliği ile mütalaa olunur.” şeklinde rapor verildiği, bu rapora istinaden Manisa Barosu Yönetim Kurulu'nun 2007 tarihi ve 2007/7 sayılı kararı ile adının stajyer listesinden silindiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 2007 tarihli ve 2007/237 ve 2007/3344 nolu kararı ile reddedildiği, Adalet Bakanlığınca davacının savunması alınmadan karar verildiğinden bahisle dosyanın iade edilmesi üzerine, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 2007 tarihli ve 2007/361 ve 2007/35520 nolu kararı ile önceki kararında ısrar etmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı tarafından, her ne kadar herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı, Adli Tıp Raporunda da belirtildiği gibi "remisyon" durumunun söz konusu olduğu, remisyon kavramının ”hiçbir hastalık bulgusunun tespit edilememesi” anlamına geldiği, bu nedenle avukatlık mesleğini yapmaya engel bir durumun mevcut olmadığı iddia edilmiş ise de, İstanbul AdliTıp Kurumu İhtisas Kurulu'nun 2006tarih ve 4252 nolu kararının tartışma ve sonuç bölümünde, avukatlık mesleğini sürekli ve gereği gibi yapamayacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, Avukatlık stajı için Avukatlık Kanunu'nun ve Yönetmeliğin öngördüğü şart ve niteliklere sahip olmadığının staja başladıktan sonra anlaşılması nedeniyle, adının staj listesinden silinmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Başvurucu tarafından karar temyiz edilmiş; Danıştay Sekizinci Dairesi 23/1/2013 tarihli ve E.2010/5380, K.2013/266 sayılı kararı ile temyiz istemini reddederek İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Karara karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 19/12/2013 tarihli ve E.2013/5105, K.2013/10461 sayılı kararı ile reddedilmiştir.Karar 19/2/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.Başvurucu 17/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için :a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,b) Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı memleket hukuk fakültesinden mezun olup daTürkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak,c) Avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmak,d) (Ek : 2/5/2001 - 4667/3 md.; Mülga: 28/11/2006-5558/1 md.) e) Levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgahı bulunmak,f) Bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerekir."Aynı Kanun'un maddesini ilgili kısmı şöyledir:"Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur :...h) Avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmak,..." Aynı Kanun'un maddesi şöyledir;"3 üncü maddenin (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılı koşulları taşıyanlardan, stajyer olarak sürekli staj yapmalarına engel işleri ve 5 inci maddede yazılı engelleri bulunmayanlar, staj yapacakları yer barosuna bir dilekçe ile başvururlar." Aynı Kanun'un maddesi şöyledir;"Baro yönetim kurulu, itiraz süresinin bitmesinden itibaren bir ay içinde, 19 uncu maddede yazılı raporu da göz önünde tutarak, adayın stajyer listesine yazılıp yazılmaması hakkında gerekçeli bir karar verir. Karar ilgiliye tebliğ edilmekle beraber, bir örneği de incelenmek üzere dosyası ile birlikte o yer Cumhuriyet Savcılığına verilir.Bu karar aleyhine baro yönetim kurulu üyeleri karar tarihinden, o yer Cumhuriyet savcısı kararın kendisine verildiği, ilgili ise kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilirler.Birinci fıkrada yazılı süre içinde bir karar verilmemiş olması halinde talep reddedilmiş sayılır. Bu takdirde, bir aylık sürenin bitiminden itibaren onbeş gün içinde aday Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir.Adalet Bakanlığının yukarıdaki fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı, Türkiye arolar Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının onaylamayıp geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğinin verdigi kararlara karşı ise, Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir." 19/12/2001 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Avukatlık stajını yapmak isteyen aday, Baroya dilekçe ile başvurur.Dilekçeye aşağıdaki belgelerin asılları ile onanmış ikişer örneğinin eklenmesi zorunludur....g) Avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmadığına dair resmi bir hastanenin uzman hekimliğince düzenlenmiş sağlık raporu....Belgelerde eksikliği bulunan adayın başvurusu eksik belgeler tamamlanıncaya kadar işleme konulmaz."Aynı Yönetmeliğin maddesi şöyledir:"Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (g) bendinde belirtilen rapora rağmen, Baro, stajyer adayının görevini sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel, vücutça ve akılca malullüğü bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla sağlık incelemesine başvurabilir. Sağlık incelemesi resmi bir hastanenin sağlık kurulu tarafından yapılır." Aynı Yönetmeliğin maddesi şöyledir:"Avukatlık stajı için Avukatlık Kanununun ve Yönetmeliğin öngördüğü şart ve nitelikleri yitirenler, esasen bu şart ve niteliklere sahip olmadıkları staja başladıktan sonra anlaşılanlar, staj listesinden silinme isteminde bulunanlar, stajın kesintisiz yapılacağı kuralına uymayanlar, meslek kurallarına ve Yönetmelik ile belirlenen esaslara yazılı uyarıya rağmen uymamakta ısrar gösterenlerin adı, Baro Yönetim Kurulu kararı ile staj listesinden silinir.Baro Yönetim Kurulunun listeden silmeye dair kararı ile stajyerin itirazı konusunda Avukatlık Kanununun 71 inci maddesindeki usul uygulanır."