10. Hukuk Dairesi 2012/12906 E. , 2012/14576 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :2011/84-2011/135 Dava, SSK kayıtlarındaki ad ve soyadının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar o…
**10. Hukuk Dairesi 2012/12906 E. , 2012/14576 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :2011/84-2011/135 Dava, SSK kayıtlarındaki ad ve soyadının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, tarih ve dönem belirtmeksizin, SSK kayıtlarında ... ve ... ... olarak geçen ad ve soyadının nüfus kayıtları gibi ... olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile toplanan delillere göre; davacının, ... ve ... oğlu, Patnos 02.01.19.. doğumlu ... olduğu, Kurum tarafından, davacının başvurusu üzerine ...535 ve ...989 sigorta sicil numaralı hizmetlerin birleştirilip, adının da ... olarak düzeltildiğinin savunulduğu, mahkemece, sadece ...535 sigorta sicil numarasına ait hizmet cetvelinin celbedildiği ve söz konusu cetvelde 01.08.1979-24.07.2010 arası dönemde 4074 gün prim ödemesi bulunan davacının isim ve soyadının nüfus kaydıyla uyumlu olduğu, ancak davacı tarafından ibraz edilen ve ...860 sigorta sicil numarasına göre 24.12.2010 tarihinde düzenlenen hizmet cetvelinde ise 1972/3. dönem ile 1991/1. dönem arasında 1585 gün prim ödemesi olup, isim ve soyadının ise aynen davaya konu edildiği gibi yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadadır. O halde, bu araştırmanın yönteminin ve izlenecek yolun ne olması gerektiğinin saptanması zorunludur. Bu tür davalarda öncelikle iddia sahibinin gerçek nüfus kayıtlarıyla Kurumda ve iş yerinde kayıtlı olan şahsın nüfus kayıtları dikkate alınarak iş yeri kayıtlarındaki şahsın titizlikle araştırılıp duruşmaya çağrılmak suretiyle dinlenmesi gerekir. Diğer taraftan, gerek davacının gerekse çalışma kayıtlarında kimlik bilgileri belirtilen ve davaya katılımları sağlanan kişilerin imza örnekleri alındıktan sonra giriş bildirgesindeki imzaların ilgililere aidiyeti konusunda imza incelemesi yapılması gereği gözetilmemiştir. Öte yandan, iş yeri kayıtlarından, bildirime konu dönemlerde davacı ile birlikte çalıştığı saptanan bordro tanıklarının çağırılarak beyanlarına başvurulması ve taraflarla yüzleştirilmesi sağlanmamış, bu yönde zabıta marifetiyle araştırma yapılması ve sigortalıyı çalıştıran ve kendisini yakından tanıması gereken yetkili kişi, ya da, kişilerin bilgisine başvurulması gereğine uyulmamıştır. Özellikle, farklı sigorta sicil numaralarına ilişkin sicil dosyaları celbedilip iddia ve savunma doğrultusunda irdelenmeksizin ve ...860 sigorta sicil numarası üzerinden düzenlene 24.12.2010 tarihli hizmet cetvelindeki sigortalılık süresinin davacıya aidiyeti hususu incelenip açıklığa kavuşturulmaksızın yazılı gerekçelerle davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde; taraflar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.