Başvurucu, Milli Savunma Bakanlığı aleyhine İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının reddedildiğini ve nispi vekâlet ücretinin tahsiline karar verildiğini belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, Milli Savunma Bakanlığı aleyhine İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının reddedildiğini ve nispi vekâlet ücretinin tahsiline karar verildiğini belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 15/8/2013 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 13/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: a. Maliye Hazinesi, başvurucu ile diğer mirasçılar S.S. ve A.’nın murisi aleyhine 23/8/1974 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, İzmir ilinde bulunan 212 ada 74 parsel numaralı taşınmazın Milli Savunma Bakanlığınca, İzmir Cumaovası Havaalanı pistinin genişletilmesi amacıyla kamulaştırıldığını ileri sürerek, taşınmazın Bakanlık adına tescilini talep etmiştir.b. Ziraat Bankasının 22/2/1974 tarihli yazısına göre kamulaştırma bedeli, Bankanın muhtelif alacaklılar hesabına yatırılmıştır.c. Mahkemece, 15/10/1974 tarih ve E. 1974/490, K.1974/529 sayılı kararla; taşınmazın tarla niteliğinde olduğu, kamulaştırma bedelinin Ziraat Bankası İzmir Şubesinde davalılar adına bloke edildiği gerekçesiyle 31/8/1956 tarih ve 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun maddesi uyarınca taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmiştir. d. Taşınmaz, 22/4/1982 tarihinde, hükmen tescile dayalı olarak Maliye Hazinesi adına tapuya tescil edilmiştir. Başvurucu ve S.S., 16/6/2011 tarihinde Milli Savunma Bakanlığına başvurarak, 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici maddesi gereği taşınmazın kamulaştırma bedelinin ödenmesini talep etmişlerdir. Milli Savunma Bakanlığı, 29/7/2011 tarihinde, taşınmazın mülga 6830 sayılı Kanun’a göre Hazine adına tescil edildiği, 2942 sayılı Kanun’un geçici maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. A., Milli Savunma Bakanlığı aleyhine 4/2/2011 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında, İzmir ili Gaziemir ilçesinde bulunan 212 ada 74 parsel numaralı taşınmazın davalı tarafından havaalanı yapılmak üzere kamulaştırıldığını, kamulaştırma kararının tebliğ edilmediğini ve kamulaştırma bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat talep etmiştir. Başvurucu ve S.S., Milli Savunma Bakanlığı aleyhine 15/8/2011 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tazminat davasında, İzmir ili Gaziemir ilçesinde bulunan 212 ada 74 parsel numaralı taşınmazın davalı tarafından havaalanı yapılmak üzere kamulaştırıldığını, kamulaştırma kararının tebliğ edilmediğini ve kamulaştırma bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, kamulaştırmasız el atmaya dayalı 000 TL tazminatın ödenmesini talep etmişlerdir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, 1/3/2012 tarih ve E.2011/463, K.2012/80 sayılı ilamla, dava dosyasının İzmir Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalı İdare, kamulaştırma kararının başvuruculara tebliğ edildiğini ve kesinleştiğini, kamulaştırma bedelinin ödendiğini, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1974/490, K.1974/529 sayılı kararıyla taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. Başvurucu, 1/6/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini artırarak 221,55 TL’nin tahsilini talep etmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesince, 17/12/2012 tarih ve E.2011/58, K.2012/489 sayılı kararla; kamulaştırma bedelinin 22/02/1974 tarihinde başvurucunun murisi adına bankaya yatırıldığı, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/10/1974 tarih ve E.1974/490, K.1974/529 sayılı, taşınmazın Hazine adına tescil kararı doğrultusunda 22/04/1982 tarihinde Hazine adına tescilin gerçekleştirildiği, bedelin yatırılma tarihi ve tescil tarihinden itibaren öncelikle muris tarafından bedelin alınmadığına ilişkin herhangi bir iddianın olmadığı, murisin ölümünden uzun zaman geçtikten sonra başvurucunun 2011 yılında talepte bulunduğu, kamulaştırma bedelinin Bankaya yatırıldığının anlaşıldığı ancak belgeleri saklama süresinin dolmuş olması nedeniyle ödemenin ilgilisine yapılamaması halinin davayı ispatlamadığı, bu hususun davanın kabulü için tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 823 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/3/2013 tarih ve E.2013/2349, K.2013/4758 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 17/6/2013 tarih ve E.2013/8629, K.2013/10428 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar, 16/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 2942 sayılı Kanun’un, 24/5/2013 tarih ve 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un maddesi ile yapılan değişiklikten önceki geçici maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:“Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır.…İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği veya ikinci fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın sona erdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece tazminat davası açılabilir. Dava açılması halinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının müracaat tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine ve malike tazminat ödenmesine hükmedilir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen tazminata ilişkin temyiz hakkı saklıdır.” 2942 sayılı Kanun’un, 24/5/2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki geçici maddesinin birinci, altıncı ve yedinci fıkraları şöyledir:“Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.…. İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Dava açılması hâlinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir. Tespit edilen bedel, bu maddenin sekizinci fıkrasına göre idarece ödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır. Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.”