4. Hukuk Dairesi 2010/9674 E. , 2011/10673 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Bakanlığı ve diğeri aleyhine 14/09/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı BEDAŞ vekili tarafl…
**4. Hukuk Dairesi 2010/9674 E. , 2011/10673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Bakanlığı ve diğeri aleyhine 14/09/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı BEDAŞ vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/10/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraf davalılardan hazine vekili Avukat ... geldi, diğer davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlara gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davacılar ile davalılardan Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ. temyiz etmişlerdir. Davacılardan ..., okul saati dışı arkadaşlarıyla okulun bahçesinde maç yaparken, okul bahçesine bitişik ve kapısı açık olan trafodan içeri girerek elektrik çarpması sonucu yaralanmış, bu davada küçük ile anne ve babasının uğradığı maddi ve manevi zararın Milli Eğitim Bakanlığı ile Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ’den tazmini istenilmiştir. Davalılar, görev itirazında bulunmuşlar, kusurları olmadığını ve miktarın fahiş olduğunu savunmuşlardır. Yerel mahkeme, kusuru olmadığı gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı hakkındaki davayı reddetmiş, diğer davalıya yönelik davayı ise kısmen kabul etmiştir. Davacılar, davalılardan Milli Eğitim Bakanlığının gerekli özeni ve dikkati göstermemesi, okul bahçesine bitişik olan trafo kapısının açık olması ve çocukların girmesinin engellenmemesi nedenleriyle küçüğü elektrik çarptığını iddia etmişler ve davalı idarenin hizmet kusuruna dayanmışlardır. İdarenin eylem ve işlemlerinden oluşan zararların tazmini tam yargı davasının konusu olup 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddeleri gereğince bu davaların idari yargı yerinde açılması gerekir. Şu durumda davacıların davalı ... Bakanlığı hakkındaki davasının yargı yolu bakımından reddi gerekirken, bu davalı yönünden de işin esasına girilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalı ... AŞ’nin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı ... dava konusu olay nedeniyle %28 daimi işgücü kaybına uğrayacak biçimde yaralanmıştır. Somut olayda davalı kusur oranı %75’dir. Davacı küçük, bu olay nedeniyle 150.000,00 TL manevi tazminat istemiş, yerel mahkeme 90.000,00 TL yi hüküm altına almıştır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olayın gelişimi tarafların kusur durumları, olayın gerçekleştiği tarih ve yukarıdaki ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ... için hükmolunan manevi tazminat miktarı fazladır. Adı geçen davacı yararına daha daha alt düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına 3 nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... AŞ. yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçlardan istekleri halinde geri verilmesine 18/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.