3. Hukuk Dairesi 2022/2950 E. , 2022/7650 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, temyiz incelemesinin davacı vekili tarafından duruşmalı, davalılar vekili tarafından duruşmasız olarak yapılması istenilmiş ise de, temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altında olduğundan, duruşma isteğinin miktar yönünden re…
**3. Hukuk Dairesi 2022/2950 E. , 2022/7650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, temyiz incelemesinin davacı vekili tarafından duruşmalı, davalılar vekili tarafından duruşmasız olarak yapılması istenilmiş ise de, temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altında olduğundan, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteklerinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı asıl davada, davalıların kendisine vermiş olduğu vekaletnameye istinaden 2008 yılı Ağustos ayından itibaren vekilliklerini üstlendiğini, vekillik görevini gereği gibi yerine getirmiş olmasına rağmen haksız olarak azledildiğini ve avukatlık ücretinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL alacak ile haksız azil nedeniyle 20.000,00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş ve talebini 12.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile önce 21.020,76 TL'ye, sonra 06.03.2015 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile 29.604,48 TL'ye yükseltmiştir. Davacı birleşen davada; asıl dava ile aynı vakılalara dayanarak 8.583,72TL'nin temerrüt tarihi olan 28/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini ve dosyanın Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/109 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini istemiştir. Davalılar, azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay (kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 17/10/2017 günlü ve 2015/23031 Esas, 2017/9594 Karar sayılı ilamı ile iki kez ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile bozulmuş, bozma sonrasında davacı tarafından bozma ilamı doğrultusunda 2018/239 Esas sayılı ek dava açılarak davalar birleştirilmiş ve mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizce 04/02/2021 tarihli 2020/5416 Esas, 2021/933 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmadığı ve ölü olmasına rağmen bu husus belirtilmeden ...’in de karar başlığında yazıldığı ve karar ile adı geçen davalı aleyhine de hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrasında mahkemece bozma ilamına uyularak, asıl dava davada davacının maddi tazminat isteminin kabulüne,